Projeleri teker – dingil bağlantılarındaki hasarı geciktirecek

Karabük Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinin, demir yolunda kullanılan teker – dingil komponentlerinin bağlantılarında sürtünmeye bağlı aşınma ve yorulma hasarlarının geciktirilmesini amaçlayan projeleri, “TÜBİTAK-1001 Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı” kapsamında 2 bin 226 proje arasından seçilerek desteklenmeye hak kazandı.

Külliye Karabük

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Makine Mühendisliğinden Doç. Dr. Okan Ünal’ın yürütücülüğünü, Dr. Fazıl Hüsem’in de araştırmacılığını yaptığı “Demir Yolu Dingil – Teker Bağlantılarının Sürtünmeli Temas Aşınmasına Bağlı Yorulma Dayanımlarının Bilyalı Dövme ve Ultrasonik Yüzey İşlem Destekli Yüzey Modifikasyonu ile İyileştirilmesi” başlıklı proje, 2 bin 226 proje arasından seçildi.

TÜBİTAK tarafından desteklenecek projeyle, Türkiye’de benzeri olmayan bu sistemin kurulması ve millileştirilmesi hedefleniyor.

Konu ile ilgili açıklama yapan Proje Yürütücüsü Dr. Fazıl Hüsem, projenin hedefinin demir yolunda kullanılan teker – dingil bağlantılarında sürtünmeye bağlı aşınma ve yorulma hasarlarının geciktirilmesi, bakım sürelerinin geleneksel ve modern yüzey modifikasyonları ile uzatılması olduğunu söyledi.

Projenin Karabük Üniversitesi yürütücülüğünde yapılacağını ifade eden Dr. Hüsem şunları kaydetti:

“Proje ekibinde Türkiye’den Bartın Üniversitesi ve yurt dışı paydaşları olarak İtalya’dan Politekniko di Milano (Dünya üniversiteler sıralamasında 149. dünya mühendislik fakülteleri arasında 16.) ve Güney Kore Cumhuriyeti’nden Sun Moon Üniversitesi yer almaktadır. Ayrıca endüstri kuruluşu olarak teker ve dingil üretimi noktasında önemli yatırımlar yapan KARDEMİR A.Ş. de projenin endüstriyel paydaşlarından biri olarak destek sağlamaktadır. “

 

KBÜ, dünyanın en iyi üniversiteleri arasında

Dünyanın en saygın üniversite derecelendirme organizasyonlarından biri olan Times Higher Education (THE) 2020 sıralamasında Karabük Üniversitesi dünyanın en iyi ilk 1000 üniversitesi arasında yer alarak büyük bir başarıya imza attı.

Times Higher Education (THE)’ın 2020 yılı için yayımladığı dünyanın en iyi üniversiteleri sıralaması belli oldu. Sıralamaya göre Karabük Üniversitesi büyük bir başarı göstererek “Dünyanın En İyi 1000 Üniversitesi” arasına girdi.

Sıralamada ilk 1000 arasına Türkiye’den 11 üniversite girmeyi başarırken, Karabük Üniversitesi, Ankara ve İstanbul dışında listeye girmeyi başaran tek üniversite oldu.

Türkiye’den ilk 1000’e giren üniversiteler:

  1. Çankaya Üniversitesi
  2. Sabancı Üniversitesi
  3. Bilkent Üniversitesi
  4. Hacettepe Üniversitesi
  5. Koç Üniversitesi
  6. Boğaziçi Üniversitesi
  7. İstanbul Teknik Üniversitesi
  8. Ortadoğu Teknik Üniversitesi
  9. Atılım Üniversitesi
  10. İstanbul Üniversitesi
  11. Karabük Üniversitesi

Dünyada ilk 1000’e giren üniversitelerin tamamına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.

https://www.timeshighereducation.com/world-university-rankings/2020/world-ranking#!/page/0/length/25/sort_by/scores_overall/sort_order/asc/cols/scores

KBÜ’ye Irak’ta yoğun ilgi

Irak’ta düzenlenen Uluslararası Erbil Eğitim Fuarı’na katılan Karabük Üniversitesi, Iraklılar tarafından yoğun ilgiyle karşılandı. Fuarda, Karabük Üniversitesinde lisans ve lisans üstü eğitim almak isteyen öğrencilere bilgilendirme yapılırken, Kerkük Üniversitesi ile ortak sempozyum kararı da alındı.

Külliye Karabük

Karabük Üniversitesi, Irak’ın Erbil şehrinde düzenlenen “Uluslararası Erbil Eğitim Fuarı”na katıldı. Karabük Üniversitesini Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İzzet Açar, Genel Sekreter Lütfü Köm ve Safranbolu MYO Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasin Ortakçı’nın temsil ettiği fuara ilgi yoğun oldu.

Dört gün süren fuarda Karabük Üniversitesi standını ziyaret eden Iraklı öğrencilere uluslararasılaşma yolunda ciddi mesafeler kaydeden ve 90’a yakın ülkeden 6 bin 500 uluslararası öğrencinin eğitim gördüğü Karabük Üniversitesi hakkında detaylı bilgiler aktarıldı.

Fuar sırasında yapılan görüşmelerde 2020 yılının Mart ayında, Kerkük Üniversitesi ile Karabük Üniversitesi ortaklığında “Osmanlı’nın Irak’taki İzleri” konulu sempozyum yapılması kararlaştırıldı.

Fuar sonrası Salahaddin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmed Anwar Dezaye’yi ziyaret eden Karabük Üniversitesi heyeti, burada iki üniversite arasındaki akademik ilişkileri geliştirme adına görüşmelerde bulundu.

KBÜ’lü Profesör Şen, TFF Sağlık Kurulu Üyesi oldu

Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Şen, Türkiye Futbol Federasyonu Sağlık Kurulu Üyeliğine seçildi.

Kaynak: Hürriyet

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Tıp Mühendisliği Bölümü’nün Kurucu Başkalığını yapan ve halen aynı bölümde Öğretim Üyesi olarak görevini sürdüren Prof. Dr. Orhan Şen, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Sağlık Kurulu Üyeliğine seçildi.

Aynı zamanda Adana Tabip Odası, Türk Nöroşirurji Derneği ve Avrupa Beyin Cerrahi Derneği (EANS), Türk Nöroşirurji Akademisi ve Adana Fotoğraf Amatörleri Derneği (AFAD) üyesi olan Prof. Dr. Şen, Adana ve bölgeden uzun yıllar sonra bu göreve atanan kişi olmanın onurunu yaşadığını belirterek, “Adana’dan bana destek veren tüm dostlara ve bu göreve layık gören TFF Başkanımız ve yöneticilerine teşekkür ederim” dedi.

Şen, TFF Sağlık Kurulunun ana amacını, “Kendi uzmanlık alanlarına giren konularda, sağlık ekibi üyelerine gerekli eğitimi vermek, futbolcu sağlığını korumak, futbolcu performansını değerlendirmek, geliştirmek ve yüksek tutmak” olarak anlattı.

Prof. Dr. Orhan Şen’in özgeçmişi:

Prof.Dr. Orhan Şen, 18 Haziran  1969’da Adana’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Adana’da tamamladı. 1992 yılında Ç.Ü. Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Farklı yerlerde tıp doktoru olarak görev yapan Orhan ŞEN, 1995 yılında S.B. Ankara Hastanesi Nöroşirurji (Beyin ve Sinir Cerrahisi) Kliniği’nde ihtisasa başladı ve 2000 yılında Ç.Ü Tıp Fakültesi Nöroşirurji Anabilim dalında ihtisasını tamamladı. Başkent Üni. Tıp Fakültesi Adana Hastanesi’nde çalışırken 2007 yılında Nöroşirurji (Beyin,Sinir ve Omurilik Cerrahisi) alanında Tıp Doçenti ünvanını aldı. Nisan 2013’de Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölümüne Profesör Doktor olarak atandı.

Kranial ve Spinal olgularda mikroskobik cerrahinin dahil olduğu müdahaleleri yapmakla beraber deneysel ve klinik çalışmalarında apoptozis (programlanmış hücre ölümü), başarısız bel cerrahisi, epidural fibrozis gibi konuları içeren 44 tane uluslararası, 19 tane ulusal bilimsel makaleleri ve 17 tane uluslararası, 58 tane ulusal kongre sunumları vardır. Uluslararası dergilerde hakemlik görevi yapmaktadır.

Dünya Fotoğraf Federasyonu tarafından yaptığı çalışmalar nedeni ile uygun kriterleri sağladığından dolayı EFIAP (Uluslararası Fotoğraf Sanatçısı) ünvanı verilmiştir. Fotoğraf alanında uluslararası altın ve bronz madalyaları olup farklı ülkelerde fotoğrafları sergilenmiştir. İlk kişisel sergisini Adana’da ‘Herşeye Rağmen’ isimli bedensel engelilere yönelik fotoğraf sergisi ile gerçekleştirmiştir. Sergisinde asıl engelin düşüncelerde ve sevgide olduğunu anlatmıştır.

Adana Tabip Odası, Türk Nöroşirurji Derneği, Türk Nöroşirurji Akademisi ve EANS ( Avrupa Beyin Cerrahisi Derneği),  Adana Fotoğraf Amatörleri Derneği (AFAD) üyesi olan Prof.Dr. Orhan ŞEN, aynı zamanda EFIAP Ünvanlı Uluslararası Fotoğraf Sanatçısıdır. Evli ve bir kız çocuğu babasıdır.

YÖKAK Kurumsal Dış Değerlendirme Takımı, KBÜ’de

Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yürütülmekte olan “Kurumsal Dış Değerlendirme” süreci kapsamında, Kurumsal Dış Değerlendirme Takımı Üyeleri, Karabük Üniversitesini ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

Külliye Karabük

Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) 2019 yılı Kurumsal Dış Değerlendirme Programı çerçevesinde Karabük Üniversitesinde bir dizi ziyaret ve görüşmeler gerçekleştirdi.

Takım başkanlığını İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünden Prof. Dr. Mustafa Güden’in yaptığı ekibin değerlendirici kurul üyeleri arasında ise Balıkesir Üniversitesinden Prof. Dr. Şakir Sakarya, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinden Prof. Dr. Metehan Uzun, Düzce Üniversitesinden Prof. Dr. Osman Uzun ve Uşak Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı Kenan Gökçe yer aldı.

İlk olarak Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat’ı ziyaret eden Dış Değerlendirme Takımı, burada Rektör Polat’tan üniversite hakkında bilgiler aldı. Rektör Polat yapılan görüşmede ayrıca Dış Değerlendirme Takımı tarafından yapılan incelemeler sonucunda elde edilen çıktıların önemine vurgu yaptı.

Karabük Üniversitesi Yönetimi ve Kalite Komisyonu ile de bir araya gelen Dış Değerlendirme Takımı, üniversitedeki eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve kalite güvence sistemi süreçlerine ilişkin bilgiler aldı.

Sonrasında takım üyeleri yaptıkları görüşmelerde sırasıyla, Karabük Üniversitesi Senatosu üyeleri, yönetim kurulu üyeleri, akademik ve idari birim yöneticileri, üniversite personeli ve öğrencilerle görüş alışverişinde bulundu.

Karabük Üniversitesindeki çalışmaları üç gün boyunca yerinde inceleyen YÖKAK Kurumsal Dış Değerlendirme Takımı, çalışma ziyaretinin son gününde üniversite yönetimi ile bir araya gelerek değerlendirmeler yaptı.

Karabük Üniversitesine YÖKAK Kurumsal Dış Değerlendirme Takımı tarafından gerçekleştirilen ön ziyaret ve saha ziyaretinin ardından “Kurumsal Geri Bildirim Raporu” hazırlanarak, YÖKAK tarafından kamuoyu ile paylaşılacak.

Prof. Dr. Refik Polat, yeniden Karabük Üniversitesi Rektörlüğüne atandı

Karabük Üniversitesi Rektörlüğüne ikinci kez Prof. Dr. Refik Polat atandı. Karar Resmi Gazete’de yayımlandı.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 11 üniversiteye rektör atandı. 24.05.2019 tarihli ve 30783 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2019/32 nolu atama kararına göre Karabük Üniversitesi Rektörlüğüne ikinci kez Prof. Dr. Refik Polat atandı.

KBÜ’de “Dersten Sahneye” adlı konserler dizisi

Karabük Üniversitesinde, Müzik Bölümü Türk Halk Müziği Ana Sanat Dalı konserlerine devam ediyor.

Haber & Fotoğraf: Kübra Malkoç

Karabük Üniversitesi Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Müzik Bölümü Türk Halk Müziği Ana Sanat Dalı öğrencileri ve akademisyenleri tarafından “Dersten Sahneye” ana temasıyla iki farklı konser düzenlendi.

Konserlerden ilki olan “Dersten Sahneye Solistler Dinletisi” 15 Mayıs Çarşamba günü Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi konferans salonunda gerçekleştirildi.

Konseri hazırlayan araştırma görevlileri Esat Şar, Abdurrahman Özsağır, Hazar Ertürk, Furkan Yılmaz ve Emin Abdulkadir Çolakoğlu ile öğrenciler birlikte 10 farklı Türk sanat müziği eseri seslendirdi.

“Dersten Sahneye Saz Eserleri” adlı bir diğer konser de 16 Mayıs Perşembe günü yine Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi konferans salonunda düzenlendi.

Öğretim Görevlisi Hasan Hacısüleymanoğlu ile Araştırma Görevlisi Övgü Özparlak tarafından hazırlanan konserde akademisyen ve öğrenciler telli ve üflemeli çalgılar eşliğinde çeşitli makamlarda saz semaisi icra etti.



Çalışma azmiyle genç akademisyenlere örnek oluyor

Türkiye’nin önemli nükleer fizikçilerinden 73 yaşındaki KBÜ Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Uluer, heyecanını kaybetmemesiyle gençlere örnek oluyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı (Ersin Turan)

Türkiye’nin önemli nükleer fizikçilerinden Karabük Üniversitesi (KBÜ) Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Uluer, 73 yaşında olmasına rağmen işini ilk günkü heyecanıyla yaparak gençlere örnek oluyor.

Türkiye’de nükleer fizik alanında birçok makale yazan, patentleriyle başarılarının yanı sıra birçok üniversitede yöneticilik yaparak bilime önemli hizmet veren ve “hocaların hocası” olarak anılan Uluer’in yetiştirdiği birçok öğrenci profesör olarak görev yapıyor. 

İlerleyen yaşına rağmen Türkiye’nin gelecek neslinin iyi bir eğitim alması için çaba harcayan Uluer, işinin sorumluluklarını da yerine getirerek genç akademisyenlere ve öğrencilere de çalışma azmiyle örnek oluyor. 

Prof. Dr. İhsan Uluer, AA muhabirine yatığı açıklamada, Orta Doğu Teknik Üniversitesinde (ODTÜ) okurken çok zorlu bir eğitimden geçtiklerini, hocaların genelde Amerikalı olduğunu, derslerin tamamının İngilizce olarak anlatıldığını belirtti. 

Öğrencilerin inişli çıkışlı dönemler geçirdiğini vurgulayan Uluer, “Bir ara çocuklarda bir durağanlık meydana geldi. Bu çocuklar, ‘acaba biz ne olacağız.’ diyor. Ben her zaman diyorum. Çocuklar hiç merak etmeyin, gelecek size gülecek muhakkak. Türk milletinin nesline bakarsak 17 milyon ilkokul öğrencisi var. Ne kadar büyük bir rakam. Avrupa’da gençlerin sayısı azalıyor. Biz de piramit ters, gençler artıyor, ihtiyar azalıyor.” diye konuştu. 

Avrupa’da ve Amerika’da yaşlı insan sayısının çok fazla olduğunu aktaran Uluer, “O kadar çok yaşlı insan var, gençlerin sayısı az. Bizim çocuklara diyorum ki, ne olursan ol iyisini ol. Zayıf olma, orta olma, pek iyi ol, olamadın iyi ol. Bir şey olun da iyi olun en azından size ihtiyaç var. Sana bir iş çıkar muhakkak tüm dünyada.” dedi. 

“Emeklilik bize yasak herhalde”

“Yapacağım işlerde başarı gösterdiğim zaman bu yorgunluğu ben hiç hatırlamıyorum.” diyen Uluer, şunları kaydetti:

“Arkadaşlar da görüyorlar mümkün mertebe her yere koşuyorum, rektörlükten çağırıyorlar gidiyorum. Bir de utanıyorum geç kalırsam diye. Yaş falan tamam da bu işler bitmiyor ki, arkadaşlar bir hizmet bekliyor. Ben buradaki görevleri bırakacak olsam ‘Emekli olup çekip giderim.’ diyorum ama bırakmayacaklar herhalde beni. Emeklilik bize yasak herhalde. Ben memnunum hayatımdan.”

Türkiye’nin bazı yerlerinde deney yapan ve nükleer fizikle ilgili çalışmalar yapan insanlar olduğunu, bunun Türkiye için yeterli düzeyde olmadığını anlatan Uluer, “Türkiye’de atom bombasını bu arkadaşlarla yapmamak içten değil, yapılabilir. Oturup çalışılırsa her şey yapılır. Türkiye insansız hava aracını nasıl yaptıysa atom bombası vesairesini yapar, uranyum zenginleştirme ünitesi kurulması gerekiyor. Türkiye’de birikim var, ‘yok’ diyemeyiz, ‘yok’ dersek günah olur.” değerlendirmesinde bulundu.

“İbadet gençliği olduğunu düşünüyorum”

KBÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümünde görevli Doktor Öğretim Üyesi Muhammet Tahir Güneşer de Uluer ile 2010’da KBÜ’de göreve başladıktan sonra tanıştığını ifade etti. 

Uluer’in insanları üniversite hocası veya üniversite öğrencisi değil de bir ilkokul talebesi gibi sıcak ve candan karşıladığını anlatan Güneşer, Uluer’in ilk dakikadan itibaren tecrübe ve birikimini paylaştığını kaydetti. 

Güneşer, Uluer’in kendisinden daha enerjik ve aşkla çalıştığını belirterek, “İhsan Hocamızın normalde ailesi Ankara’da ama İhsan Hocamız her hafta pazartesi günü Ankara’dan Karabük’e kendi sürdüğü arabasıyla gelir ve cumaya kadar burada kalır. Cuma günü kendi sürdüğü arabasıyla Ankara’ya gider. Ben onda ibadet gençliği olduğunu düşünüyorum. İbadetlerini hiç aksatmaz, o işlerin yoğunluğu arasında hiçbir zaman camisini, ibadetini terk etmez, işlerinin de hiçbirini aksatmaz.” dedi.

KBÜ’de “Pozitif Düşünce ve İletişim” konulu konferans

Karabük Üniversitesinde “Pozitif Düşünce ve İletişim” konulu konferans veren Karabük Üniversitesi İletişim Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Mustafa İnce, “Her şey bir şeye meyillidir. Tohum bitki olmaya, çekirdek ağaç olmaya, insan üretmeye. Eğer insan çalışmaz ve üretmezse, gününü boş geçirirse böyle birinin olumlu düşünmesi zordur.” diyerek, olumlu düşünmenin çaba gerektirdiğine vurgu yaptı.

Haber: Kübra Malkoç Fotoğraf: Esra Çimen

Karabük Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı tarafından “Bir Kitap Bir Yazar” etkinlikleri kapsamında “Pozitif Düşünce ve İletişim” adlı konferans düzenlendi. Karabük Üniversitesi Kamil Güleç Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen konferansta Karabük Üniversitesi İletişim Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Mustafa İnce konuşmacı olarak yer aldı.

Programa Karabük Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Özcan Büyükgenç, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

“Bireylerin iletişim becerisi, toplumun iletişim becerisi ile eş değerdir”

Toplumsal ve bireysel anlamda iletişimin önemine vurgu yapan İnce, “Bireysel olarak ne kadar iyi iletişim kurabilirsek, toplumsal olarak ta o derecede iyi iletişim kurabiliriz. Çünkü toplumu oluşturanlar bireylerdir. Dolayısıyla bizim öncelikli olarak bireysel iletişim becerimizi düzeltmemiz gerekiyor. Bu anlamda bireylerin iletişim becerisi, toplumun iletişim becerisi ile eş değerdir.” diye konuştu.

“Türk toplumu duygusu yoğun bir millettir”

Konuşmasında günlük hayatta yaşanan ufak meseleler karşısında sinirli ve agresif tepkiler gösteren insanlardan örnekler de sunan İnce, “Türk toplumu duygusu yoğun bir millettir diyerek” sözlerine şöyle devam etti:

“Yani duygularımız aklımızdan önce harekete geçiyor. Bir şeyi düşünmeden, bir şeyin değerlendirmesini yapmadan hareket ediyoruz. Hal böyle olunca duygular baskın geliyor ve akılla düşündüğümüzde yapmayacağımız şeyleri bir anda yapıveriyoruz. Yolda yürürken sırf kendisine yan baktı diye adam öldüren insanlar var biliyorsunuz. İşte bu noktada duygularımızı kontrol ederek, aklımızı bilinçli bir şekilde kullanmamız gerekiyor.”

“İnsan çalışmaz ve üretmezse, böyle birinin olumlu düşünmesi zordur”

Etkili bir iletişimin pozitif düşünmeden geçtiğini ve ikisinin birbirini desteklediğini ifade eden İnce,  “Beynimiz yaratılış itibariyle insanı korumaya yöneliktir. Hal böyle olunca insan olumsuz düşünceye eğilimlidir. Yani olumsuz düşünce şekli yaratılışımızda zaten mevcuttur. O halde yapmamız gereken olumlu düşünebilmek için çaba sarf etmektir.” şeklinde konuştu.

Olumlu düşünebilmek için yapılması gerekenleri aktaran İnce, “Her şey bir şeye meyillidir. Tohum bitki olmaya, çekirdek ağaç olmaya, insan üretmeye meyillidir. Eğer insan çalışmaz ve üretmezse yani gününü boş geçirirse eğer böyle birinin olumlu düşünmesi zordur. Çünkü meyilli olan şeyi kullanmamış ve yok saymış oluyorsunuz. Bu tabiatımıza aksi bir durumdur.” diye konuştu.

Konferansın sonunda katılımcıların merak ettiği soruları da yanıtlayan Dr. Öğr. Üyesi Mustafa İnce’ye, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Özcan Büyükgenç tarafından teşekkür belgesi takdim edildi.

Konferansın ardından İnce okurlar için “Pozitif Düşünce ve İletişim” adlı kitabını imzaladı.

KBÜ öğrencilerinin “Can saati” projesine iki ödül

Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölümü öğrencileri, yorgunluk ve uyku nedeniyle meydana gelen kazaları ve ölümleri engelleyecek “Can saati” adını verdikleri bileklik geliştirdi. Söz konusu proje 163 üniversiteden öğrencinin katıldığı “Hayal Edin Gerçekleştirelim” yarışmasında iki ödül aldı.

Külliye Karabük

Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencileri Esna Yaşik, Edanur Korkmaz, Emine Sürek ve Oğuzhan Ünal uyku ve yorgunluk nedeniyle anlık ihmalleri ortadan kaldırmak ve buna bağlı olarak meydana gelen can kayıplarını en aza indirmek için “Can saati” isimli bileklik tasarladılar.

Can saati ile kullanıcının uykuya geçiş anı tespit edilip titreşim ile uyarı veriliyor. Cihaz üzerine yerleştirilen kızılötesi ve biyo sensörler ile kanın akış hızı sürekli kontrol ediliyor. Topladığı verileri kullanıcı uyanıkken ki veriler ile karşılaştırıyor ve bu karşılaştırma verilerine göre cihaz kan akışının yavaşladığı sonucuna vararak kullanıcıyı uyarıyor ve uyarı sonrası vücut serotonin, kortizol gibi hormonlar salgılayarak kullanıcının uyanık kalması sağlanıyor. Böylelikle uykuya geçiş aşaması engellenmiş oluyor. “Can saati” isimli bileklik aynı zamanda saat modülü entegre edilerek de kullanılabilecek.

Can saati otomobil, kamyon, otobüs, tren sürücüleri dahil olmak üzere tüm sürücüler, vardiyalı çalışanlar, nöbet tutan askerler, makine operatörleri, güvenlik görevlileri gibi tam uyanık görevde bulunması gereken kişilere hitap ediyor. Hatta sınav dönemi öğrencilerin bile kullanabileceği düşünülmekte.

“Can saati” isimli projeye iki ödül birden

Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği öğrencileri söz konusu proje ile Kredi Kayıt Bürosu tarafından her yıl düzenlenen sosyal sorumluluk bilinci oluşturmaya yönelik “Hayal Edin Gerçekleştirelim” yarışmasında 163 üniversite ve 2000’den fazla projeyi eleyip finale kalarak toplumsal kategoride “Üçüncülük” ödülünü ve sosyal medya kategorisinde ise “Birincilik” ödülünü kazandı.