KBÜ’de “Pozitif Düşünce ve İletişim” konulu konferans

Karabük Üniversitesinde “Pozitif Düşünce ve İletişim” konulu konferans veren Karabük Üniversitesi İletişim Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Mustafa İnce, “Her şey bir şeye meyillidir. Tohum bitki olmaya, çekirdek ağaç olmaya, insan üretmeye. Eğer insan çalışmaz ve üretmezse, gününü boş geçirirse böyle birinin olumlu düşünmesi zordur.” diyerek, olumlu düşünmenin çaba gerektirdiğine vurgu yaptı.

Haber: Kübra Malkoç Fotoğraf: Esra Çimen

Karabük Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı tarafından “Bir Kitap Bir Yazar” etkinlikleri kapsamında “Pozitif Düşünce ve İletişim” adlı konferans düzenlendi. Karabük Üniversitesi Kamil Güleç Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen konferansta Karabük Üniversitesi İletişim Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Mustafa İnce konuşmacı olarak yer aldı.

Programa Karabük Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Özcan Büyükgenç, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

“Bireylerin iletişim becerisi, toplumun iletişim becerisi ile eş değerdir”

Toplumsal ve bireysel anlamda iletişimin önemine vurgu yapan İnce, “Bireysel olarak ne kadar iyi iletişim kurabilirsek, toplumsal olarak ta o derecede iyi iletişim kurabiliriz. Çünkü toplumu oluşturanlar bireylerdir. Dolayısıyla bizim öncelikli olarak bireysel iletişim becerimizi düzeltmemiz gerekiyor. Bu anlamda bireylerin iletişim becerisi, toplumun iletişim becerisi ile eş değerdir.” diye konuştu.

“Türk toplumu duygusu yoğun bir millettir”

Konuşmasında günlük hayatta yaşanan ufak meseleler karşısında sinirli ve agresif tepkiler gösteren insanlardan örnekler de sunan İnce, “Türk toplumu duygusu yoğun bir millettir diyerek” sözlerine şöyle devam etti:

“Yani duygularımız aklımızdan önce harekete geçiyor. Bir şeyi düşünmeden, bir şeyin değerlendirmesini yapmadan hareket ediyoruz. Hal böyle olunca duygular baskın geliyor ve akılla düşündüğümüzde yapmayacağımız şeyleri bir anda yapıveriyoruz. Yolda yürürken sırf kendisine yan baktı diye adam öldüren insanlar var biliyorsunuz. İşte bu noktada duygularımızı kontrol ederek, aklımızı bilinçli bir şekilde kullanmamız gerekiyor.”

“İnsan çalışmaz ve üretmezse, böyle birinin olumlu düşünmesi zordur”

Etkili bir iletişimin pozitif düşünmeden geçtiğini ve ikisinin birbirini desteklediğini ifade eden İnce,  “Beynimiz yaratılış itibariyle insanı korumaya yöneliktir. Hal böyle olunca insan olumsuz düşünceye eğilimlidir. Yani olumsuz düşünce şekli yaratılışımızda zaten mevcuttur. O halde yapmamız gereken olumlu düşünebilmek için çaba sarf etmektir.” şeklinde konuştu.

Olumlu düşünebilmek için yapılması gerekenleri aktaran İnce, “Her şey bir şeye meyillidir. Tohum bitki olmaya, çekirdek ağaç olmaya, insan üretmeye meyillidir. Eğer insan çalışmaz ve üretmezse yani gününü boş geçirirse eğer böyle birinin olumlu düşünmesi zordur. Çünkü meyilli olan şeyi kullanmamış ve yok saymış oluyorsunuz. Bu tabiatımıza aksi bir durumdur.” diye konuştu.

Konferansın sonunda katılımcıların merak ettiği soruları da yanıtlayan Dr. Öğr. Üyesi Mustafa İnce’ye, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Özcan Büyükgenç tarafından teşekkür belgesi takdim edildi.

Konferansın ardından İnce okurlar için “Pozitif Düşünce ve İletişim” adlı kitabını imzaladı.

KBÜ öğrencilerinin “Can saati” projesine iki ödül

Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölümü öğrencileri, yorgunluk ve uyku nedeniyle meydana gelen kazaları ve ölümleri engelleyecek “Can saati” adını verdikleri bileklik geliştirdi. Söz konusu proje 163 üniversiteden öğrencinin katıldığı “Hayal Edin Gerçekleştirelim” yarışmasında iki ödül aldı.

Külliye Karabük

Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencileri Esna Yaşik, Edanur Korkmaz, Emine Sürek ve Oğuzhan Ünal uyku ve yorgunluk nedeniyle anlık ihmalleri ortadan kaldırmak ve buna bağlı olarak meydana gelen can kayıplarını en aza indirmek için “Can saati” isimli bileklik tasarladılar.

Can saati ile kullanıcının uykuya geçiş anı tespit edilip titreşim ile uyarı veriliyor. Cihaz üzerine yerleştirilen kızılötesi ve biyo sensörler ile kanın akış hızı sürekli kontrol ediliyor. Topladığı verileri kullanıcı uyanıkken ki veriler ile karşılaştırıyor ve bu karşılaştırma verilerine göre cihaz kan akışının yavaşladığı sonucuna vararak kullanıcıyı uyarıyor ve uyarı sonrası vücut serotonin, kortizol gibi hormonlar salgılayarak kullanıcının uyanık kalması sağlanıyor. Böylelikle uykuya geçiş aşaması engellenmiş oluyor. “Can saati” isimli bileklik aynı zamanda saat modülü entegre edilerek de kullanılabilecek.

Can saati otomobil, kamyon, otobüs, tren sürücüleri dahil olmak üzere tüm sürücüler, vardiyalı çalışanlar, nöbet tutan askerler, makine operatörleri, güvenlik görevlileri gibi tam uyanık görevde bulunması gereken kişilere hitap ediyor. Hatta sınav dönemi öğrencilerin bile kullanabileceği düşünülmekte.

“Can saati” isimli projeye iki ödül birden

Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği öğrencileri söz konusu proje ile Kredi Kayıt Bürosu tarafından her yıl düzenlenen sosyal sorumluluk bilinci oluşturmaya yönelik “Hayal Edin Gerçekleştirelim” yarışmasında 163 üniversite ve 2000’den fazla projeyi eleyip finale kalarak toplumsal kategoride “Üçüncülük” ödülünü ve sosyal medya kategorisinde ise “Birincilik” ödülünü kazandı.

“ICATCES 2019” tamamlandı

Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü tarafından düzenlenen Uluslararası İleri Teknoloji, Bilgisayar Mühendisliği ve Bilim Konferansında (ICATCES 2019) önemli konular ele alındı.

Külliye Karabük

Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü tarafından Alanya’da bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Uluslararası İleri Teknoloji, Bilgisayar Mühendisliği ve Bilim Konferansı “ICATCES 2019”
dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda katılımcıyı bir araya getirdi.

Konferansta bilgisayar mühendisliği, bilgisayar bilimi ve ilgili alanlarda çalışmalar yapan katılımcılar tarafından yüze yakın bildiri sunuldu.

Yapay zekâ, hesaplamalı istihbarat, bilgisayar oyunları, bilgisayar modellemesi, bilişim uygulamaları, veri madenciliği, kompleks ağlar, dijital kütüphane, e-ticaret, e-sağlık, genetik algoritmalar, robotik ve otomasyon, kablosuz iletişim ve mobil gibi pek çok konuda hazırlanan çalışmalar paylaşıldı.

Konferansın ilk gününde davetli konuşmacılar Oxford Üniversitesinden Dr. Andrey Kravchenko “Web Veri çıkarma, Veri Düzenleme, Büyük Veri Analitiği” Florence Üniversitesinden Dr. Andrew D. Bagdanov “Görsel Tanıma Problemleri İçin Derinlemesine Denetimli Öğrenme” konulu sunumları gerçekleştirdi.

Konferansın ikinci gününde ise West of England Üniversitesinden Dr. Mehmet Emin Aydın “Çok Ajanlı Sistemlerde İş Birliği ve Öğrenme Alanları” Karabük Üniversitesi’nden Dr. Adib Habbal “Blok Zinciri” başlıklı ve Konya Teknik Üniversitesinden Dr. Mustafa Servet Kıran “Evrimsel Hesaplama” başlıklı sunumlarını yaptı.

Konferansta sunulan seçkin bildiriler hakem heyeti tarafından Karabük Üniversitesinin Uluslararası Hakemli Dergisi JESTECH’te yayımlanmak üzere puanlandı.

Yapılan puanlama ile birlikte Orta Doğu Teknik Üniversitesinden  Dr. Elif Vural’ın “Etki Alanı Uyarlamalı Örüntü Tanıma İçin Yarı Denetimli Doğrusal Olmayan Gömütleri Öğrenme” başlıklı çalışması, Bitlis Eren Üniversitesinden Dr. Halil Yetgin’in “Su altı Akustik Sensör Ağları İçin Ortak Yönlendirme ve Enerji optimizasyon Teknikleri Araştırması” başlıklı çalışması ve Büşra Tuzlupınar’ın “Entegre İnsan Makine Arayüzü ile Hava Trafik Kontrol Verimliliğini Artırma” başlıklı çalışması en iyi bildiri ödülünü paylaştı. Bildiriler JESTECH’de yayımlanmak üzere önerildi.

KBÜ’de genç girişimcilerin fikirleri yarıştı

20 farklı üniversitede eş zamanlı olarak düzenlenen Kocaeli Üniversitesi Genç Girişimciler Kulübünün hazırladığı “Fikir Kampı” etkinliğinin Karabük Üniversitesi ayağı tamamlandı.


Haber:Eda Yalçın & Fotoğraf:  Seren Çeli

Karabük Üniversitesi Bilimtey Kulübü ve Genç Girişimciler Kulübü ortaklığında 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda, 20 farklı üniversitede eş zamanlı olarak düzenlenen Kocaeli Üniversitesi Genç Girişimciler Kulübü’nün hazırladığı Fikir Kampı” etkinliği gerçekleştirildi.

Girişim hızlandırma, geliştirme ve eğitim programı olarak adlandırılan “Fikir Kampı”nın büyük finali öncesi 20 farklı üniversitede eş zamanlı olarak gerçekleştirilen elemelerde Karabük Üniversitesinin kazananı ve finale adını yazdıran öğrenciler de belli oldu.

Ön elemeden geçerek, final için yarışmaya hak kazanan on proje içinden birinci proje Zülküf Aydoğdu, Ahmet Ayvaz ve Fevzi Ayvaz’ın hazırlamış oldukları IMPACT projesi seçildi. İkinci olarak Seitgazi Mombet ve Cansu Kök’ün hazırladıkları TEM-DEM projesi seçilirken, üçüncü ise Büşra İyitütüncü, Rümeysa Bozkaya ve Nilüfer Aslan’ın hazırladıkları NON CAP projesi seçildi.

Girişimci olmak isteyen üniversite öğrencilerinin başvurduğu ve mülakat sonucu dört haftalık men-torluk desteği kazandıkları bu süreçte on girişimci öğrencinin fikirleri değerlendirilip ardından birinci seçilen öğrenci Karabük Üniversitesini temsil etmek için Kocaeli Üniversitesine gidip orada sunumunu gerçekleştirecek.

Karabük Üniversitesindeki “Fikir Kampı” etkinliğinin jürisinde KOSGEB İl Müdürü Serhat Saygın, Girişimcilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramazan Uygun, Girişimcilik Eğitmeni Murat Karakabak ile KBÜ Teknoloji Transfer Ofisi’nden Fatih Şengül yer aldı.

Prof. Dr. Mustafa Yaşar – Rektör Yardımcısı

Programın açılışında konuşan KBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, şunları söyledi:

“Özellikle üniversitemizde Girişimcilik Bölümü sayesinde çok faaliyet yapmaya başladık. Gençler bizim ufkumuzu açıyor. Başarılarınızın devamını diliyorum, inşallah geleceğinizi, her şeyi size ait olan bilgilerle kurarsınız. Eğer fikirlerinizi hayata geçirmede belirli bir prototip üretirseniz, bunların masraflarını karşılarız. Malzeme alımı gerekiyorsa bunları alırım, gerekirse kendi cebimden de veririm, bunları yapmaya hazırım yeter ki siz üreten, geliştiren gençler olun.”

Organizasyon komitesi başkanı İşletme Fakültesi Girişimcilik Bölümü son sınıf öğrencisi Büşra Kürümlü ise yarışmaya çok başarılı projelerle başvuru yapıldığına dikkat çekerek “Hocalarıma ve siz değerli katılımcılara ilginiz için teşekkür ediyorum, herkese başarılar dilerim.” diye konuştu.

Etkinliğin sonunda dereceye giren proje sahiplerine ödülleri takdim edildi.


Mühendislik Fakültesi’nde bitirme projeleri sergilendi

Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği, Otomotiv Mühendisliği ve Raylı Sistemler Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencilerinin bitirme projeleri sergilendi.

Külliye Karabük

Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi fuaye alanında Makine Mühendisliği, Otomotiv Mühendisliği ve Raylı Sistemler Mühendisliği Bölümü öğrencilerinin çalışmalarından oluşan “Yıl Sonu Bitirme Projeleri Sergisi” düzenlendi.

Sergide yer alan, benzinli go-kart, plastik enjeksiyon makinesi, güneş paneli ve uzaktan kontrol sistemi ile çalışan tren, radyo alıcılı sürat teknesi, lineer hareket eden robot kol, arduino sistemli uzaktan kontrollü araba gibi yaklaşık 200 farklı proje katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü.

Serginin açılışını gerçekleştiren Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, burada yaptığı konuşmada proje üretmenin ve geliştirmenin önemine vurgu yaparak öğrencilere başarılar diledi.

Proje sergisi hakkında bilgi veren Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bilge Demir, sergide yer alan bir çok projenin TÜBİTAK tarafından desteklendiğini belirtti.

Demir, “Yaklaşık 700 öğrencimizin ortak yaptığı projelerle birlikte toplamda 200’e yakın proje burada sergileniyor.” diye konuştu.


KBÜ’de 1. Uluslararası Veri Bilimi ve Mühendisliği Sempozyumu

Karabük Üniversitesi tarafından düzenlenen “1. Uluslararası Veri Bilimi ve Mühendisliği Sempozyumu” başladı. Kongreye 10 farklı ülkeden 70 bildiri ile katılım oldu.

Külliye Karabük

Karabük Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “1. Uluslararası Veri Bilimi ve Mühendisliği Sempozyumu” açılış oturumu gerçekleştirildi.

Veri bilimi ve mühendisliği alanındaki en son gelişmelerin ve araştırmaların paylaşıldığı sempozyumda akademisyenler ve uzmanlar bir araya gelerek bilimsel veri yönetimi, veri bilimi, veri madenciliği, iş analitiği, veri keşfi, big data, tahmine dayalı analiz gibi konular ele alınıyor.

İki gün sürecek sempozyumda Amerika Birleşik Devletleri, Polonya, Ukrayna, Hollanda, Suudi Arabistan, Ürdün, Özbekistan, Portekiz, Almanya, İngiltere olmak üzere çeşitli ülkelerden katılan 120’ye yakın katılımcı konuyla ilgili bildiri ve çalışmalarını sunuyor.

Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Prof. Dr. Sadettin Ökten Konferans Salonu’nda düzenlenen kongrenin açılışına Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, SFTGST Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Güngör, Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Filiz Ersöz, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.

Programın açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar ise veri biliminin önemine işaret ederek “Bu konunun teoride kalmaması gerekir. Geleceğimize, sanayimize aktarmamız gerekir.” dedi. Prof. Dr. Yaşar, sempozyuma katılanlara teşekkür ederek başarılar diledi.

Açış konuşmasını yapan Sempozyum Başkanı Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü ve Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Ersöz ise sempozyumun veri bilimi ve mühendisliği alanında çalışan akademisyen ve araştırmacılara yönelik olduğunu belirterek konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“Amacımız bu teknolojinin getirdiği her türlü analitik reçinelerle yapay zeka, robotik sistemler, simülasyon, veri madenciliği ve veri analitiği gibi konularda teknolojiyi kullanmamız. Çalışmalarımızın, problemlerimizin, işletme problemlerinin artık bir teknoloji kullanmadan yapamıyor olmamız artık bu alanda bir akademik çalışmaları teknolojik tabanlı yapmaya doğru yol almamızdan kaynaklanıyor. Bundan dolayı da veri mühendisliği dediğimiz aslında data analitik bunun içinde matematikçiler istatistikçiler, mühendisler, işletmeciler her türlü sayısal rakamla uğraşan ve teknoloji tabanlı çalışan kişilerin problem çözen akademisyenleriyle bir sempozyum düzenlemek istedik.”

Programda konuşan Fenerbahçe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmi Gürsakal da veri biliminin çok önemli bir alan olduğunu ve verinin hızla arttığını belirterek şunları söyledi:

“En büyük paralar hem firmalar açısından hem çalışanlar açısından günümüzde Amerika’da bu alanda kazanılıyor. Veri biliminde veri ürününden söz edilir. Bu veri ürünü lafına biz daha henüz alışamadık. Veri ürünü şu; bunu en iyi yapan Amazon ve Netflix. Amazon ve Netflix, sürekli veriyi sizden topluyor ve bunu sizin bir sonraki adımda ne isteyebileceğinizi, hangi filmi seyretmek isteyeceğinizi veya neyi satın almak isteyeceğinizi tahminde bulunarak size devamlı önerilerde bulunuyor.”

“Veriyi elinde tutan geleceği de elinde tutar”

Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Öztürk konuşmasında verinin 21. yüzyılın en değerli hazinesi olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

“Eski zamanlarda toprağa sahip olmak en büyük mücadeleydi. 20. yüzyıla geldiğimizde ise makinenin ve fabrikaların toprağın yerine geçtiğini makine ve fabrikanın daha değerli olduğunu ve burada politika daha fazla fabrikaya sahip olarak zenginleşme yönüne gidiliyordu fakat 21. yüzyıla geldiğimiz zaman makinenin ve fabrikanın yerine geçtiği bir şey görüyoruz. O da veri. Çünkü veri bugün 21. yüzyılın en değerlisi ve politikalarda daha çok veriye sahip olmak ve veriyi kontrol etme mücadelesi yapılıyor. Veriyi elinde tutan geleceği de elinde tutar.”

Açılış törenin ardından sempozyum Prof. Dr. Fuat Sezgin Safranbolu Bilim ve Sanat Akademisi’nde gerçekleştirilen diğer oturumlarla devam etti. Sempozyum 03 Mayıs’ta son bulacak.


Belgeselin Oscarları KBÜ’nün oldu

11. Uluslararası TRT Belgesel Ödüllerinde “En İyi Proje” ve “En İyi Belgesel” ödüllerini Karabük Üniversitesi kazandı.

Külliye Karabük

11. Uluslararası TRT Belgesel Ödülleri, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen görkemli  törenle sahiplerini buldu. Ödül töreni TRT Belgesel kanalından canlı olarak yayımlandı. 

Törene TRT Genel Müdürü İbrahim Eren’in yanı sıra iki Emmy ödüllü Geeta Gandbhir ve Cannes Film Festivali ödüllü Ida Panahandeh gibi çok sayıda ünlü isim, film yapımcısı, yönetmen, sektör temsilcileri ve akademisyenler katıldı.

TRT tarafından 2009’da başlatılan “Uluslararası TRT Belgesel Günleri”ne bu yıl 101 ülkeden bin 397’si uluslararası kategoride olmak üzere toplam bin 605 film başvurusu yapıldı.

En İyi Proje “Uzak”

Karabük Üniversitesi Safranbolu Meslek Yüksekokulu Radyo ve Televizyon Programcılığı Öğretim Görevlisi Musa Ak, 280 projenin yarıştığı proje destek yarışmasında “Uzak” adlı belgesel film projesiyle “En İyi Proje” ödülünü kazandı.

En İyi Belgesel Film “Uçan Adam”

Ulusal Öğrenci Filmleri Kategorisi’nde de yönetmenliğini Karabük Üniversitesi Safranbolu Meslek Yüksekokulu Radyo ve Televizyon Programcılığı Bölümü öğrencileri Uğur Ersöz ve Nusret Oğuzhan Yıldız’ın yaptığı “Uçan Adam” belgeseli “En İyi Belgesel Film” ödülünü kazandı. “Uçan Adam” belgeselinin danışmanlığını Öğr. Gör. Musa Ak yaptı.

Belgeselin Oscar’ı olarak bilinen TRT Belgesel Ödüllerinde iki ödül kazanan Karabük Üniversitesi, belgesel sinema alanında Türkiye’nin bir numarası oldu.

“Tıp Mühendisliği, milli ve yerli üretimle örtüşüyor”

Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tamila Anutgan, 2013 yılında kurularak Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan ve kısa sürede önemli başarılar elde eden Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölümünün icraatlarının milli ve yerli üretim vizyonu ile örtüştüğünü belirtti.

Haber:Eda Yalçın & Fotoğraflar: Esra Çimen

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Tıp Mühendisliği Bölümü tarafından Hamit Çepni Konferans Salonu’nda düzenlenen “Tıp Mühendisliği: Bugünü ve Geleceği” konulu çalıştayda tıp ve tıp mühendisliği alanında çalışan bilim insanları, öğrenciler ve sektör temsilcileri bir araya geldi.

Tıp mühendisliğinin bugünü ve geleceğinin konuşulduğu çalıştayın açılışına Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Özalp, Tıp Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tamila Anutgan, Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Başhekimi Dt. Ahmet Ustaoğlu, KOSGEB İl Müdürü Serhat Saygın, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.

Çalıştayın açılışında konuşan Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Özalp “Karabük Üniversitesi olarak Türkiye’de tıp mühendisliğini inşallah hak ettiği yerlere çıkartacağız. Tekrardan hepinize hoş geldiniz diyor, çalıştayın başarılı geçmesini umuyorum.” diye konuştu.

“Cumhurbaşkanımızın milli ve yerli üretim vizyonu Tıp Mühendisliği Bölümünün icraatları ile örtüşmektedir”

Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tamila Anutgan, KBÜ Tıp Mühendisliği Bölümünün 2013’te Türkiye’de ilk olma özelliği ile Karabük Üniversitesinde kurulduğunu belirterek şunları söyledi:

“Yüzde 30 ve yüzde 100 İngilizce eğitim dili programları bulunmaktadır. Öğrencilerimizin ve mezunlarımızın bir kısmı eğitimlerini Erasmus ve Mevlana kapsamında desteklemiştir. Aynı zamanda çoğu öğrencimiz yurt içinde ve yurt dışında saygın kuruluşlarda staj yapmıştır. Toplam mezun sayımız 65 olmakla birlikte, bölümümüz 2017 yılından itibaren mezun vermektedir.”

Tıp Mühendisliği Bölümünün kısa süre içinde önemli başarılar elde ettiğini belirten Anutgan devamında şöyle konuştu:

“56 Lisans bitirme projesi, 8 lisans TUBİTAK projesi ve 3 Lisans BAP Projesi yürütülmüştür. 5 patent belgesi alınmış ve 16 patent başvurusu yapılmıştır. Böyle yeni bir bölümün mezunlarının sektörde hızlı bir şekilde iş bulmaları bu sektördeki ihtiyacı gözler önüne sermektedir. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından vurgulanmakta olan milli ve yerli üretim vizyonu Tıp Mühendisliği Bölümünün icraatları ile örtüşmektedir.”

Açılış konuşmalarının ardından davetli konuşmacıların sunumları ve Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölümü 4. Sınıf öğrencilerinin hazırlamış oldukları “Diabet Hastaları İçin Ayakkabı, Makine Öğrenmesi ile Atriyal Fibrilasyon Tespit ve Takip Cihazı, Robotik Dispenser Cihazı, Kalp Seslerinin Kaydedilip İşlenmesiyle Üfürüm Tespiti ve Hastalıklara Ön Tanı Konulması, Mobil CPM – Ayak Bileği Sürekli Pasif Hareket Cihaz Prototipi, PID Tabanlı Portatif İnkübatör Cihazı, Rezeksiyon Protezlerinde Yeni Bir Yöntem, Radyasyon Engelleyen Yelek Tasarımı” isimli 8 adet proje sunuldu.


I. Ulusal Tıp Öğrenci Kongresi’nde “mikrobiyota” tartışılıyor

Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen I. Ulusal Tıp Öğrenci Kongresinde ikinci beyin de denilen bağırsak mikrobiyotası masaya yatırılıyor.

Külliye Karabük

Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen ve 27 Nisan’a kadar sürecek olan I. Ulusal Tıp Öğrenci Kongresi’nde sağlık ve tıp alanında çalışan bilim insanları, uzmanlar ve öğrenciler bir araya gelerek “Mikrobiyota” ana başlığıyla bilgiler paylaşıyor.

Kongre süresince mikrobiyota, metabolizma, obozite, beslenme, antibiyotik ve probiyotikler gibi birçok önemli konu ele alınıyor.

Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Prof. Dr. Sadettin Ökten Konferans Salonu’nda düzenlenen kongrenin açılışına Vali Fuat Gürel, Rektör Prof. Dr. Refik Polat, Safranbolu Kaymakamı Dr. Fatih Ürkmezer, Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Kürtül, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mehmet Uzun, Karabük Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Öğretim Üyesi Erkan Doğan, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.

Fuat Gürel – Karabük Valisi

Programın açılışında konuşan Vali Fuat Gürel, böyle bir etkinliğin Karabük’te yapılmasından dolayı memnuniyet duyduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“Bu etkinliğin Tıp Fakültesi ve Diş Hekimliği Fakültesi öğrencileri tarafından gündeme getiriliyor olması ve buna öncülük ediliyor olması çok önemli. Artık bulunduğumuz coğrafyadan bilim adamlarını dünyaca ünlü bilim adamlarının çıkmasını arzu ediyoruz. Bir tıp öğrencisi insanla uğraşıyor, insan hayatıyla uğraşıyor onun yapacağı hata ondan bilgisinden kaynaklanan bir eksiklik insan hayatına mal olacağı için kendimizi çok iyi yetiştirmemiz gerekiyor.”

Prof. Dr. Refik Polat – Karabük Üniversitesi Rektörü

Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Refik Polat da kongrenin hazırlamasında emeği geçenlere teşekkür ederek şu ifadelere yer verdi:

“İnşallah kongremiz verimli ve bereketli olur. Yeter ki üniversitemizde bu tür etkinlikler hiç eksilmesin, ben bu görevde kaldığım sürece size her türlü desteği vermeye hazırım.”

Prof. Dr. İbrahim Kürtül – Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekan V.

“Bilim insanları mikrobiyotayı ikinci bir beyin olarak isimlendiriyor”

Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Kürtül ise kongrede son yılların önemli bir konusu haline gelen mikrobiyotanın ele alınacağını belirterek şöyle konuştu:

“Mikrobiyota ile ilgili olarak bilim insanları normalde insan vücudunda bir tane beyin vardı ama bundan sonraki süreçte mide ile bağırsaklarda yaşayan o derin dünyayı da ikinci bir beyin olarak isimlendiriyor. Bu açıdan ben kongreye katılanların olayın bu yönüyle de çok değerli ve verimli bilgiler elde edeceğine inanıyorum.”

Dr. Öğr. Ü. Erkan Doğan – KBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi

Karabük Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Öğretim Üyesi Erkan Doğan, kongrenin düzenlenmesinden dolayı memnuniyetini dile getirerek, “Her geçen gün her alanda başarılarına yenisini ekleyen Karabük Üniversitesi, ulusal ve uluslararası alanda bilime katkı sağlamaya ve bilimsel olarak etkinlikler ve çalıştaylar düzenlemeye devam etmektedir.” diye konuştu.

Prof. Dr. Ömer Faik Ersoy – KBÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı & Kongre Danışmanı

Kongre Danışmanı Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Faik Ersoy, kongrede yaklaşık 230 katılımcının yer aldığını belirterek, “Bu kongre bize azmi, sabrı, mutluluğu öğretti. Ekip arkadaşlarım ve ben kongreden çok fazla dersler çıkardık. Bu nedenle her türlü özveriyi gösteren ve inanılmaz emek harcayan öğrencilerimize teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.

Arş Gör. Yusuf Seçgin – KBÜ Tıp Fakültesi

Bağımlılıklarla Mücadele Kulübü Danışmanı Arş Gör. Yusuf Seçgin ise konuşmasında yapmış oldukları kulüp faaliyetlerinden söz ederek katılımcılara teşekkür etti.

Kerem Talha Düz – Kongre Koordinatörü, Tıp Fakültesi öğrencisi

Kongre Koordinatörü Tıp Fakültesi öğrencisi Kerem Talha Düz ise kongre için ilgi çekici ve güncel bir konu olan mikrobiyotayı seçtiklerini belirterek yoğun bir bilimsel program hazırladıklarının altını çizdi.


Peygamberimiz Hz. Muhammed’in toplum oluşturma süreci ele alındı

Karabük Üniversitesi Değerler Eğitimi Kulübü tarafından düzenlenen “Siyaset ve Din” konulu konferansta Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Yiğitoğlu, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in toplum oluşturma süreci hakkında bilgi verdi.

Haber: Seren Çeli, Fotoğraf: Adam Abdouldjelıl

Karabük Üniversitesi Değerler Eğitimi Kulübü tarafından “Siyaset ve Din” konulu konferans düzenlendi.

İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansa konuşmacı olarak Karabük Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi ve Sanatları Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Yiğitoğlu katıldı. Yiğitoğlu, konuşmasında Peygamberimiz Hz. Muhammed’in toplum oluşturma sürecinde neler yaşadığı ve nasıl bir toplum oluşturduğu hakkında bilgiler aktardı.

Hz. Peygamber zamanında dönemde birçok haksızlık ve çirkin olayların yaşandığına değinen Yiğitoğlu şöyle konuştu; “Burada Hz. Peygamber adeta bataklık içerisinde kuruyan bu çiçeklere tekrar can vermeye çalışan bahçıvan gibidir. Kendisi tüm zorluklara rağmen didinmiş, çabalamış ve nice sıkıntılar çekmiştir. Hz. Peygamber bir toplumu oluşturmak için önce plan ve programını yaptı. Bu konuda temkinli bir şekilde fert fert, kalbi İslam’a daha yatkın olabilecek, sır saklayabilecek, özü sözü bir, sağlam karakterli kişilere yönelmiş ve sağlam gönüller bina etmiştir.”

İslam toplumunun inşa edilmesi için ilk mektep olarak Erkam Bin Ebi’l-Erkam’ın evi “Dârü’l-Erkam”ın tercih edildiğini dile getiren Yiğitoğlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Burada İslam’ın günümüze kadar ulaşmasını sağlayacak yüksek bireyler oluşturulmuştur. Tabi bu bireyler çok rahat bu nimetlere ulaşmış değillerdir. Hz. Peygamber’e ve onun inşa ettiği bu topluma karşı Müşrikler tarafından alay, hakaret, işkence, boykot ve şiddet gibi zulümler hiç eksik olmamıştır. Buna rağmen Hz. Peygamber ve Müslümanlar yılmadı her geçen gün daha da güçlendi ve hızla bir toplum oluşturmaya doğru devam etti. Böylece o karanlık devir; en aydınlık bir devir oldu. Cahiliye insanı, Sahâbe-i Kirâm oldu ve fazîletler medeniyeti inşa etti.”