KBÜ’de 1. Uluslararası Veri Bilimi ve Mühendisliği Sempozyumu

Karabük Üniversitesi tarafından düzenlenen “1. Uluslararası Veri Bilimi ve Mühendisliği Sempozyumu” başladı. Kongreye 10 farklı ülkeden 70 bildiri ile katılım oldu.

Külliye Karabük

Karabük Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “1. Uluslararası Veri Bilimi ve Mühendisliği Sempozyumu” açılış oturumu gerçekleştirildi.

Veri bilimi ve mühendisliği alanındaki en son gelişmelerin ve araştırmaların paylaşıldığı sempozyumda akademisyenler ve uzmanlar bir araya gelerek bilimsel veri yönetimi, veri bilimi, veri madenciliği, iş analitiği, veri keşfi, big data, tahmine dayalı analiz gibi konular ele alınıyor.

İki gün sürecek sempozyumda Amerika Birleşik Devletleri, Polonya, Ukrayna, Hollanda, Suudi Arabistan, Ürdün, Özbekistan, Portekiz, Almanya, İngiltere olmak üzere çeşitli ülkelerden katılan 120’ye yakın katılımcı konuyla ilgili bildiri ve çalışmalarını sunuyor.

Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Prof. Dr. Sadettin Ökten Konferans Salonu’nda düzenlenen kongrenin açılışına Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, SFTGST Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Güngör, Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Filiz Ersöz, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.

Programın açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar ise veri biliminin önemine işaret ederek “Bu konunun teoride kalmaması gerekir. Geleceğimize, sanayimize aktarmamız gerekir.” dedi. Prof. Dr. Yaşar, sempozyuma katılanlara teşekkür ederek başarılar diledi.

Açış konuşmasını yapan Sempozyum Başkanı Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü ve Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Ersöz ise sempozyumun veri bilimi ve mühendisliği alanında çalışan akademisyen ve araştırmacılara yönelik olduğunu belirterek konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“Amacımız bu teknolojinin getirdiği her türlü analitik reçinelerle yapay zeka, robotik sistemler, simülasyon, veri madenciliği ve veri analitiği gibi konularda teknolojiyi kullanmamız. Çalışmalarımızın, problemlerimizin, işletme problemlerinin artık bir teknoloji kullanmadan yapamıyor olmamız artık bu alanda bir akademik çalışmaları teknolojik tabanlı yapmaya doğru yol almamızdan kaynaklanıyor. Bundan dolayı da veri mühendisliği dediğimiz aslında data analitik bunun içinde matematikçiler istatistikçiler, mühendisler, işletmeciler her türlü sayısal rakamla uğraşan ve teknoloji tabanlı çalışan kişilerin problem çözen akademisyenleriyle bir sempozyum düzenlemek istedik.”

Programda konuşan Fenerbahçe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmi Gürsakal da veri biliminin çok önemli bir alan olduğunu ve verinin hızla arttığını belirterek şunları söyledi:

“En büyük paralar hem firmalar açısından hem çalışanlar açısından günümüzde Amerika’da bu alanda kazanılıyor. Veri biliminde veri ürününden söz edilir. Bu veri ürünü lafına biz daha henüz alışamadık. Veri ürünü şu; bunu en iyi yapan Amazon ve Netflix. Amazon ve Netflix, sürekli veriyi sizden topluyor ve bunu sizin bir sonraki adımda ne isteyebileceğinizi, hangi filmi seyretmek isteyeceğinizi veya neyi satın almak isteyeceğinizi tahminde bulunarak size devamlı önerilerde bulunuyor.”

“Veriyi elinde tutan geleceği de elinde tutar”

Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Öztürk konuşmasında verinin 21. yüzyılın en değerli hazinesi olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

“Eski zamanlarda toprağa sahip olmak en büyük mücadeleydi. 20. yüzyıla geldiğimizde ise makinenin ve fabrikaların toprağın yerine geçtiğini makine ve fabrikanın daha değerli olduğunu ve burada politika daha fazla fabrikaya sahip olarak zenginleşme yönüne gidiliyordu fakat 21. yüzyıla geldiğimiz zaman makinenin ve fabrikanın yerine geçtiği bir şey görüyoruz. O da veri. Çünkü veri bugün 21. yüzyılın en değerlisi ve politikalarda daha çok veriye sahip olmak ve veriyi kontrol etme mücadelesi yapılıyor. Veriyi elinde tutan geleceği de elinde tutar.”

Açılış törenin ardından sempozyum Prof. Dr. Fuat Sezgin Safranbolu Bilim ve Sanat Akademisi’nde gerçekleştirilen diğer oturumlarla devam etti. Sempozyum 03 Mayıs’ta son bulacak.


Belgeselin Oscarları KBÜ’nün oldu

11. Uluslararası TRT Belgesel Ödüllerinde “En İyi Proje” ve “En İyi Belgesel” ödüllerini Karabük Üniversitesi kazandı.

Külliye Karabük

11. Uluslararası TRT Belgesel Ödülleri, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen görkemli  törenle sahiplerini buldu. Ödül töreni TRT Belgesel kanalından canlı olarak yayımlandı. 

Törene TRT Genel Müdürü İbrahim Eren’in yanı sıra iki Emmy ödüllü Geeta Gandbhir ve Cannes Film Festivali ödüllü Ida Panahandeh gibi çok sayıda ünlü isim, film yapımcısı, yönetmen, sektör temsilcileri ve akademisyenler katıldı.

TRT tarafından 2009’da başlatılan “Uluslararası TRT Belgesel Günleri”ne bu yıl 101 ülkeden bin 397’si uluslararası kategoride olmak üzere toplam bin 605 film başvurusu yapıldı.

En İyi Proje “Uzak”

Karabük Üniversitesi Safranbolu Meslek Yüksekokulu Radyo ve Televizyon Programcılığı Öğretim Görevlisi Musa Ak, 280 projenin yarıştığı proje destek yarışmasında “Uzak” adlı belgesel film projesiyle “En İyi Proje” ödülünü kazandı.

En İyi Belgesel Film “Uçan Adam”

Ulusal Öğrenci Filmleri Kategorisi’nde de yönetmenliğini Karabük Üniversitesi Safranbolu Meslek Yüksekokulu Radyo ve Televizyon Programcılığı Bölümü öğrencileri Uğur Ersöz ve Nusret Oğuzhan Yıldız’ın yaptığı “Uçan Adam” belgeseli “En İyi Belgesel Film” ödülünü kazandı. “Uçan Adam” belgeselinin danışmanlığını Öğr. Gör. Musa Ak yaptı.

Belgeselin Oscar’ı olarak bilinen TRT Belgesel Ödüllerinde iki ödül kazanan Karabük Üniversitesi, belgesel sinema alanında Türkiye’nin bir numarası oldu.

“Tıp Mühendisliği, milli ve yerli üretimle örtüşüyor”

Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tamila Anutgan, 2013 yılında kurularak Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan ve kısa sürede önemli başarılar elde eden Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölümünün icraatlarının milli ve yerli üretim vizyonu ile örtüştüğünü belirtti.

Haber:Eda Yalçın & Fotoğraflar: Esra Çimen

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Tıp Mühendisliği Bölümü tarafından Hamit Çepni Konferans Salonu’nda düzenlenen “Tıp Mühendisliği: Bugünü ve Geleceği” konulu çalıştayda tıp ve tıp mühendisliği alanında çalışan bilim insanları, öğrenciler ve sektör temsilcileri bir araya geldi.

Tıp mühendisliğinin bugünü ve geleceğinin konuşulduğu çalıştayın açılışına Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Özalp, Tıp Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tamila Anutgan, Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Başhekimi Dt. Ahmet Ustaoğlu, KOSGEB İl Müdürü Serhat Saygın, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.

Çalıştayın açılışında konuşan Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Özalp “Karabük Üniversitesi olarak Türkiye’de tıp mühendisliğini inşallah hak ettiği yerlere çıkartacağız. Tekrardan hepinize hoş geldiniz diyor, çalıştayın başarılı geçmesini umuyorum.” diye konuştu.

“Cumhurbaşkanımızın milli ve yerli üretim vizyonu Tıp Mühendisliği Bölümünün icraatları ile örtüşmektedir”

Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tamila Anutgan, KBÜ Tıp Mühendisliği Bölümünün 2013’te Türkiye’de ilk olma özelliği ile Karabük Üniversitesinde kurulduğunu belirterek şunları söyledi:

“Yüzde 30 ve yüzde 100 İngilizce eğitim dili programları bulunmaktadır. Öğrencilerimizin ve mezunlarımızın bir kısmı eğitimlerini Erasmus ve Mevlana kapsamında desteklemiştir. Aynı zamanda çoğu öğrencimiz yurt içinde ve yurt dışında saygın kuruluşlarda staj yapmıştır. Toplam mezun sayımız 65 olmakla birlikte, bölümümüz 2017 yılından itibaren mezun vermektedir.”

Tıp Mühendisliği Bölümünün kısa süre içinde önemli başarılar elde ettiğini belirten Anutgan devamında şöyle konuştu:

“56 Lisans bitirme projesi, 8 lisans TUBİTAK projesi ve 3 Lisans BAP Projesi yürütülmüştür. 5 patent belgesi alınmış ve 16 patent başvurusu yapılmıştır. Böyle yeni bir bölümün mezunlarının sektörde hızlı bir şekilde iş bulmaları bu sektördeki ihtiyacı gözler önüne sermektedir. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından vurgulanmakta olan milli ve yerli üretim vizyonu Tıp Mühendisliği Bölümünün icraatları ile örtüşmektedir.”

Açılış konuşmalarının ardından davetli konuşmacıların sunumları ve Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölümü 4. Sınıf öğrencilerinin hazırlamış oldukları “Diabet Hastaları İçin Ayakkabı, Makine Öğrenmesi ile Atriyal Fibrilasyon Tespit ve Takip Cihazı, Robotik Dispenser Cihazı, Kalp Seslerinin Kaydedilip İşlenmesiyle Üfürüm Tespiti ve Hastalıklara Ön Tanı Konulması, Mobil CPM – Ayak Bileği Sürekli Pasif Hareket Cihaz Prototipi, PID Tabanlı Portatif İnkübatör Cihazı, Rezeksiyon Protezlerinde Yeni Bir Yöntem, Radyasyon Engelleyen Yelek Tasarımı” isimli 8 adet proje sunuldu.


I. Ulusal Tıp Öğrenci Kongresi’nde “mikrobiyota” tartışılıyor

Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen I. Ulusal Tıp Öğrenci Kongresinde ikinci beyin de denilen bağırsak mikrobiyotası masaya yatırılıyor.

Külliye Karabük

Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen ve 27 Nisan’a kadar sürecek olan I. Ulusal Tıp Öğrenci Kongresi’nde sağlık ve tıp alanında çalışan bilim insanları, uzmanlar ve öğrenciler bir araya gelerek “Mikrobiyota” ana başlığıyla bilgiler paylaşıyor.

Kongre süresince mikrobiyota, metabolizma, obozite, beslenme, antibiyotik ve probiyotikler gibi birçok önemli konu ele alınıyor.

Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Prof. Dr. Sadettin Ökten Konferans Salonu’nda düzenlenen kongrenin açılışına Vali Fuat Gürel, Rektör Prof. Dr. Refik Polat, Safranbolu Kaymakamı Dr. Fatih Ürkmezer, Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Kürtül, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mehmet Uzun, Karabük Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Öğretim Üyesi Erkan Doğan, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.

Fuat Gürel – Karabük Valisi

Programın açılışında konuşan Vali Fuat Gürel, böyle bir etkinliğin Karabük’te yapılmasından dolayı memnuniyet duyduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“Bu etkinliğin Tıp Fakültesi ve Diş Hekimliği Fakültesi öğrencileri tarafından gündeme getiriliyor olması ve buna öncülük ediliyor olması çok önemli. Artık bulunduğumuz coğrafyadan bilim adamlarını dünyaca ünlü bilim adamlarının çıkmasını arzu ediyoruz. Bir tıp öğrencisi insanla uğraşıyor, insan hayatıyla uğraşıyor onun yapacağı hata ondan bilgisinden kaynaklanan bir eksiklik insan hayatına mal olacağı için kendimizi çok iyi yetiştirmemiz gerekiyor.”

Prof. Dr. Refik Polat – Karabük Üniversitesi Rektörü

Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Refik Polat da kongrenin hazırlamasında emeği geçenlere teşekkür ederek şu ifadelere yer verdi:

“İnşallah kongremiz verimli ve bereketli olur. Yeter ki üniversitemizde bu tür etkinlikler hiç eksilmesin, ben bu görevde kaldığım sürece size her türlü desteği vermeye hazırım.”

Prof. Dr. İbrahim Kürtül – Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekan V.

“Bilim insanları mikrobiyotayı ikinci bir beyin olarak isimlendiriyor”

Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Kürtül ise kongrede son yılların önemli bir konusu haline gelen mikrobiyotanın ele alınacağını belirterek şöyle konuştu:

“Mikrobiyota ile ilgili olarak bilim insanları normalde insan vücudunda bir tane beyin vardı ama bundan sonraki süreçte mide ile bağırsaklarda yaşayan o derin dünyayı da ikinci bir beyin olarak isimlendiriyor. Bu açıdan ben kongreye katılanların olayın bu yönüyle de çok değerli ve verimli bilgiler elde edeceğine inanıyorum.”

Dr. Öğr. Ü. Erkan Doğan – KBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi

Karabük Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Öğretim Üyesi Erkan Doğan, kongrenin düzenlenmesinden dolayı memnuniyetini dile getirerek, “Her geçen gün her alanda başarılarına yenisini ekleyen Karabük Üniversitesi, ulusal ve uluslararası alanda bilime katkı sağlamaya ve bilimsel olarak etkinlikler ve çalıştaylar düzenlemeye devam etmektedir.” diye konuştu.

Prof. Dr. Ömer Faik Ersoy – KBÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı & Kongre Danışmanı

Kongre Danışmanı Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Faik Ersoy, kongrede yaklaşık 230 katılımcının yer aldığını belirterek, “Bu kongre bize azmi, sabrı, mutluluğu öğretti. Ekip arkadaşlarım ve ben kongreden çok fazla dersler çıkardık. Bu nedenle her türlü özveriyi gösteren ve inanılmaz emek harcayan öğrencilerimize teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.

Arş Gör. Yusuf Seçgin – KBÜ Tıp Fakültesi

Bağımlılıklarla Mücadele Kulübü Danışmanı Arş Gör. Yusuf Seçgin ise konuşmasında yapmış oldukları kulüp faaliyetlerinden söz ederek katılımcılara teşekkür etti.

Kerem Talha Düz – Kongre Koordinatörü, Tıp Fakültesi öğrencisi

Kongre Koordinatörü Tıp Fakültesi öğrencisi Kerem Talha Düz ise kongre için ilgi çekici ve güncel bir konu olan mikrobiyotayı seçtiklerini belirterek yoğun bir bilimsel program hazırladıklarının altını çizdi.


Peygamberimiz Hz. Muhammed’in toplum oluşturma süreci ele alındı

Karabük Üniversitesi Değerler Eğitimi Kulübü tarafından düzenlenen “Siyaset ve Din” konulu konferansta Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Yiğitoğlu, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in toplum oluşturma süreci hakkında bilgi verdi.

Haber: Seren Çeli, Fotoğraf: Adam Abdouldjelıl

Karabük Üniversitesi Değerler Eğitimi Kulübü tarafından “Siyaset ve Din” konulu konferans düzenlendi.

İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansa konuşmacı olarak Karabük Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi ve Sanatları Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Yiğitoğlu katıldı. Yiğitoğlu, konuşmasında Peygamberimiz Hz. Muhammed’in toplum oluşturma sürecinde neler yaşadığı ve nasıl bir toplum oluşturduğu hakkında bilgiler aktardı.

Hz. Peygamber zamanında dönemde birçok haksızlık ve çirkin olayların yaşandığına değinen Yiğitoğlu şöyle konuştu; “Burada Hz. Peygamber adeta bataklık içerisinde kuruyan bu çiçeklere tekrar can vermeye çalışan bahçıvan gibidir. Kendisi tüm zorluklara rağmen didinmiş, çabalamış ve nice sıkıntılar çekmiştir. Hz. Peygamber bir toplumu oluşturmak için önce plan ve programını yaptı. Bu konuda temkinli bir şekilde fert fert, kalbi İslam’a daha yatkın olabilecek, sır saklayabilecek, özü sözü bir, sağlam karakterli kişilere yönelmiş ve sağlam gönüller bina etmiştir.”

İslam toplumunun inşa edilmesi için ilk mektep olarak Erkam Bin Ebi’l-Erkam’ın evi “Dârü’l-Erkam”ın tercih edildiğini dile getiren Yiğitoğlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Burada İslam’ın günümüze kadar ulaşmasını sağlayacak yüksek bireyler oluşturulmuştur. Tabi bu bireyler çok rahat bu nimetlere ulaşmış değillerdir. Hz. Peygamber’e ve onun inşa ettiği bu topluma karşı Müşrikler tarafından alay, hakaret, işkence, boykot ve şiddet gibi zulümler hiç eksik olmamıştır. Buna rağmen Hz. Peygamber ve Müslümanlar yılmadı her geçen gün daha da güçlendi ve hızla bir toplum oluşturmaya doğru devam etti. Böylece o karanlık devir; en aydınlık bir devir oldu. Cahiliye insanı, Sahâbe-i Kirâm oldu ve fazîletler medeniyeti inşa etti.”

KBÜ’de “3. Sanat ve Tasarım Günleri”

Karabük Üniversitesi Tasarım İstasyonu Kulübü tarafından geleneksel hale gelen Sanat ve Tasarım Günleri etkinliğinin üçüncüsü başladı.

Külliye Karabük

Karabük Üniversitesi Tasarım İstasyonu Kulübü tarafından düzenlenen ve 20 Nisan’a kadar sürecek olan 3. Sanat ve Tasarım Günleri’nin açılışı gerçekleştirildi. Etkinlikte sanat ve tasarım konularında söz sahibi isimler “Yerellikten Evrenselliğe” ana başlığıyla bilgiler paylaşıyor. 

Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Prof. Dr. Sadettin Ökten Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğin açılışına Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Özçağlar, Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Ağarı, Mimarlık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aysun Özköse, üniversite akademik ve idari personeli ile öğrenciler ve davetliler katıldı.

Programın açılış konuşmasını yapan Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Özçağlar, bu tür etkinliklerin öğrencilere ciddi kazanımları olan fırsat eğitimleri olduğunu belirterek, “Yaşadığımız şehre, coğrafi ortama, bireye ve topluma duyarlılığı gözeten bir vizyon ve eğitim programı kapsamında sizleri tasarım ve mimari üretim konusunda deneyimli mimarlarla bir araya getirmeyi hedefledik.” diye konuştu.

Açılış konuşmasının ardından Akademisyenler Türk Müziği Topluluğu tarafından halk müziği konseri verildi. Konserin ardından 3. Sanat ve Tasarım Günleri; Yüksek Mimar Cengiz Bektaş’ın “Geleneğe Eklenmek”, Mimar Oruç Çakmaklı’nın “Sessiz Ses” ve Yüksek Mimar Can Tamirci’nin “Adaptasyon” konulu konferanslarıyla devam etti.


Yağlı boya resimleri, fotoğraflar ve mimari projeler sergilendi

3. Sanat ve Tasarım Günleri etkinlikleri sergi açılışı ile başladı. Sergide Ressam Prof. Dr. Mahmut Öztürk, Emine Öztürk ve Ömer Erdem tarafından hazırlanan yağlı boya ve farklı çalışmalar, Karabüklü fotoğraf sanatçıları Hüseyin Karataş ve Cemil Belder’in fotoğrafları ile Mimarlık Bölümü öğrencilerinin çeşitli konularda hazırladıkları projeler yer aldı.


Prof. Dr. Aysun Özköse | Mimarlık Bölüm Başkanı

Etkinlik hakkında bilgi veren Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aysun Özköse, bu yıl yapılan etkinlikte yerel değerlerin evrensele taşınması konusunda mesaj vermek istediklerini belirterek şöyle konuştu: “Üç gün süresince mimarlık öğrencileri diğer üniversitemiz öğrencilerine yerel değerlerin önemini, bunu evrenselliğe taşımanın önemini vurgulayacaklar. Hem akademisyenler hem de yerel sanatçılarla kucaklaşmayı hedefliyoruz. Bu eserler de bu kucaklaşmanın ürünleri.”


I. Ulusal Safranbolu Girişimcilik ve Sosyal Bilimler Öğrenci Kongresi başladı

Karabük Üniversitesi İşletme Fakültesi tarafından düzenlenen “I. Ulusal Safranbolu Girişimcilik ve Sosyal Bilimler Öğrenci Kongresi” başladı. Kongreye 25 farklı üniversiteden 106 bildiri ile katılım oldu.

Külliye Karabük

Karabük Üniversitesi İşletme Fakültesi Girişimcilik Bölümü ev sahipliğinde düzenlenen ve 20 Nisan’a kadar sürecek olan I. Ulusal Safranbolu Girişimcilik ve Sosyal Bilimler Öğrenci Kongresi’nin açılış oturumu gerçekleştirildi. 

15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda düzenlenen kongrenin açılışına KBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Ağarı, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdullah Karakaya, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. 

Kongrede, girişimcilik ve sosyal bilimler alanında çalışan bilim insanları, öğrenciler ve sektör temsilcileri bir araya gelerek “Girişimcilik ve Sosyal Bilimler” ana başlığıyla bilgiler paylaşıyor. Ülkemizin 25 farklı üniversitesinden 106 bildirinin sunulduğu kongrede girişimcilik, inovasyon, işletme bilimi, ekonomi, siyaset bilimi ve kamu yönetimi ile ilgili konular tartışılacak.

Kongre Komite Başkanı İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramazan Uygun yaptığı açış konuşmasında kongre hakkında bilgiler vererek şunları söyledi: “Kongremize 25 üniversiteden 106 bildiri kabul edilmiştir ve toplamda 184 yazarımız var. Katılımcılarımızın yüzde 60’ı lisans öğencisi, yüzde 27’si yüksek lisans öğrencisi, yüzde 2’si ise doktora öğrencisi. Geriye kalan kısmı ise akademisyenlerden oluşuyor.”

İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Ağarı ise konuşmasında Karabük Üniversitesinin İşletme Fakültesi’nde yer alan Girişimcilik Bölümü ile öncü olduğunu ifade etti. Girişimciliğin özveri ve öz güven isteyen bir bölüm olduğunu belirten Prof. Ağarı, “Girişimciliğin belli bir noktaya yoğunlaşma isteyen ve ülkemizin ve dünyanın gelişmesinde öncü rol alacak bir alan olduğu kanaatindeyim.” diye konuştu.

Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar da kongrenin düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik ederek başladığı konuşmasında, Karabük Üniversitesi hakkında bilgiler verdi. Girişimcilik Bölümü’nün Türkiye’de ilk defa Karabük Üniversitesinde kurulduğunu ifade eden Prof. Yaşar konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:” Karabük Üniversitesi Hizmet İhracatında Türkiye’de ilk 500 içerisinde 391’inci sırada. Ayrıca Karabük Üniversitesi mezunları en hızlı iş bulan üniversiteler arasında ilk 20’de yer alıyor. Bu yılki en güzel başarılarımızdan biri de Nisan ayının 15’ine kadar Tübitak’a akademisyenlerimiz tarafından 33 tane proje müracatı olmasıdır. Bu hocalarımızın ne kadar gayretli olduğunun bir göstergesidir.”

Açılış törenin ardından bildiri sunumlarına geçilen I. Ulusal Safranbolu Girişimcilik ve Sosyal Bilimler Öğrenci Kongresi, 20 Nisan’da son bulacak.

KBÜ’de “Çanakkale Parion Antik Kenti” anlatıldı

Karabük Üniversitesinde düzenlenen konferansta Ondokuz Mayıs Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Vedat Keleş, Çanakkale Parion Antik Kenti’nde yapılan kazı ve restorasyon çalışmaları hakkında bilgiler verdi.

Haber & Fotoğraf: Eda Yalçın

Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü tarafından “Çanakkale’nin Parlayan Değeri Parion Antik Kenti Kazı, Restorasyon ve Konservasyon Çalışmaları” adlı konferans düzenlendi. Hamit Çepni Konferans Salonu’nda gerçekleşen konferansta Ondokuz Mayıs Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Vedat Keleş konuşmacı olarak yer aldı.

Çanakkale Parion Antik Kenti’nde yapılan kazı ve restorasyon çalışmaları hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Vedat Keleş, Çanakkale’nin Biga ilçesinde yer alan Parion’da yaklaşık 15 yıldır kazı çalışması yaptıklarını belirtti. Keleş, Parion Antik Kenti’ni farklı disiplinlerde çok sayıda bilim adamı yetiştiren bir arkeoloji okulu olarak nitelendirdi.

Konferansta, Helenistik dönemin en önemli antik liman kenti Parion’da yapılan çalışmaları tüm ayrıntılarıyla sunan Keleş, kazı çalışmaları sonucunda elde ettikleri meşe yapraklı altın taç, Eros figürlü altın küpe ve altın pulun da aralarında olduğu 260 adet envanterlik tarihi eser, Helenistik kültür öncesi Pers Dönemi’ne ait dört lahit, Artemis Heykeli, 5 bin kişilik olduğu tahmin edilen stadyum kazısı bulguları hakkında da bilgiler verdi.

Konuşmasının sonunda öğrencilere önemli tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Keleş, arkeoloji biliminin sabır gerektiren bir iş olduğunu vurgulayarak, “Arkeoloji okuyorsanız, arkeolojiyle ilgili bir gelecek düşünüyorsanız, bir kere sabredeceksiniz. Biraz sabırlı olursanız, kendinizi geliştirirseniz bu meslekte belli bir yere gelmeniz mümkündür.” diye konuştu.

KBÜ’de, Kazı ve Araştırma Sonuçları Toplantısı

Karabük Üniversitesinde düzenlenen Kazı ve Araştırma Sonuçları Toplantısı’nda, Karabük ve çevresinin yanı sıra Bartın, Aydın, Kütahya ve Hasankeyf gibi bölgelerde yapılan kazı ve yüzey araştırmalarının durumları masaya yatırıldı.

Haber: Sinem Yıldarı

Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü tarafından Kazı ve Araştırma Sonuçları Toplantısı düzenlendi. İlk kez gerçekleştirilen toplantıda Hadrianapolis ile Karabük ve çevresindeki yüzey araştırmaları,
Filyos’ta yer alan Tieion Antik Kenti, Aydın’nın Menderes Magnesiası, Hasankeyf, Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesinde bulunan Aizonai Antik Kenti ve Bartın merkezdeki kazı çalışmalarında yaşanan gelişmeler ile sonuçlar ele alındı.

Karabük Üniversitesi Hamit Çepni Konferans Salonu’nda gerçekleşen Kazı ve Araştırma Sonuçları Toplantısı’na KBÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Ağarı ile davetli konuşmacılar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Toplantının açılışında konuşan Dekan Ağarı, arkeolojinin kendisini heyecanlandırdığını ve Türkiye coğrafyasında en çok üzerinde durulması gereken alanlardan birisi olduğunu belirtti.

Toplantının birinci oturumunda ilk olarak Karabük Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Bingöl, Menderes Magnesiası kazıları hakkında bilgiler aktardı. Bingöl konuşmasında ayrıca, söz konusu toplantıyı düzenledikleri için mutlu olduklarını ifade ederek sonraki yıllarda bunu daha da geliştirip yoğun katılımlı bir toplantı haline getirmek istediklerini söyledi.

Toplantıda daha sonra KBÜ Arkeoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ersin Çelikbaş, kazı çalışmalarını yürüttüğü Karabük’ün Eskipazar ilçesinde bulunan Hadrianapolis’te gelinen son durumla ilgili bilgiler verdi. Ardından KBÜ Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Lütfiye Göktaş Kaya da Karabük ve çevresinde gerçekleştirilen Türk – İslam dönemi yüzey araştırmaları hakkında durum değerlendirmesi yaptı. Toplantının birinci oturumu KBÜ Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Mevlüt Eliüşük’ün 2018 yılında Hasankeyf’te yapılan kazı çalışmalarının durumuyla ilgili yaptığı sunumla tamamlandı.

Kazı ve Araştırma Sonuçları Toplantısı’nın ikinci oturumunda ise şu sunumlar yer aldı: Doç. Dr. Şahin Yıldırım (Bartın Üniversitesi) “Tios – Tieion’daki Hellen Kolonizasyonuna ait ilk bulgular”, Doç. Dr. Fatma Bağdatlı Çam (Bartın Üniversitesi) “Bartın ili Arkeolojisi”, Dr. Öğretim Üyesi Ömür Dünya Çakmaklı (Karabük Üniversitesi) “Aizonai Kuzey Nekropolisi Cam Buluntuları”.

Tellerin yorulma testleri yerli cihazla yapılacak

KBÜ’de birçok alanda kullanılan tel ve çeşitli kablo malzemelerinin yorulma dayanımlarının ortaya çıkarılması için uluslararası standartlara uygun test cihazı tasarlandı.

Devamını Oku