94. yılında Cumhuriyet’in getirdikleri

Türkiye, büyük fedakarlıklarla kazandığı Kurtuluş Savaşı’ndan sonra yaralarını sarmaya çalışıyordu. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildi. Ülkemiz o zor dönemlerden geçerek bugünlere geldi. Cumhuriyet’in nasıl kurulduğunu bir kez daha görmek ve günümüze ışık tutmak amacıyla Üniversitemiz Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Doç. Dr. Barış Sarıköse ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Doç. Dr. Barış Sarıköse, Milli Mücadele’den Cumhuriyet’e giden süreci ve Cumhuriyet’in günümüzdeki etkilerini Külliye Karabük’e anlattı.

“Türkiye Cumhuriyeti, Türk Orta Asya tarihinin son halkası olarak yerini aldı”

94. yılını kutladığımız Cumhuriyet’in tarihsel gelişimine ilişkin bilgiler veren Sarıköse; “Osmanlı Devleti’nin yıkılma sürecinde birtakım savaşlar vardı. Osmanlı’nın mücadele ettiği son savaşlar Osmanlı’nın sonunu getirmiş ve yıkılmasına neden olmuştur. Sevr Antlaşmasıyla Anadolu toprakları itilaf devletleri tarafından paylaşılmıştır. Bu süreçte 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkmasıyla Anadolu da milli bir direniş hareketi başlamıştır. Bu milli direniş hareketi milliyetçi bir sistemdedir ve Mustafa Kemal burada milli bir direnişi örgütlemiştir. Yeni bir yapının başlamasıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulma evresine girilmiştir. Bu süreç 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte oluşturulmuştur. Bu yeni devlet, Türk Orta Asya tarihinin son halkası olarak yerini almıştır.” diye konuştu.

“Cumhuriyetin en önemli özelliği halkın kendi idaresinde söz sahibi olması”

Cumhuriyet’in temel nitelikleri üzerinde duran Sarıköse, konuşmasına şu sözlerle devam etti; “Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla birlikte yeni bir devlet kurulmuştur. Bu devletin yönetim şekli de Cumhuriyettir. 29 Ekim 1923 tarihinde bu yeni devletin temelleri atılmış ve yönetim sistemi belirlenmiştir. Bu sene bilindiği üzere Cumhuriyet Bayramı’nın 94. Yılını idrak edeceğiz. Cumhuriyetin en önemli özelliği halkın kendi idaresinde söz sahibi olmasıdır. Bizde de bu bir slogan haline gelmiştir. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”

“Türkiye Cumhuriyeti, Ortadoğu ve Müslüman ülkeler içinde örnek konumda”

Cumhuriyet’in Türk halkına birçok kazanımları olduğunun altını çizen Sarıköse; “Bunlardan bir tanesi hepimizin bildiği Türk milletinin demokrasiye olan inancı ve bağlılığıdır. Milletin bunu özümsediğinin en büyük göstergesi ise 15 Temmuz darbe girişimidir. Millet, yaşlısıyla kadınıyla çocuğuyla demokrasisini korumak üzere cumhuriyete sahip çıkmıştır. Yani bu sözde değil özde bir cumhuriyet anlayışıdır. Türk halkı bunu gerçekten yaşayış olarak göstermiştir. 94 yıllık süre içerisinde çevresindeki coğrafyaya baktığımızda Türkiye Cumhuriyeti’nin önemi daha da anlaşılmaktadır. Çünkü etrafına baktığımız zaman Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu’da her ne kadar cumhuriyet sistemi olsa da tam manasıyla cumhuriyet kurallarının işlemediği birtakım sistemler vardır. Bu yüzden de Türkiye Cumhuriyeti, Ortadoğu ve Müslüman ülkeler içinde örnek konumdadır.” diye konuştu.

Haber – Fotoğraf: Mehmet Zahid Çetinkaya

Benzer Haberler