“Akademisyen Şeflerin Lezzetleri” yarışması yapıldı

Karabük Üniversitesi Eflani Meslek Yüksekokulu Aşçılık programından Öğr. Gör. Sibel Ayyıldız, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi tarafından düzenlenen “Akademisyen Şeflerin Lezzetleri” isimli yemek yarışmasında yaptığı ‘Eflani hindi bandırması’ ile birincilik elde etti.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Gölbaşı Turizm Fakültesinde 15-16 Ekim’de ‘Mutfakta Bilim Var!’ sloganıyla gastronomi festivali düzenlendi. Türkiye’nin dört bir yanından akademisyenler ve gastronomi alanındaki profesyoneller festivalde bir araya geldi.

Festival kapsamında düzenlenen ‘Akademisyen Şeflerin Lezzetleri’ yemek yarışmasına da katılan akademisyenler, hünerlerini sergiledi.

Eflani Meslek Yüskekokulu Aşçılık programı öğretim elemanlarından Öğr. Gör. Sibel Ayyıldız, yöresel yemek konsepti ile yapılan yarışmada, Eflani ilçesinin coğrafi işaretli yemeği olan ‘Eflani hindi bandırması’ ile birincilik elde etti.

KBÜ’de “I. Uluslararası İktisat, İşletme ve Sosyal Bilimler Kongresi”

Karabük Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “I. Uluslararası İktisat, İşletme ve Sosyal Bilimler Kongresi”, Prof. Dr. Fuat Sezgin Safranbolu Bilim ve Sanat Akademisi’nde gerçekleşen açılış oturumu ile başladı. Kongreye 10 farklı ülkeden 132 bildiri ile katılım oldu.

Karabük Üniversitesi ve Econder International Academic Journal dergisinin iş birliği ile düzenlenen ve 20 Ekim’e kadar sürecek olan “I. Uluslararası İktisat, İşletme ve Sosyal Bilimler Kongresi” nde bilim insanları, uzmanlar ve öğrenciler bir araya gelerek iktisat, işletme ve sosyal bilimler alanında bilimsel, kültürel ve sosyal faaliyetlerin geliştirilmesi amacıyla bilgilerini paylaşıyor.

Üç gün sürecek kongrede İran, Libya, Portekiz, Özbekistan ve Rusya olmak üzere çeşitli ülkelerden 200’e yakın katılımcı bildiri ve çalışmalarını sunuyor. Kongre süresince kredi, iktisadi kurumlar, finans uygulamaları, nüfus ve göçler, zanaatlar ve sanayi, sosyal meseleler, iktisadi düşünce, iç ve dış ticaret, kent ekonomisi gibi birçok önemli konu ele alınıyor.

Kongrenin açılışına Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İzzet Açar, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdullah Karakaya, Safranbolu İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, akademik ve idari personel, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.

Kongrenin açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İzzet Açar, Karabük Üniversitesinin genç ve dinamik bir üniversite olduğunu belirterek, Times Higher Education (THE)’ın 2020 yılı için yayımladığı dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında ilk 1000’e girdiğini hatırlattı. Açar, konuşmasında kongrenin hazırlamasında emeği geçenlere de teşekkür etti.

Konuşmasında etik, insan ve strateji konularına değinen İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdullah Karakaya ise etik değerlerin strateji geliştirmede belirleyici rol oynadığını söyledi. Düzenlenen kongrenin sosyal uzlaşı ve iş birliğini geliştirmeye katkı sağlayacağının altını çizen Prof. Dr. Karakaya, “Kendi mütevazı sınırları içerisinde, bilimsel bilgi birikimini artırarak Fecr-i Ati’ye müjdeci olması önemli beklentilerimizdendir.” diye konuştu. 

Kongre Komite Başkanı İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hayrettin Keskingöz ise konuşmasında kongrenin düzenlenmesinden dolayı memnuniyetini dile getirerek kongrenin başarılı geçmesi temennisinde bulundu.

Açılış törenin ardından kongre, Prof. Dr. Fuat Sezgin Safranbolu Bilim ve Sanat Akademisi’nde gerçekleştirilen diğer oturumlarla devam etti.


KBÜ, mühendislik ve teknoloji alanında da dünya sıralamasında ilk 1000’e girdi

Times Higher Education (THE)’ın 2020 yılı için yayımladığı dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında ilk 1000’e giren Karabük Üniversitesi, mühendislik ve teknoloji alanında da ‘Dünya Üniversiteleri Sıralaması’nda ilk 1000’e girmeyi başardı.

Dünyanın en saygın üniversite derecelendirme organizasyonlarından biri olan Times Higher Education (THE) Eylül ayında duyurduğu dünyanın en iyi 1000 üniversitesi sıralamasının ardından bu kez de üniversiteleri genel mühendislik, elektrik – elektronik mühendisliği, mekanik – havacılık mühendisliği, inşaat mühendisliği ve kimya mühendisliği alanlarında derecelendirdi.

Üniversiteler mühendislik ve teknoloji alanında 5 farklı kritere göre değerlendirildi; eğitim, öğrenme ortamı / araştırma / akademik yayın, atıf / uluslararası tanınırlık / endüstriyel gelir ve inovasyon.

Listeye Türkiye’den 26 üniversite girdi

Times Higher Education tarafından yayımlanan mühendislik ve teknoloji alanında ‘Dünya Üniversiteleri Sıralaması’ listesinde Karabük Üniversitesinin yanı sıra; Bilkent Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Koç Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Marmara Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi yer aldı. 

Karabük Üniversitesi geçtiğimiz ay yayımlanan dünyanın en iyi ilk 1000 üniversitesi sıralamasında Türkiye’den listeye girmeyi başaran 11 üniversite arasında yer almış, ayrıca Ankara ve İstanbul dışında listeye girmeyi başaran tek üniversite olmuştu.

Mühendislik ve teknoloji alanında Dünya Üniversiteleri Sıralaması – Türkiye üniversiteleri listesi

Dünyanın en iyi mühendislik ve teknoloji üniversiteleri

Dünyada mühendislik ve teknoloji alanında en iyi 10 üniversite sıralaması ise şöyle: 1. Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü, 2. Stanford Üniversitesi, 3. Cambridge Üniversitesi, 4. Harvard Üniversitesi, 5. Oxford Üniversitesi, 6. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü, 7. Princeton Üniversitesi, 8. ETH Zürih Üniversitesi, 9. Kaliforniya Üniversitesi, 10.
Georgia Teknoloji Enstitüsü.

Tam listeye ulaşmak için tıklayın

KBÜ’den, Mehmet Ali Şahin’e fahri doktora

Karabük Üniversitesi 2019-2020 Akademik Yılı açılış töreninde, 23. dönem TBMM Meclis Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Üyesi Mehmet Ali Şahin’e ‘fahri doktora’ unvanı verildi. Şahin’e fahri doktora diplomasını İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat taktim etti.

Karabük Üniversitesi tarafından 15 Temmiz Şehitler Konferans Salonunda 2019-2020 Akademik Yılı açılış töreni düzenlendi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylunun katılarak ilk dersi verdiği törende, 23. dönem TBMM Meclis Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Üyesi Mehmet Ali Şahin’e, Karabük Üniversitesi Senatosu kararıyla ‘Fahri Doktora’ ünvanı verildi.

Karabük Üniversitesi senatosunda alınan kararda, ‘Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, Başbakan Yardımcılığı, Adalet Bakanlığı ve Devlet Bakanlığı görevlerini başarıyla icra eden, Karabük’ün yetiştirdiği en önemli siyaset ve devlet adamı Sayın Mehmet Ali Şahin’in, şehrimizin gelişimine yaptığı önderlik, Üniversitemizin kurulması ve kurumsallaşması sürecinde verdiği destekler dolayısıyla “Onursal Doktora” unvanı ile taltif edilmesine oy birliği ile karar verildi’ ifadelerine yer verildi.

“Karabük Üniversitesi Rektörü Refik Polat hocamıza ve senato üyesi değerli hocalarımıza teşekkür ediyorum.”

Kendisine fahri doktora ünvanı verilmesi hakkında duygularını paylaşan Şahin, “İlk cübbeyi kendi köyümde imamhatip olarak giymiştim, imamlık cübbesiydi. İkinci cübbe avukatlık cübbesiydi. Şimdi üçüncü cübbe ise Karabük Üniversitesi senatosunun bugün takdim ettiği fahri doktorluk diploması ve cübbesi oldu. Önce Karabük Üniversitesi Rektörü Refik Polat hocamıza çok teşekkür ediyorum. Senato üyesi değerli hocalarımıza da şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu.

Kendisine daha önce de fahri doktora teklifinde bulunulduğunu ancak kabul etmediğini dile getiren Şahin şunları söyledi:

“Rektör Bey beni arayıp bugün için size böyle bir ünvan taktim etmek istiyoruz dediğinde hafızamı yokladım, geçmiş yıllarda da bana böyle bir teklifte bulunulduğunda doğrusu pek sıcak bakmamıştım. “Karabük’e hizmet ettiniz, üniversitenin gelişmesine katkı sağladınız, onun için veriyoruz” dendiğinde, ben hiçbir işi beklenti karşılığında yapmam demiştim ama nihayet Refik hoca beni ikna etti. Doğrusu düşündüm böyle bir payeyi hak edecek ne yaptım diye? Karabük Üniversitesi 29 Mayıs 2007’de kuruldu. Kurulduğunda ben İstanbul milletvekiliydim. Ancak o sırada devlet bakanı ve başbakan yardımcısıydım. Karabük Üniversitesinin kuruluş kanun tasarısının altında bakan olarak benim de imzam var. Ancak bu yaptığım Karabük Üniversitesine bir hizmet olarak telakki edilemez, çünkü benim başka kanun tasarılarında da, başka üniversitelerin kuruluşunda da imzam vardır. Ancak üniversitemiz kurulduktan sonra ben de üniversitemizin eksiklerinin giderilmesi bakımından elimden geldiği kadar yardımcı oldum. ”

“Ben fahri doktora ünvanını sadece şahsım adına değil tüm Karabüklüler adına aldım.”

Karabük Üniversitesinin kuruluşundan sonra Karabüklülerin kendi üniversitelerine sahip çıktıklarını belirten Şahin, şunları kaydetti:

“O bakımdan ben bugün aldığım bu fahri doktora ünvanını sadece şahsım adına değil tüm Karabüklüler adına aldım. O dönemde parlamentoda Karabük’ü temsil eden tüm milletvekili arkadaşlarımın adına aldım. Özellikle Karabük Üniversitesinin girişimi için bazı fakültelerin, bazı yüksekokulların, hatta spor salonu ve kütüphanenin yapımına sponsor olan Kardemir Yönetim Kurulu eski başkanı rahmetli Mutullah Yolbulan ve Kamil Güleç adına aldım. Çünkü böyle bir payeyi tek başıma aldığımı söyleseydim, bunu kendi içimde tartışmalı hale getirirdim, vicdanım kabul etmezdi. O dönemde milletvekilliği yapan arkadaşlarımız Mustafa Ünal, Mehmet Ceylan, Cumhur Ünal daha sonra Burhanettin hoca (Uysal), Osman Kahveci ve şimdi Niyazi hocamız (Güneş), hepsinin de Karabük Üniversitesinin gelişimine katkıları olmuştur. Benim de bir nebze oldu. Ben hepsinin adına bu diplomayı aldım. Tekrar rektörümüze ve üniversite senatomuza şükranlarımı sunuyorum. Tabi bundan sonra da üniversitemizin daha da gelişmesi için bize bir görev düşerse onu yerine getirmeye çalışacağım.”

“Karabük Üniversitesi uluslararası arenada saygıyla anılan bir üniversite haline geldi.”

Son olarak Karabük Üniversitesi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Şahin, “Görüyorumki Karabük Üniversite’miz gittikçe gelişiyor. Uluslararası arenada da artık saygıyla anılan ve takip edilen bir üniversite haline geldi. Dünyanın en iyi ilk bin üniversitesi arasına girmek, buraya olan ilgiyi de artırmıştır. İnşallah ilerde daha da yukarılara çıkan bir üniversite haline gelir.” şeklinde konuştu.

KBÜ’de “Akademik Yıl Açılışı”nı İçişleri Bakanı Soylu yaptı

Karabük Üniversitesi (KBÜ) 2019 – 2020 Akademik Yılı Açılış Töreni, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun katılımı ile yapıldı.

15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleşen törene İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Mehmet Ali Şahin, Vali Fuat Gürel, Karabük Milletvekilleri Cumhur Ünal ve Niyazi Güneş, Belediye Başkanı Rafet Vergili, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Patlak, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, KARDEMİR A. Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Güleç, Karabük Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Burhanettin Uysal, KARDEMİR Yönetim Kurulu Üyesi Osman Kahveci, Karabük Eski Milletvekili Mustafa Eren, protokol üyeleri, ilçe belediye başkanları, kaymakamlar, kamu kurum ve kuruluş yöneticileri, sivil toplum örgütü temsilcileri, il müdürleri, dekanlar, akademik ve idari personel ile öğrenciler ve basın mensupları katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan açılış programında ilk olarak üniversitenin tanıtım filmi sunuldu.

Rektör Prof. Dr. Refik Polat

Törenin açış konuşmasını yapan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesini bilgi, emek ve inançla bir yerlere getirmenin gayreti içerisinde olduğunu belirtti.

Karabük Üniversitesinin kalite ve inovasyon odaklı çalışmaları hakkında bilgi veren Rektör Polat konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Karabük Üniversitesi, Cumhuriyet Kenti Karabük ve dünya kültür mirası Safranbolu’daki külliyeleri, İlçe Meslek Yüksek Okullarıyla Üniversite-Şehir-Sanayi iş birliğinin en güzel örneklerinden birini vermektedir. Seçkin fakülteleri, yüksekokulları, enstitüleri, ar-ge ve akreditasyon laboratuvarları, araştırma ve uygulama merkezlerinde verilen lisans, yüksek lisans, doktora ve uluslararası öğrenci değişim programlarında 50 bin öğrenci öğrenim görmektedir. Güvenli, barış ve huzurun hakim olduğu üniversiteyiz. Bilim üretirken toplumdan da uzak kalamayız. Karabük halkının iyi niyeti ve samimiyetiyle şehre de aynı huzurun yansıdığı bir öğrenim kurumuyuz. İçinde bulunduğumuz külliyedeki binaların çatıları ve duvarlarına yerleştirdiğimiz güneş panelleriyle kendi elektriğimizi kendimiz üretiyoruz. Yeşil kampüs ve temiz enerji odaklı yolumuza hızla ilerliyoruz. Türkiye’nin ilk ve tek demir çelik enstitüsünü bünyemizde barındırıyoruz. Test, deney ve araştırma imkanlarını geliştiriyoruz. Üniversite öğrencilerimizin istihdama katılmalarında ki en önemli nedeni donanımlarını artırarak sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerini arttırmamızdır. Her yıl onlarca öğrenci kongresi, sempozyumu organize ediyorlar. Türkiye’nin her yerinden gelen öğrenci arkadaşlarını ağırlıyorlar. Safranbolu Fuat Sezgin Bilim ve Sanat Akademisi’nde yeni Aziz Sancarlar, Fuat Sezginler yetiştirmenin gayreti içerisindeyiz.”

Rektör Polat konuşmasının sonunda Karabük Üniversitesinin 90 ülkeden 7 bin 500 öğrencisiyle dünyanın en iyi ilk 1000 üniversitesi arasına giren Anadolu’daki tek üniversite olduğunu belirterek, “Nihai hedefimiz, kalite standartları yerleşmiş, yeniliklere açık, huzurlu bir ortamda bilim üretebilen uluslararası bir akademik merkez olmak. İlk 1000 üniversite arasına girmemize rağmen kendimizi bu hedeflerin başında görüyoruz ve daha çok çalışmamız gerektiğini biliyoruz. Bu doğrultuda önümüzdeki dönemde eğitimde kalite ve standartlaşmayı sağlama, hocalarımızın uluslararası tecrübelerini arttırmak ve uluslararası yayınlara ve projelere katkılarını çoğaltmak, yüksek lisans ve doktora programlarında da uluslararasılaşmayı en üst seviyeye çıkarmak öncelikli hedeflerimiz arasında olacak.” ifadelerini kullandı.

Vali Fuat Gürel

Vali Fuat Gürel ise konuşmasında üniversitelerin bir ülkenin sanayileşmesi ve modernleşmesine öncülük eden kuruluşlar olduğunu ifade ederek, “Karabük Üniversitesi de Karabük’ün ayrılmaz parçası olmuştur. Sizlerin iyi bir eğitim alması için hiçbir fedakarlıktan kaçınılmazken devletimiz ve milletimiz 10 bin yatak kapasiteli yurt yapmıştır. Ayrıca bin kişilik yatak kapasiteli yurt inşaatı da sürmektedir. Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ilimize çok önemli yatırımlar yapılmıştır. Bunlardan birisi de Karabük Üniversitesidir.” diye konuştu.

Karabük Üniversitesi öğrencilerine ilk ders Bakan Soylu’dan

Akademik yıl açılışına katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu temsili olarak verdiği ilk derste Türkiye’nin 21. Yüzyıl Hedefleri “Fırsatlar-Tehditler” adlı konuşma gerçekleştirdi.

“12 yıldır Karabük Üniversitesinin geldiği nokta, Türkiye’nin yakaladığı öz güvenin en önemli özetlerinden birisi”

Bakan Soylu, Karabük Üniversitesinin 12 yılda geldiği noktanın Türkiye’nin yakaladığı öz güvenin en önemli özetlerinden birisi olduğunu belirterek konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Gerek helikopterden gördüğümüzde gerek aşağıya indiğimizde gördüğümüzdeki tabloda resim bizi güçlü bir Türkiye geleceğine güçlü adımlarla ilerlettiğine şehadet olarak ortada durmaktadır. Onun için bu önemli bir rakamdır, 50 bin öğrenci rakamı. Sadece nicelikte değil nitelik konusunda da yoğunlaşma açısından önemli bir rakamdır. Yaklaşık 7 bin 500 misafir öğrencinin Karabük’te, Safranbolu’da birlikte bulunmasından elde edilen sinerji de önemli bir rakamdır. Bir tek kişinin getirilmesinin ne kadar zor olduğunun ve bu konuda bu tip meselelerle uğraşan bir arkadaşınız olarak hakikaten 7 bin 500 rakamının çok önemli bir rakam olduğu da burada ifade etmek istiyorum. Sadece burada eğitim öğretim vermiyorsunuz. Sadece burada eğitim ve öğretim yılının sonunda bir diplomada tahsis etmiyorsunuz. Başka bir şey yapıyoruz. Belki dünyanın bugün çok büyük ihtiyaç duyduğu değerleri burada yeniden hep birlikte inşa ediyoruz. Yani Karabük Üniversitesinin elde ettiği bu misyonu takdirle, büyük bir minnet duygusuyla burada huzurunuzda tekrar ifade etmek istiyor ve hepinizi tebrik ediyorum.”

“Dünyanın en çok yardım yapan ülkesiyiz”

Bakan Soylu konuşmasında, dünyanın en çok yardım yapan ülkesinin Türkiye olduğunun altını çizerek, “Dünyanın en çok sığınmacı barındıran ülkesiyiz. Terörü desteklemedik. Terör örgütlerine silah ve para vermedik. Laboratuvarlarımızda sentetik uyuşturucu üretmiyoruz. Üretipte başka ülkelere de göndermiyoruz. Bilakis dünyada hem terörle hem uyuşturucuyla en ciddi mücadele veren bir ülkeyiz. Afrika’da, Somali’de, Myanmar’da,  bu ülkenin açtığı su kuyuları, bu ülke insanının emekleriyle ve alın teriyle açılan Sahra hastaneleri var. Sudan’da yetim evlerimiz var. Yemen’de yetim evlerimiz var. Sahra hastanelerimiz var. Yüzlerine gülümseme olduğumuz, sofrasına ekmek, sofrasına umut, sofrasına su olduğumuz binlerce insanlar var. ” diye konuştu.

Konușmasında kaçak göçmenlerle ilgili verileri de paylaşan Soylu, ” 2016 yılında toplam 175 bin kaçak göçmen yakaladık Türkiye içerisinde. 2017 yılında 176 bin kaçak göçmen yakaladık. 2018 yılında yaklaşık 268 bin kaçak göçmen yakaladık. 2019 yılında şu andaki rakam 320 bin. Bu yıl 400 binle bitireceğiz. Bunun sorumlusu biz değiliz. Bunun sorumlusu maalesef dünyayı yönsüzlüğe mahkum eden ve kendileri de yönsüzlük içinde bulunduğu batı ülkeleridir. Bunun sorumlusu biz değiliz.” dedi.

“PKK terörü, Türkiye’nin önemli gücü olan Anadolu kardeşliğini bozmaya çalışmaktadır “

Türkiye’nin 40 yıldır PKK terör örgütüyle mücadele ettiğini belirten Soylu, “Ben Kato Dağı’nı defalarca gördüm. Türkiye’de hayvancılığın en iyi yapılacağı yerlerden bir tanesidir. Tam 20 yıldır sadece terör nedeniyle giremediğimiz yerlerde geçen gün Enerji bakanımız videosunu gösterdi. Şarıl şarıl petrol akıyor. Enerji kaynaklarımız, madenlerimiz bizi onlardan uzaklaştırdılar. En önemlisi ülkemizin insanını bölmeye parçalamaya birbirinden ayırmaya çalıştılar. Gelişmiş batı diye tarif ettiğimiz ülkeler 40 yıldır PKK’ya aklınıza gelebilecek her türlü desteği verdiler. Para verdiler, silah eğitimi verdiler, uluslararası koruma verdiler, moral verdiler. Son 5 yıl DAEŞ ile mücadele bahanesiyle bu örgüte açıktan destek verdiler. PKK terör örgütünün Türkiye’ye parasal olarak maliyeti ile yaklaşık 350 milyar dolar ile 1,2 trilyon dolar arasında çeşitli hesaplamalar ve analizler var. Bir başka uluslararası çalışmada terörizmin gelişmekte olan ülkelerdeki büyüme oranının yüzde 1,4 azaldığı yönünde ciddi bir sonuca ulaşmıştır. Tabi bu işin içinde sosyal maliyetlerde var. PKK terörü, Türkiye’nin önemli bir gücü olan Anadolu kardeşliğini bozmaya çalışmaktadır. “

Bakan Soylu konuşmasının sonunda yaşadığımız coğrafyanın tehditler ve fırsatlar coğrafyası olduğunu belirterek, “Bugün tehdit yoğun bir dönemdeyiz bu doğrudur. Ancak bu tehdit yoğun dönemin son demlerindeyiz ve bunun arkası fırsatlarımızın sefasını süreceğimiz bir dönemdir. Hiç endişe etmeyin. Bugün yaşadığımız göç hadisesi dahil bugün katladığımız pek çok maliyet yarınlarımız için bize çok fırsatlar, farklı fırsatlar ortaya koyacaktır. Bizim temel hedefimiz ve arzumuz buradaki devletlerin istikrarıdır. İllegal tüm yapılar sahadan silindikten sonra burada ekonomi, burada ticaret, tarım ve diğer faaliyetler normal seyrine döndükten sonra inanıyorum ki Türkiye’nin büyümesi ve kalkınması elbette ki çok farklı olacaktır.” şeklinde konuştu.

Konuşmanın ardından KBÜ Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya Safranbolu’nun yer aldığı tablo hediye etti.

Açılış konuşmalarının ardından akademisyenlere Bilim Ödülleri ve Onur Ödülleri takdim edildi.

Mehmet Ali Şahin’e “Fahri Doktora” unvanı verildi

Karabük Üniversitesi 2019 – 2020 Akademik Yılı Açılış Töreninin ardından Fahri Doktora Töreni gerçekleşti.

Türk siyasetçi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 23. Dönem TBMM Başkanı olan Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Mehmet Ali Şahin’e Karabük’e ve Karabük Üniversitesine yaptığı hizmetler dolayısıyla “Fahri Doktora” unvanı verildi. Rektör Prof. Dr. Refik Polat, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Mehmet Ali Şahin’e fahri doktora unvanını İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile birlikte taktim etti.

Orman Fakültesinde oryantasyon programı düzenlendi

Karabük Üniversitesi Orman Fakültesinde “2019-2020 Akademik Yılı Açılış Dersi ve Oryantasyon Programı” düzenlendi.

Külliye Karabük

Karabük Üniversitesi Orman Fakültesi tarafından “2019-2020 Akademik Yılı Açılış Dersi ve Oryantasyon Programı” gerçekleştirildi.

Hamit Çepni Konferans Salonu’nda gerçekleşen açılış törenine Rektör Yardımcısı ve Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İzzet Açar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, Zonguldak Orman Bölge Müdürü Zekeriya Beyazlı, kamu kurum ve kuruluş yöneticileri, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

Programın açılışında konuşan Rektör Yardımcısı ve Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İzzet Açar, Orman Fakültesi öğrencilerinin çok şanslı olduklarını belirterek, “Türkiye’nin orman bakımından yüz ölçümü olarak birinci sıradaki ilinde yaşıyorlar. Karabük’ün yüzde 71 oranı ormanlarla kaplı. Burada Orman Fakültesi bu yönde bir önem arz ediyor. Biz 2020 yılı için Karabük Üniversitesi olarak dünya üniversite sıralamaları içerisinde ilk bine girdik. Bu 12 yaşındaki bir üniversite için çok dikkate değer bir başarı, bunda herkesin emeği var. Emeği olan herkese biz gerçekten minnet duyuyoruz, minnettarız. Türkiye’nin en fazla ormanına ve biyolojik çeşitliliğine sahip olan bir ilde uluslararası düzeydeki bir üniversitede bir orman fakültesinin olmasından daha doğal bir şey olamaz.” şeklinde konuştu.

Orman Fakültesinin açılış dersini veren Orman Bölge Müdürü Zekeriya Beyazlı ise mesleki deneyim ve tecrübelerini öğrencilerle paylaştı. Beyazlı konuşmasında işini severek yaptığını belirterek öğrencilere kariyer hayatları için yol gösterici tavsiyelerde bulundu.

Karabük ilinin orman bakımından çok önemli olduğuna değinen Beyazlı, “Sadece alansal olarak ilin yüzde 71’i değil taşıdığı ağaç türleri ve lokal iklim farklarıyla da Yenice ayrı bir dünyadır. Yenice’nin kendi içinde bile lokal yetişme muhitleri var. Kızılçamımız var. Karaçamımız var. Yani hiç beklenmedik türlerde var burada. Yani bir orman tarifi yapında bu Karabük’te olmasın yoktur manzarasına varana kadar.” diye konuştu.

Programda konuşma yapan Safranbolu Orman İşletme Müdürü Sema Altunay ise Orman İşletme Müdürlüğünün yıllık program ve faaliyetleri hakkında bilgi verdi.

Orman Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ufuk Coşgun ise Orman Fakültesinin tanıtımı ile ilgili sunum gerçekleştirdi. Orman Fakültesinin değişim ve gelişim süreçlerine değinen Coşgun, “Orman Fakülteleri, dünya ormancılığındaki değişim ve gelişimleri değerlendirip bu süreçlerinde rol alarak, ülkemiz ve bölgemiz ormancılığının değişim ve gelişimine katkı vermeli. Bu değişim ve gelişimlere uyum sağlayabilecek mühendislik etik ilkeleri ve bilimsel çalışma ahlakına sahip mühendisler yetiştirmelidir.” şeklinde konuştu.

Program, Orman Fakültesi öğrencilerinin sordukları sorulara verilen cevaplarla sona erdi.

KBÜ akademik personeline “Proje Yazma” eğitimi

Karabük Üniversitesi (KBÜ) akademik personeline “Araştırma Projesi Hazırlama ve Yürütme Eğitimi” veriliyor. KBÜ Rektörlüğü tarafından organize edilen eğitim programı kapsamında ilk olarak “Fen ve Mühendislik Bilimlerinde Araştırma Projesi Hazırlama ve Yürütme Eğitimi” verildi.

KBÜ Rektörlüğü tarafından, üniversitelerin önemli unsurlarından bilimsel araştırma ve girişimcilik konularında farkındalık ve bilinç artırmaya yönelik çalışmalara katkı sağlamak amacıyla KBÜ akademik personeline
“Araştırma Projesi Hazırlama ve Yürütme Eğitimi” veriliyor.

Prof. Dr. Fuat Sezgin Safranbolu Bilim ve Sanat Akademisi’nde gerçekleştirilen eğitimlerde ilk olarak “Fen ve Mühendislik Bilimlerinde Araştırma Projesi Hazırlama ve Yürütme Eğitimi” verildi.

Eğitim programı kapsamında genel anlamda katılımcıların, çeşitli kurumlarca sağlanan destek programlarına araştırma projesi hazırlamalarına katkı vermek, başvuru süreçlerini tanımalarını sağlamak, proje hazırlama ve uygulama ile girişimcilik konularında, temel bilgi ve becerilerinin geliştirilmesine destek vermek hedeflendi.

Bu doğrultuda özellikle kursiyerlere, sahip oldukları proje fikirlerinin yazım ve sunum aşamalarında dikkat etmeleri gereken hususlar hakkında teorik ve uygulamalı eğitim verilerek, beceri ve donanımlarının geliştirilmesi, proje destek programlarına yönelik olarak; proje yazmaya ilgilerini artırmak, araştırma becerilerini geliştirmek, yeni çalışma konusu belirleyebilme tekniklerini ve girişimcilik yönünde donanım kazandırmak için eğitim semineri ve etkinlikler gerçekleştirildi.

Eğitim yöneticiliğini Yozgat Bozok Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Mustafa Böyükata’nın yaptığı etkinlikte eğitmen olarak, YÖK Denetleme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erdal Çelik, KBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İzzet AÇAR, Dumlıpınar Üniversitesinden Prof. Dr. H. Melih Saraoğlu ve KBÜ’den Doç. Dr. Engin Gedik yer aldı.

Karabük Üniversitesinde hazırlanacak TUBİTAK projelerinin sayısını artırmak adına, “Sosyal Bilimler Alanlarında Araştırma Projesi Hazırlama ve Yürütme Eğitimi” 2-3 Kasım tarihlerinde, “Sağlık Bilimleri Alanlarında Araştırma Projesi Hazırlama ve Yürütme Eğitimi” 30 Kasım- 1 Aralık 2019 tarihlerinde ve bütün alanları kaplayan “Akademik Düzeyde Bilimsel Araştırma Projesi Hazırlama ve Yürütme Eğitimi” ise 28-29 Aralık 2019 tarihlerinde düzenlenecek.


KBÜ, Avrupa’nın en büyüğü EAIE 2019’a katıldı

Uluslararası öğrenci sayısı 7 bini aşan ve Times Higher Education tarafından yayınlanan listeye göre dünyanın en iyi bin üniversitesi arasında yer alan Karabük Üniversitesi, uluslararası alanda iş birliklerini artırmaya devam ediyor.

Bu kapsamda Karabük Üniversitesi her yıl olduğu gibi bu yıl da Avrupa’nın en büyük eğitim fuarı EAIE’deki yerini aldı.

Bu yıl Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de düzenlenen EAIE 2019’a Karabük Üniversitesi ile birlikte 90 ülkeden 240’tan fazla üniversite katılım sağlarken, fuarda ayrıca alanında uzman 450 konuşmacı yer aldı.

Karabük Üniversitesini Rektör Prof. Dr. Refik Polat, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İzzet Açar ve Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Öğr. Gör. Oya Çepni Önalan’ın temsil ettiği fuarda, birçok üniversite ile ön görüşme yapılarak Karabük Üniversitesini tanıtma ve ikili iş birliği yapma fırsatı yakalandı.

Prof.Dr. Şükrü Ersoy: Marmara Denizinde tsunami olabilir

Yıldız Teknik Üniversitesi Doğa Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy,  Karabük Üniversitesinde düzenlenen ‘International Science and Engineering Applications Symposium on Hazards 2019’ adlı sempozyumda “Marmara Denizinde tsunami olabilir. Tsunami, Marmara içinde bir gerçek. Türkiye kıyıları içinde bir gerçek. Lütfen Marmara’da tsunami olabileceği konusunda bize güvenin.” diye konuştu.

Külliye Karabük

Karabük Üniversitesi Hamit Çepni Konferans Salonu’nda düzenlenen sempozyumda Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Doğa Bilimleri Araştırma Başkanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, “Gelecekte İnsanoğlunu Hangi Tehlikeler Bekliyor” adlı sunum gerçekleştirdi. Ersoy, 10 yıl içinde meydana gelmesi beklenen olası Marmara depremi ve tsunami tehlikesine karşı uyarılarda bulundu.

“4,6 büyüklüğündeki deprem gelecek depremlerin ayak sesi”

Ersoy, Marmara’da gerçekleşen 4,6 büyüklüğündeki depremin endişe verici olduğunu belirterek, “Bu depremin çok sığ derinliklerinde olması nedeniyle Marmara çevresinde özellikle İstanbul’da çok hissedildi. Zaten dördü geçen depremlerde insanların hissetmesi çok normal ama kritik olan şu ki, 4,6 büyüklüğündeki bu deprem Marmara Denizinin içerisinden geçen Kuzey Anadolu fayının üzerinde oldu. Kaygılarımız ondandı. Çünkü şöyle bir söylemimiz var. Gelecekte büyük bir deprem bekliyoruz ve bu yediden büyük olacak. Bu 4,6 büyüklüğündeki depremde bu beklediğimiz bölgede olduğu zaman endişelerimiz arttı. Marmara Denizinin içerisindeki Kuzey Anadolu fayının çok aktif olması, canlı ve dinamik olması gelecek depremlere de hazırlandığının hatta bir ayak sesi olduğunun mesajı bu bunu böyle almak gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“Marmara’da gerçekleşecek bir deprem ülkemizin milli güvenlik sorunudur”

Ersoy, 10 yıl içerisinde Marmara Denizinde yediden büyük bir deprem beklediklerini ifade ederek, “Bu depremle birlikte tsunami tehlikesi de var. Bu deprem bugünde olabilir on yıl içinde olabilir ama bize verdiği mesaj Marmara Bölgesi çok kalabalık bir yer. İstanbul’da 15 milyon insan yaşıyor. Tüm illeri saydığımızda 26 milyon, 27 milyon insan var. Dolayısıyla neredeyse Türkiye’nin üçte biri Marmara çevresinde ve yapı konutlarında çok yüksek olduğu 6 milyona yakın konut olduğunu düşünürsek gelecekteki büyük depremler mutlaka çevreyi çok etkileyecek. Türkiye’nin sanayisi de burada. Dolayısıyla buradaki bir depremden söz ederken Türkiye’nin milli güvenlik sorunundan söz ediyoruz demektir. Marmara’da gerçekleşecek bir deprem ülkemizin milli güvenlik sorunudur. O bakımdan iyi yönetilmesi gerek. Çünkü deprem olduktan sonrada yönetmeniz gerekiyor. Milyonlarca insana sokakta bakmanız, güvenliğini ve konaklamasını sağlamanız gerekiyor. Marmara’da ki bir depremi çok ciddiye alıyoruz.” diye konuştu.

“Türkiye kıyılarında 150’ye yakın tsunami var. 25’i Marmara’nın içerisinde”

Prof. Dr. Ersoy olası Marmara Depreminin tsunami ile birlikte düşünülmesi gerektiğinin altını çizerek konuşmasını şu şekilde sürdürdü:  

“Şimdi Marmara Denizinde bir depremi konuşuyorsak tsunamiyi de beraber konuşuruz. Tsunami, Marmara içinde bir gerçek. Türkiye kıyıları içinde bir gerçek. Türkiye kıyılarına baktığımızda da Türkiye’nin bütün kıyıları için 150’ye yakın tsunami var. 25’i Marmara’nın içerisinde. Bende Tsunami çalışanlardan bir tanesiyim. Uluslararası ekiple birlikte tüm kıyıları kazdık. Marmara kıyılarını da kazdık. Potansiyel eski tsunami izlerini de bulduk ve tarihlendirdik. Lütfen bu konuda tsunami olabileceğine Marmara’da bize güvenin. Marmara Denizinde bir tsunami olabilir mi olabilir. Marmara Denizinin içerisinde üç tane bin metreyi aşan çukur var. Bu çukurların yamaçlarında çamurlar var. Eğer bu deprem bu çamurları silkelerse büyük denizaltı heyelanları oluşabilir. Bunlarda tsunamiye yol açabilir.”

“3 bin metreye kadar okyanus sularının ısınması toplu yok oluşlara neden olabilir”

Konuşmasında küresel iklim değişimine de değinen Ersoy, “Şu anda küresel iklim değişimi ile karşı karşıyayız. 18 bin yıl önce buzul döneminde buzul alanı 45 milyon kilometrekarelik. Şu anda 15 milyon kilometrekarelik yani üçte biri kalmış buzulların. Bu buzullar okyanuslara su olarak eklenmiş. Küresel iklim değişimi ile birlikte sadece suyun artışı değil çok fazla değişimler var. Küresel ısınmanın bütçesinin yüzde 90’ı okyanusların içinde hapsolmuş durumda. Sularda ilk 700 metrede hapsolmuş durumda hatta 3 bin metreye kadar okyanus sularının ısındığı ortaya kondu. Bu çok tehlikeli bir şey çünkü toplu yok oluşlara neden olabilir ve su seviyesi her sene 2,8 milimetre yükseliyor. Toplamda bu yüz yıl içerisinde 20 santime yakın su yükselmesi var. Bu kıyıdaki tarım alanlarının deniz suları altında kalması ve açlık anlamına gelebilir.” şeklinde konuştu.

“Dünyadaki yoksulluğu ve yolsuzluğu bitirmeden afetler ile baş edemezsiniz”

Konuşmasının sonunda Ersoy, dünyadaki doğa ve insan kaynaklı afetlerin önlenebilmesi için yoksulluğun ve yolsuzluğun ortada kalkması gerektiğini ifade ederek, “Dünyadaki doğa afetlerine insan kaynaklı afetleri  önlemenin tek yolu dünyadaki yoksulluğu ve yolsuzluğu bitirmektir. Başka türlü çözemezsiniz. Sonuç olarak tehlikeleri iyi tanımamız gerekiyor. Çevremizdeki uygar bir insanın yapması gereken budur zaten. Farkındalığın artması gerekiyor bu tür seminerlerin çok yapılması gerekiyor.” diye konuştu.

“International Science and Engineering Applications Symposium on Hazards 2019” başladı

Karabük Üniversitesi, Karabük İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ve Sakarya Üniversitesi Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğinde düzenlenen “International Science and Engineering Applications Symposium on Hazards 2019” başladı. Kongreye 8 farklı ülkeden 70’e yakın bildiri ile katılım oldu.

Külliye Karabük

Karabük Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “International Science and Engineering Applications Symposium on Hazards 2019 ” açılış oturumu gerçekleştirildi.

Farklı türdeki tehlikeler konusunda en son gelişmelerin ve araştırmaların paylaşıldığı sempozyumda, akademisyenler ve uzmanlar bir araya gelerek jeohazlar, atmosferik tehlikeler, hidrolojik tehlikeler, kimyasal tehlikeler, nükleer tehlikeler ve yangın tehlikeleri gibi konular ele alınıyor.

İki gün sürecek sempozyumda Danimarka, Hindistan, Slovenya, Malezya, İsveç, İtalya ve Afganistan olmak üzere çeşitli ülkelerden katılan 100’e yakın katılımcı konuyla ilgili bildiri ve çalışmalarını sunuyor.

Karabük Üniversitesi Hamit Çepni Konferans Salonu’nda düzenlenen kongrenin açılışına Vali Fuat Gürel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ, Safranbolu Kaymakamı Dr. Fatih Ürkmezer, Eskipazar Kaymakam V. Muhammed Burak Akköz, İl Afet ve Acil Durum Müdürü Dr. Gazanfer Erbay, protokol üyeleri, kamu kurum ve kuruluş yöneticileri, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.

Vali Gürel: 1999 Marmara depremi ülkemiz adına bir dönüm noktası oldu

Programın açılışında konuşan Vali Fuat Gürel, konuşmasının başında 1999 Marmara Depremini hatırlatarak,  “1999 depremini hepimiz biliyoruz. Çok büyük kayıplar, hem can hem de mal kayıpları yaşandı. Aslında geçmişte de bu tür olayları çok sık yaşamışız ama maalesef tedbir alma hususunda çok sıkıntılar yaşadık o tarihlerde. 1999 depremi ülkemiz adına belki bir dönüm noktası oldu. Hem depremlerle alakalı hem de diğer afetlerle ilgili neler yapılabileceğini, tedbirler alınması hususunda çok büyük çalışmalar yapıldı. Bu sempozyumda bu manada hem yöntemlerin ortaya çıkarılması hem de vatandaşlarımızın bilinçlendirilmesi hususunda bizlere fikir verecektir.” şeklinde konuştu.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar ise konuşmasında böyle bir etkinliğin Karabük Üniversitesinde yapılmasından dolayı memnuniyet duyduğunu ifade ederek sempozyumun hazırlamasında emeği geçenlere teşekkür etti.

İl Afet Müdürü Dr. Erbay: Hiçbir doğa veya insan kaynaklı tehlike, zarar vermeden afet haline dönüşmez

İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürü Dr. Gazanfer Erbay ise konuşmasında şunları söyledi:

 “Afetler, doğa kaynaklı ve insan kaynaklı tehlikelerin canlılara, mala mülke, yürütülen hizmetlere, normal insan yaşantısını kesintiye uğratarak sosyal, ekonomik zararlar vermesidir. Hiçbir doğa kaynaklı tehlike veya insan kaynaklı tehlike zarar vermeden afet haline dönüşmez. Bizim bu tehlikelere karşı önlemlerimizi almamız lazım, bilinçli bireyler olmamız lazım. Bizde Karabük AFAD Müdürlüğü olarak Karabük Üniversitesi ile çalıştaylar, sempozyumlar yapıyoruz. Burada konferanslar veriyoruz. Bunlardaki amacımız halkımızı, toplumumuzu bilinçlendirmek afetlere karşı ne yapacağını bilir haline getirmek, bilinçli bireyler yetiştirmek.”

Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. İnan Keskin ise düzenlenen sempozyum ile doğa olaylarındaki zararların azaltılması için yapılması gerekenlerin tartışılarak bilimsel farkındalığın üst düzeye çıkarılmasını ve literatüre katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi.