YÖKAK Kurumsal Dış Değerlendirme Takımı, KBÜ’de

Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yürütülmekte olan “Kurumsal Dış Değerlendirme” süreci kapsamında, Kurumsal Dış Değerlendirme Takımı Üyeleri, Karabük Üniversitesini ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

Külliye Karabük

Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) 2019 yılı Kurumsal Dış Değerlendirme Programı çerçevesinde Karabük Üniversitesinde bir dizi ziyaret ve görüşmeler gerçekleştirdi.

Takım başkanlığını İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünden Prof. Dr. Mustafa Güden’in yaptığı ekibin değerlendirici kurul üyeleri arasında ise Balıkesir Üniversitesinden Prof. Dr. Şakir Sakarya, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinden Prof. Dr. Metehan Uzun, Düzce Üniversitesinden Prof. Dr. Osman Uzun ve Uşak Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı Kenan Gökçe yer aldı.

İlk olarak Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat’ı ziyaret eden Dış Değerlendirme Takımı, burada Rektör Polat’tan üniversite hakkında bilgiler aldı. Rektör Polat yapılan görüşmede ayrıca Dış Değerlendirme Takımı tarafından yapılan incelemeler sonucunda elde edilen çıktıların önemine vurgu yaptı.

Karabük Üniversitesi Yönetimi ve Kalite Komisyonu ile de bir araya gelen Dış Değerlendirme Takımı, üniversitedeki eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve kalite güvence sistemi süreçlerine ilişkin bilgiler aldı.

Sonrasında takım üyeleri yaptıkları görüşmelerde sırasıyla, Karabük Üniversitesi Senatosu üyeleri, yönetim kurulu üyeleri, akademik ve idari birim yöneticileri, üniversite personeli ve öğrencilerle görüş alışverişinde bulundu.

Karabük Üniversitesindeki çalışmaları üç gün boyunca yerinde inceleyen YÖKAK Kurumsal Dış Değerlendirme Takımı, çalışma ziyaretinin son gününde üniversite yönetimi ile bir araya gelerek değerlendirmeler yaptı.

Karabük Üniversitesine YÖKAK Kurumsal Dış Değerlendirme Takımı tarafından gerçekleştirilen ön ziyaret ve saha ziyaretinin ardından “Kurumsal Geri Bildirim Raporu” hazırlanarak, YÖKAK tarafından kamuoyu ile paylaşılacak.

Prof. Dr. Refik Polat, yeniden Karabük Üniversitesi Rektörlüğüne atandı

Karabük Üniversitesi Rektörlüğüne ikinci kez Prof. Dr. Refik Polat atandı. Karar Resmi Gazete’de yayımlandı.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 11 üniversiteye rektör atandı. 24.05.2019 tarihli ve 30783 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2019/32 nolu atama kararına göre Karabük Üniversitesi Rektörlüğüne ikinci kez Prof. Dr. Refik Polat atandı.

KBÜ’de “Dersten Sahneye” adlı konserler dizisi

Karabük Üniversitesinde, Müzik Bölümü Türk Halk Müziği Ana Sanat Dalı konserlerine devam ediyor.

Haber & Fotoğraf: Kübra Malkoç

Karabük Üniversitesi Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Müzik Bölümü Türk Halk Müziği Ana Sanat Dalı öğrencileri ve akademisyenleri tarafından “Dersten Sahneye” ana temasıyla iki farklı konser düzenlendi.

Konserlerden ilki olan “Dersten Sahneye Solistler Dinletisi” 15 Mayıs Çarşamba günü Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi konferans salonunda gerçekleştirildi.

Konseri hazırlayan araştırma görevlileri Esat Şar, Abdurrahman Özsağır, Hazar Ertürk, Furkan Yılmaz ve Emin Abdulkadir Çolakoğlu ile öğrenciler birlikte 10 farklı Türk sanat müziği eseri seslendirdi.

“Dersten Sahneye Saz Eserleri” adlı bir diğer konser de 16 Mayıs Perşembe günü yine Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi konferans salonunda düzenlendi.

Öğretim Görevlisi Hasan Hacısüleymanoğlu ile Araştırma Görevlisi Övgü Özparlak tarafından hazırlanan konserde akademisyen ve öğrenciler telli ve üflemeli çalgılar eşliğinde çeşitli makamlarda saz semaisi icra etti.



Çalışma azmiyle genç akademisyenlere örnek oluyor

Türkiye’nin önemli nükleer fizikçilerinden 73 yaşındaki KBÜ Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Uluer, heyecanını kaybetmemesiyle gençlere örnek oluyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı (Ersin Turan)

Türkiye’nin önemli nükleer fizikçilerinden Karabük Üniversitesi (KBÜ) Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Uluer, 73 yaşında olmasına rağmen işini ilk günkü heyecanıyla yaparak gençlere örnek oluyor.

Türkiye’de nükleer fizik alanında birçok makale yazan, patentleriyle başarılarının yanı sıra birçok üniversitede yöneticilik yaparak bilime önemli hizmet veren ve “hocaların hocası” olarak anılan Uluer’in yetiştirdiği birçok öğrenci profesör olarak görev yapıyor. 

İlerleyen yaşına rağmen Türkiye’nin gelecek neslinin iyi bir eğitim alması için çaba harcayan Uluer, işinin sorumluluklarını da yerine getirerek genç akademisyenlere ve öğrencilere de çalışma azmiyle örnek oluyor. 

Prof. Dr. İhsan Uluer, AA muhabirine yatığı açıklamada, Orta Doğu Teknik Üniversitesinde (ODTÜ) okurken çok zorlu bir eğitimden geçtiklerini, hocaların genelde Amerikalı olduğunu, derslerin tamamının İngilizce olarak anlatıldığını belirtti. 

Öğrencilerin inişli çıkışlı dönemler geçirdiğini vurgulayan Uluer, “Bir ara çocuklarda bir durağanlık meydana geldi. Bu çocuklar, ‘acaba biz ne olacağız.’ diyor. Ben her zaman diyorum. Çocuklar hiç merak etmeyin, gelecek size gülecek muhakkak. Türk milletinin nesline bakarsak 17 milyon ilkokul öğrencisi var. Ne kadar büyük bir rakam. Avrupa’da gençlerin sayısı azalıyor. Biz de piramit ters, gençler artıyor, ihtiyar azalıyor.” diye konuştu. 

Avrupa’da ve Amerika’da yaşlı insan sayısının çok fazla olduğunu aktaran Uluer, “O kadar çok yaşlı insan var, gençlerin sayısı az. Bizim çocuklara diyorum ki, ne olursan ol iyisini ol. Zayıf olma, orta olma, pek iyi ol, olamadın iyi ol. Bir şey olun da iyi olun en azından size ihtiyaç var. Sana bir iş çıkar muhakkak tüm dünyada.” dedi. 

“Emeklilik bize yasak herhalde”

“Yapacağım işlerde başarı gösterdiğim zaman bu yorgunluğu ben hiç hatırlamıyorum.” diyen Uluer, şunları kaydetti:

“Arkadaşlar da görüyorlar mümkün mertebe her yere koşuyorum, rektörlükten çağırıyorlar gidiyorum. Bir de utanıyorum geç kalırsam diye. Yaş falan tamam da bu işler bitmiyor ki, arkadaşlar bir hizmet bekliyor. Ben buradaki görevleri bırakacak olsam ‘Emekli olup çekip giderim.’ diyorum ama bırakmayacaklar herhalde beni. Emeklilik bize yasak herhalde. Ben memnunum hayatımdan.”

Türkiye’nin bazı yerlerinde deney yapan ve nükleer fizikle ilgili çalışmalar yapan insanlar olduğunu, bunun Türkiye için yeterli düzeyde olmadığını anlatan Uluer, “Türkiye’de atom bombasını bu arkadaşlarla yapmamak içten değil, yapılabilir. Oturup çalışılırsa her şey yapılır. Türkiye insansız hava aracını nasıl yaptıysa atom bombası vesairesini yapar, uranyum zenginleştirme ünitesi kurulması gerekiyor. Türkiye’de birikim var, ‘yok’ diyemeyiz, ‘yok’ dersek günah olur.” değerlendirmesinde bulundu.

“İbadet gençliği olduğunu düşünüyorum”

KBÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümünde görevli Doktor Öğretim Üyesi Muhammet Tahir Güneşer de Uluer ile 2010’da KBÜ’de göreve başladıktan sonra tanıştığını ifade etti. 

Uluer’in insanları üniversite hocası veya üniversite öğrencisi değil de bir ilkokul talebesi gibi sıcak ve candan karşıladığını anlatan Güneşer, Uluer’in ilk dakikadan itibaren tecrübe ve birikimini paylaştığını kaydetti. 

Güneşer, Uluer’in kendisinden daha enerjik ve aşkla çalıştığını belirterek, “İhsan Hocamızın normalde ailesi Ankara’da ama İhsan Hocamız her hafta pazartesi günü Ankara’dan Karabük’e kendi sürdüğü arabasıyla gelir ve cumaya kadar burada kalır. Cuma günü kendi sürdüğü arabasıyla Ankara’ya gider. Ben onda ibadet gençliği olduğunu düşünüyorum. İbadetlerini hiç aksatmaz, o işlerin yoğunluğu arasında hiçbir zaman camisini, ibadetini terk etmez, işlerinin de hiçbirini aksatmaz.” dedi.

KBÜ’de “Pozitif Düşünce ve İletişim” konulu konferans

Karabük Üniversitesinde “Pozitif Düşünce ve İletişim” konulu konferans veren Karabük Üniversitesi İletişim Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Mustafa İnce, “Her şey bir şeye meyillidir. Tohum bitki olmaya, çekirdek ağaç olmaya, insan üretmeye. Eğer insan çalışmaz ve üretmezse, gününü boş geçirirse böyle birinin olumlu düşünmesi zordur.” diyerek, olumlu düşünmenin çaba gerektirdiğine vurgu yaptı.

Haber: Kübra Malkoç Fotoğraf: Esra Çimen

Karabük Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı tarafından “Bir Kitap Bir Yazar” etkinlikleri kapsamında “Pozitif Düşünce ve İletişim” adlı konferans düzenlendi. Karabük Üniversitesi Kamil Güleç Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen konferansta Karabük Üniversitesi İletişim Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Mustafa İnce konuşmacı olarak yer aldı.

Programa Karabük Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Özcan Büyükgenç, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

“Bireylerin iletişim becerisi, toplumun iletişim becerisi ile eş değerdir”

Toplumsal ve bireysel anlamda iletişimin önemine vurgu yapan İnce, “Bireysel olarak ne kadar iyi iletişim kurabilirsek, toplumsal olarak ta o derecede iyi iletişim kurabiliriz. Çünkü toplumu oluşturanlar bireylerdir. Dolayısıyla bizim öncelikli olarak bireysel iletişim becerimizi düzeltmemiz gerekiyor. Bu anlamda bireylerin iletişim becerisi, toplumun iletişim becerisi ile eş değerdir.” diye konuştu.

“Türk toplumu duygusu yoğun bir millettir”

Konuşmasında günlük hayatta yaşanan ufak meseleler karşısında sinirli ve agresif tepkiler gösteren insanlardan örnekler de sunan İnce, “Türk toplumu duygusu yoğun bir millettir diyerek” sözlerine şöyle devam etti:

“Yani duygularımız aklımızdan önce harekete geçiyor. Bir şeyi düşünmeden, bir şeyin değerlendirmesini yapmadan hareket ediyoruz. Hal böyle olunca duygular baskın geliyor ve akılla düşündüğümüzde yapmayacağımız şeyleri bir anda yapıveriyoruz. Yolda yürürken sırf kendisine yan baktı diye adam öldüren insanlar var biliyorsunuz. İşte bu noktada duygularımızı kontrol ederek, aklımızı bilinçli bir şekilde kullanmamız gerekiyor.”

“İnsan çalışmaz ve üretmezse, böyle birinin olumlu düşünmesi zordur”

Etkili bir iletişimin pozitif düşünmeden geçtiğini ve ikisinin birbirini desteklediğini ifade eden İnce,  “Beynimiz yaratılış itibariyle insanı korumaya yöneliktir. Hal böyle olunca insan olumsuz düşünceye eğilimlidir. Yani olumsuz düşünce şekli yaratılışımızda zaten mevcuttur. O halde yapmamız gereken olumlu düşünebilmek için çaba sarf etmektir.” şeklinde konuştu.

Olumlu düşünebilmek için yapılması gerekenleri aktaran İnce, “Her şey bir şeye meyillidir. Tohum bitki olmaya, çekirdek ağaç olmaya, insan üretmeye meyillidir. Eğer insan çalışmaz ve üretmezse yani gününü boş geçirirse eğer böyle birinin olumlu düşünmesi zordur. Çünkü meyilli olan şeyi kullanmamış ve yok saymış oluyorsunuz. Bu tabiatımıza aksi bir durumdur.” diye konuştu.

Konferansın sonunda katılımcıların merak ettiği soruları da yanıtlayan Dr. Öğr. Üyesi Mustafa İnce’ye, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Özcan Büyükgenç tarafından teşekkür belgesi takdim edildi.

Konferansın ardından İnce okurlar için “Pozitif Düşünce ve İletişim” adlı kitabını imzaladı.

KBÜ öğrencilerinin “Can saati” projesine iki ödül

Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölümü öğrencileri, yorgunluk ve uyku nedeniyle meydana gelen kazaları ve ölümleri engelleyecek “Can saati” adını verdikleri bileklik geliştirdi. Söz konusu proje 163 üniversiteden öğrencinin katıldığı “Hayal Edin Gerçekleştirelim” yarışmasında iki ödül aldı.

Külliye Karabük

Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencileri Esna Yaşik, Edanur Korkmaz, Emine Sürek ve Oğuzhan Ünal uyku ve yorgunluk nedeniyle anlık ihmalleri ortadan kaldırmak ve buna bağlı olarak meydana gelen can kayıplarını en aza indirmek için “Can saati” isimli bileklik tasarladılar.

Can saati ile kullanıcının uykuya geçiş anı tespit edilip titreşim ile uyarı veriliyor. Cihaz üzerine yerleştirilen kızılötesi ve biyo sensörler ile kanın akış hızı sürekli kontrol ediliyor. Topladığı verileri kullanıcı uyanıkken ki veriler ile karşılaştırıyor ve bu karşılaştırma verilerine göre cihaz kan akışının yavaşladığı sonucuna vararak kullanıcıyı uyarıyor ve uyarı sonrası vücut serotonin, kortizol gibi hormonlar salgılayarak kullanıcının uyanık kalması sağlanıyor. Böylelikle uykuya geçiş aşaması engellenmiş oluyor. “Can saati” isimli bileklik aynı zamanda saat modülü entegre edilerek de kullanılabilecek.

Can saati otomobil, kamyon, otobüs, tren sürücüleri dahil olmak üzere tüm sürücüler, vardiyalı çalışanlar, nöbet tutan askerler, makine operatörleri, güvenlik görevlileri gibi tam uyanık görevde bulunması gereken kişilere hitap ediyor. Hatta sınav dönemi öğrencilerin bile kullanabileceği düşünülmekte.

“Can saati” isimli projeye iki ödül birden

Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği öğrencileri söz konusu proje ile Kredi Kayıt Bürosu tarafından her yıl düzenlenen sosyal sorumluluk bilinci oluşturmaya yönelik “Hayal Edin Gerçekleştirelim” yarışmasında 163 üniversite ve 2000’den fazla projeyi eleyip finale kalarak toplumsal kategoride “Üçüncülük” ödülünü ve sosyal medya kategorisinde ise “Birincilik” ödülünü kazandı.

“ICATCES 2019” tamamlandı

Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü tarafından düzenlenen Uluslararası İleri Teknoloji, Bilgisayar Mühendisliği ve Bilim Konferansında (ICATCES 2019) önemli konular ele alındı.

Külliye Karabük

Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü tarafından Alanya’da bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Uluslararası İleri Teknoloji, Bilgisayar Mühendisliği ve Bilim Konferansı “ICATCES 2019”
dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda katılımcıyı bir araya getirdi.

Konferansta bilgisayar mühendisliği, bilgisayar bilimi ve ilgili alanlarda çalışmalar yapan katılımcılar tarafından yüze yakın bildiri sunuldu.

Yapay zekâ, hesaplamalı istihbarat, bilgisayar oyunları, bilgisayar modellemesi, bilişim uygulamaları, veri madenciliği, kompleks ağlar, dijital kütüphane, e-ticaret, e-sağlık, genetik algoritmalar, robotik ve otomasyon, kablosuz iletişim ve mobil gibi pek çok konuda hazırlanan çalışmalar paylaşıldı.

Konferansın ilk gününde davetli konuşmacılar Oxford Üniversitesinden Dr. Andrey Kravchenko “Web Veri çıkarma, Veri Düzenleme, Büyük Veri Analitiği” Florence Üniversitesinden Dr. Andrew D. Bagdanov “Görsel Tanıma Problemleri İçin Derinlemesine Denetimli Öğrenme” konulu sunumları gerçekleştirdi.

Konferansın ikinci gününde ise West of England Üniversitesinden Dr. Mehmet Emin Aydın “Çok Ajanlı Sistemlerde İş Birliği ve Öğrenme Alanları” Karabük Üniversitesi’nden Dr. Adib Habbal “Blok Zinciri” başlıklı ve Konya Teknik Üniversitesinden Dr. Mustafa Servet Kıran “Evrimsel Hesaplama” başlıklı sunumlarını yaptı.

Konferansta sunulan seçkin bildiriler hakem heyeti tarafından Karabük Üniversitesinin Uluslararası Hakemli Dergisi JESTECH’te yayımlanmak üzere puanlandı.

Yapılan puanlama ile birlikte Orta Doğu Teknik Üniversitesinden  Dr. Elif Vural’ın “Etki Alanı Uyarlamalı Örüntü Tanıma İçin Yarı Denetimli Doğrusal Olmayan Gömütleri Öğrenme” başlıklı çalışması, Bitlis Eren Üniversitesinden Dr. Halil Yetgin’in “Su altı Akustik Sensör Ağları İçin Ortak Yönlendirme ve Enerji optimizasyon Teknikleri Araştırması” başlıklı çalışması ve Büşra Tuzlupınar’ın “Entegre İnsan Makine Arayüzü ile Hava Trafik Kontrol Verimliliğini Artırma” başlıklı çalışması en iyi bildiri ödülünü paylaştı. Bildiriler JESTECH’de yayımlanmak üzere önerildi.

KBÜ’de genç girişimcilerin fikirleri yarıştı

20 farklı üniversitede eş zamanlı olarak düzenlenen Kocaeli Üniversitesi Genç Girişimciler Kulübünün hazırladığı “Fikir Kampı” etkinliğinin Karabük Üniversitesi ayağı tamamlandı.


Haber:Eda Yalçın & Fotoğraf:  Seren Çeli

Karabük Üniversitesi Bilimtey Kulübü ve Genç Girişimciler Kulübü ortaklığında 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda, 20 farklı üniversitede eş zamanlı olarak düzenlenen Kocaeli Üniversitesi Genç Girişimciler Kulübü’nün hazırladığı Fikir Kampı” etkinliği gerçekleştirildi.

Girişim hızlandırma, geliştirme ve eğitim programı olarak adlandırılan “Fikir Kampı”nın büyük finali öncesi 20 farklı üniversitede eş zamanlı olarak gerçekleştirilen elemelerde Karabük Üniversitesinin kazananı ve finale adını yazdıran öğrenciler de belli oldu.

Ön elemeden geçerek, final için yarışmaya hak kazanan on proje içinden birinci proje Zülküf Aydoğdu, Ahmet Ayvaz ve Fevzi Ayvaz’ın hazırlamış oldukları IMPACT projesi seçildi. İkinci olarak Seitgazi Mombet ve Cansu Kök’ün hazırladıkları TEM-DEM projesi seçilirken, üçüncü ise Büşra İyitütüncü, Rümeysa Bozkaya ve Nilüfer Aslan’ın hazırladıkları NON CAP projesi seçildi.

Girişimci olmak isteyen üniversite öğrencilerinin başvurduğu ve mülakat sonucu dört haftalık men-torluk desteği kazandıkları bu süreçte on girişimci öğrencinin fikirleri değerlendirilip ardından birinci seçilen öğrenci Karabük Üniversitesini temsil etmek için Kocaeli Üniversitesine gidip orada sunumunu gerçekleştirecek.

Karabük Üniversitesindeki “Fikir Kampı” etkinliğinin jürisinde KOSGEB İl Müdürü Serhat Saygın, Girişimcilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramazan Uygun, Girişimcilik Eğitmeni Murat Karakabak ile KBÜ Teknoloji Transfer Ofisi’nden Fatih Şengül yer aldı.

Prof. Dr. Mustafa Yaşar – Rektör Yardımcısı

Programın açılışında konuşan KBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, şunları söyledi:

“Özellikle üniversitemizde Girişimcilik Bölümü sayesinde çok faaliyet yapmaya başladık. Gençler bizim ufkumuzu açıyor. Başarılarınızın devamını diliyorum, inşallah geleceğinizi, her şeyi size ait olan bilgilerle kurarsınız. Eğer fikirlerinizi hayata geçirmede belirli bir prototip üretirseniz, bunların masraflarını karşılarız. Malzeme alımı gerekiyorsa bunları alırım, gerekirse kendi cebimden de veririm, bunları yapmaya hazırım yeter ki siz üreten, geliştiren gençler olun.”

Organizasyon komitesi başkanı İşletme Fakültesi Girişimcilik Bölümü son sınıf öğrencisi Büşra Kürümlü ise yarışmaya çok başarılı projelerle başvuru yapıldığına dikkat çekerek “Hocalarıma ve siz değerli katılımcılara ilginiz için teşekkür ediyorum, herkese başarılar dilerim.” diye konuştu.

Etkinliğin sonunda dereceye giren proje sahiplerine ödülleri takdim edildi.


Mühendislik Fakültesi’nde bitirme projeleri sergilendi

Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği, Otomotiv Mühendisliği ve Raylı Sistemler Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencilerinin bitirme projeleri sergilendi.

Külliye Karabük

Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi fuaye alanında Makine Mühendisliği, Otomotiv Mühendisliği ve Raylı Sistemler Mühendisliği Bölümü öğrencilerinin çalışmalarından oluşan “Yıl Sonu Bitirme Projeleri Sergisi” düzenlendi.

Sergide yer alan, benzinli go-kart, plastik enjeksiyon makinesi, güneş paneli ve uzaktan kontrol sistemi ile çalışan tren, radyo alıcılı sürat teknesi, lineer hareket eden robot kol, arduino sistemli uzaktan kontrollü araba gibi yaklaşık 200 farklı proje katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü.

Serginin açılışını gerçekleştiren Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, burada yaptığı konuşmada proje üretmenin ve geliştirmenin önemine vurgu yaparak öğrencilere başarılar diledi.

Proje sergisi hakkında bilgi veren Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bilge Demir, sergide yer alan bir çok projenin TÜBİTAK tarafından desteklendiğini belirtti.

Demir, “Yaklaşık 700 öğrencimizin ortak yaptığı projelerle birlikte toplamda 200’e yakın proje burada sergileniyor.” diye konuştu.


KBÜ’de 1. Uluslararası Veri Bilimi ve Mühendisliği Sempozyumu

Karabük Üniversitesi tarafından düzenlenen “1. Uluslararası Veri Bilimi ve Mühendisliği Sempozyumu” başladı. Kongreye 10 farklı ülkeden 70 bildiri ile katılım oldu.

Külliye Karabük

Karabük Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “1. Uluslararası Veri Bilimi ve Mühendisliği Sempozyumu” açılış oturumu gerçekleştirildi.

Veri bilimi ve mühendisliği alanındaki en son gelişmelerin ve araştırmaların paylaşıldığı sempozyumda akademisyenler ve uzmanlar bir araya gelerek bilimsel veri yönetimi, veri bilimi, veri madenciliği, iş analitiği, veri keşfi, big data, tahmine dayalı analiz gibi konular ele alınıyor.

İki gün sürecek sempozyumda Amerika Birleşik Devletleri, Polonya, Ukrayna, Hollanda, Suudi Arabistan, Ürdün, Özbekistan, Portekiz, Almanya, İngiltere olmak üzere çeşitli ülkelerden katılan 120’ye yakın katılımcı konuyla ilgili bildiri ve çalışmalarını sunuyor.

Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Prof. Dr. Sadettin Ökten Konferans Salonu’nda düzenlenen kongrenin açılışına Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, SFTGST Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Güngör, Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Filiz Ersöz, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.

Programın açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar ise veri biliminin önemine işaret ederek “Bu konunun teoride kalmaması gerekir. Geleceğimize, sanayimize aktarmamız gerekir.” dedi. Prof. Dr. Yaşar, sempozyuma katılanlara teşekkür ederek başarılar diledi.

Açış konuşmasını yapan Sempozyum Başkanı Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü ve Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Ersöz ise sempozyumun veri bilimi ve mühendisliği alanında çalışan akademisyen ve araştırmacılara yönelik olduğunu belirterek konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“Amacımız bu teknolojinin getirdiği her türlü analitik reçinelerle yapay zeka, robotik sistemler, simülasyon, veri madenciliği ve veri analitiği gibi konularda teknolojiyi kullanmamız. Çalışmalarımızın, problemlerimizin, işletme problemlerinin artık bir teknoloji kullanmadan yapamıyor olmamız artık bu alanda bir akademik çalışmaları teknolojik tabanlı yapmaya doğru yol almamızdan kaynaklanıyor. Bundan dolayı da veri mühendisliği dediğimiz aslında data analitik bunun içinde matematikçiler istatistikçiler, mühendisler, işletmeciler her türlü sayısal rakamla uğraşan ve teknoloji tabanlı çalışan kişilerin problem çözen akademisyenleriyle bir sempozyum düzenlemek istedik.”

Programda konuşan Fenerbahçe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmi Gürsakal da veri biliminin çok önemli bir alan olduğunu ve verinin hızla arttığını belirterek şunları söyledi:

“En büyük paralar hem firmalar açısından hem çalışanlar açısından günümüzde Amerika’da bu alanda kazanılıyor. Veri biliminde veri ürününden söz edilir. Bu veri ürünü lafına biz daha henüz alışamadık. Veri ürünü şu; bunu en iyi yapan Amazon ve Netflix. Amazon ve Netflix, sürekli veriyi sizden topluyor ve bunu sizin bir sonraki adımda ne isteyebileceğinizi, hangi filmi seyretmek isteyeceğinizi veya neyi satın almak isteyeceğinizi tahminde bulunarak size devamlı önerilerde bulunuyor.”

“Veriyi elinde tutan geleceği de elinde tutar”

Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Öztürk konuşmasında verinin 21. yüzyılın en değerli hazinesi olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

“Eski zamanlarda toprağa sahip olmak en büyük mücadeleydi. 20. yüzyıla geldiğimizde ise makinenin ve fabrikaların toprağın yerine geçtiğini makine ve fabrikanın daha değerli olduğunu ve burada politika daha fazla fabrikaya sahip olarak zenginleşme yönüne gidiliyordu fakat 21. yüzyıla geldiğimiz zaman makinenin ve fabrikanın yerine geçtiği bir şey görüyoruz. O da veri. Çünkü veri bugün 21. yüzyılın en değerlisi ve politikalarda daha çok veriye sahip olmak ve veriyi kontrol etme mücadelesi yapılıyor. Veriyi elinde tutan geleceği de elinde tutar.”

Açılış törenin ardından sempozyum Prof. Dr. Fuat Sezgin Safranbolu Bilim ve Sanat Akademisi’nde gerçekleştirilen diğer oturumlarla devam etti. Sempozyum 03 Mayıs’ta son bulacak.