“Geçmişten Günümüze Karabük ve Çevresinde Dini, İlmi ve Kültürel Hayat Sempozyumu” başladı

Karabük Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve Türkiye Diyanet Vakfı İstanbul şubesi iş birliğinde düzenlenen “Uluslararası Geçmişten Günümüze Karabük ve Çevresinde Dini, İlmi ve Kültürel Hayat Sempozyumu” başladı. Kongreye 5 farklı ülkeden 87 bildiri ile katılım oldu.

Karabük Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “Uluslararası Geçmişten Günümüze Karabük ve Çevresinde Dini, İlmi ve Kültürel Hayat Sempozyumu ” açılış oturumu gerçekleştirildi.

Karabük’ün tarihinin ve bugününün çeşitli açılardan ele alındığı ve değerlendirmelerin paylaşıldığı sempozyumda, akademisyenler ve uzmanlar bir araya gelerek Karabük’ün arkeolojik yapısı, ilk çağlardan günümüze tarihi, Karabük ve Safranbolu’nun yetiştirdiği önemli simalar ve Karabük’te dini ve kültürel hayat gibi konuları tartışıyor.

İki gün sürecek sempozyumda Çad, Kırgızistan, Özbekistan ve Sudan olmak üzere çeşitli ülkelerden katılan 100’e yakın katılımcı konuyla ilgili bildiri ve çalışmalarını sunuyor.

Karabük Üniversitesi 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda düzenlenen sempozyumun açılışına Rektör Prof. Dr. Refik Polat, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bünyamin Şahin, Çad Cumhuriyeti Yükseköğretim Bakanı ve N’Djamena Üniversitesi Rektörü Pr. Mahamat Barka, Türkiye’nin Eski Çad – Encemine Büyükelçisi İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kavas, İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı, Sudan Teknokent Müdürü Dr. Usame Reis, İl Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ, protokol üyeleri, Türkiye Diyanet Vakfı personelleri,  akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat

Programın açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Refik Polat, kongrenin hazırlamasında emeği geçenlere teşekkür ederek, “Sempozyumun konusu Karabük ve çevresine özel bir konu. Karabük ve çevresinde geçmişten günümüze kadar dini, ilmi ve kültürel hayatı konu alan bir sempozyum. İki gün boyunca enine boyuna burada konuklar tarafından bu konu tartışılacaktır. Sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.

İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fahrettin Atar

İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fahrettin Atar konuşmasında sempozyumun düzenlenmesinden dolayı memnuniyetini dile getirerek, “Karabük ve çevresi, eski çağlardan bugüne Bizans’tan Osmanlı’ya birçok devlete ev sahipliği yapmıştır. Bu açıdan tarihi ve kültürel varlığı ile zengin bir mirasa sahiptir. Söz konusu kültürel birikim bu coğrafyanın, alimlerin yetiştiği, ilmi faaliyetlerin hız kazandığı, kıymetli eserlerin ortaya çıktığı bir yer haline gelmesine zemin hazırlamıştır. İşte bu tarihi dokuyu da içine alacak şekilde Karabük ve çevresinde özellikle Safranbolu’da ilmi hayata katkı sağlayacak değerli isimlerin hayatları ve çalışmalarını bilimsel olarak inceleyerek bu tür çalışmaları teşvik etmek üzere bu sempozyumu düzenlemiş bulunmaktayız.” diye konuştu.

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı ise konuşmasında medeniyetimizin köklü bir medeniyet olduğunun altını çizerek, “Bizim nezdimizde bu köklülüğü, soyluluğu ortaya çıkacak her türlü faaliyet anlamlıdır, değerlidir. Bizim öncelikle geçmiş kültüre, geçmiş müktesebata, geçmiş birikime muttali olmamız, onun güçlü taraflarını günümüze taşımamız en temel zorunluluğumuzdur, yükümlülüğümüzdür. Geçmiş kültürle, geçmiş birikimle bugünü buluşturmak, o geçmiş birikimin bugüne söyleyeceği bir şey varsa onu söyletmekte bir başka yükümlülüğümüz. Çağdaş birikime katkı sunmak gibi bir yükümlülüğümüz var. Bu sempozyum hem geçmişe karşı sorumluluğumuzu hem de çağımıza karşı yükümlülüğümüzü yerine getirme çabasının bir ürünü.” ifadelerini kullandı.

Dr. Öğretim Üyesi Ayhan Işık

Sempozyum Tertip Heyeti Başkanı İlahiyat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Ayhan Işık ise konuşmasında sempozyum hakkında bilgi vererek, “Sempozyumumuz, farklı salonlarda iki günde toplam 25 oturum şeklinde yapılacaktır. Konu başlıklarımız ise Karabük ve çevresinde Arkeoloji, Karabük ve çevresinde Dini ve İlmi Hayat Arşiv Belgelerinde ve Şeriyye Sicillerinde Karabük, Karabük’te Vakıf Kültürü, Karabük’te Ekonomik Durum, Turizm ve Mimari ve Basın şeklinde sınıflandırılmış olup iki günde 7 tanesi yurt dışından olmak üzere toplam 87 özgün tebliğ yerli ve yabancı katılımcılar tarafından sunulacaktır.” diye konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kavas başkanlığında ilk oturum başladı. Oturumda Çad Cumhuriyeti Yükseköğretim Bakanı ve N’Djamena Üniversitesi Rektörü Pr. Mahamat Barka, Sudan Teknokent Müdürü Dr. Usame Reis ve Prof. Dr. Bekmırzaev Ilkhomjon konuşmacı olarak yer aldı.

Sempozyum İlahiyat Fakültesi’nde gerçekleştirilen diğer oturumlarla devam edecek. 

Kırgızistan OŞ Devlet Üniversitesi ile iş birliği protokolü

Karabük Üniversitesi, Kırgızistan’da bulunan Oş Devlet Üniversitesi ile eğitimde iş birliği protokolü imzalayarak uluslararası alandaki iş birliklerine bir yenisini daha ekledi.

Karabük Üniversitesi ile Kırgızistan’da bulunan Oş Devlet Üniversitesi arasında eğitimde iş birliği protokolü imzalandı.

Rektörlük protokol salonunda gerçekleşen iki üniversite arasındaki iş birliği protokolüne Rektör Prof. Dr. Refik Polat ile Oş Devlet Üniversitesi Rektörü Kudayberdi Kocobekov imza attı. İmzalanan protokol gereği iki taraf arasındaki akademik iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde karar alındı. 

TÜSİAD Bu Gençlikte İş Var! Girişimcilik Bayrağı KBÜ’nün

TÜSİAD Bu Gençlikte İŞ Var! Girişimcilik Programına en çok katılımcı veren Karabük Üniversitesi 2019 dönemi girişimcilik bayrağını kampüsüne taşıdı.

TÜSİAD tarafından üniversite öğrencilerine yenilikçi bakış açısı ve girişimcilik yetkinliği kazandırmak amacıyla eğitimden iş dünyası ile etkileşime, kuluçkadan mentorluğa kadar geniş yelpazede destek sağlayan TÜSİAD Bu Gençlikte İŞ Var!, programa en  fazla öğrenci gönderen üniversiteye TÜSİAD Girişimcilik Bayrağı’nı veriyor. Bu yıl, 2 bin 990 öğrenci içinden 96’sının katılmaya hak kazandığı Girişimcilik Kampı’na en fazla öğrenci gönderen Karabük Üniversitesi bayrağın sahibi oldu.  Karabük Üniversitesi ev sahipliğinde TÜSİAD üyeleri ve girişimcilik eko sistemi aktörleri ile gerçekleştirilen etkinlikte TÜSİAD Girişimcilik Bayrağı takdim edildi.

Etkinlik, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat ve TÜSİAD Bu Gençlikte İŞ Var! Çalışma Grubu Başkanı Dr. İzel Levi Coşkun’un açılış konuşmaları ile başladı.

Açılış konuşmalarının ardından moderatörlüğünü TÜSİAD Genel Sekreter Yardımcısı Melda Çele’nin gerçekleştirdiği panelde TÜSİAD Bu Gençlikte İŞ Var! Çalışma Grubu Başkanı Dr. İzel Levi Coşkun ve Çalışma Grubu Üyesi Çağatay Özkul programın aşamaları hakkında bilgi vererek katılımcıların sorularını yanıtladı. Moderatörlüğünü TÜSİAD Girişimcilik ve Gençlik Çalışmaları Uzmanı Kadir Yusuf Öztürk’ün yaptığı “Fikrin Varsa Nereden Başlamalısın?” başlıklı ikinci bölümde ise Workinlot Kurucu Ortağı Baran Korkut, kendi girişimcilik öyküsünden yol çıkarak iş fikri olan girişimci adaylarının dikkat etmeleri gereken püf noktaları paylaştı ve soruları yanıtladı.

Karabük Üniversitesi Rektörü, TÜSİAD Üyeleri, akademisyenler, girişimcilik aktörleri ve öğrencilerin katıldığı etkinlik; Karabük Üniversitesi’nin TÜSİAD Bu Gençlikte İŞ Var! programında başarılı olan öğrencilerine verilen Sertifika Töreni ile son buldu.

Çad N’Djamena Üniversitesi ile iş birliği genişliyor

Karabük Üniversitesi ile Çad’da bulunan N’Djamena Üniversitesi arasında eğitimde iş birliği protokolü imzalandı.

Karabük Üniversitesi, N’Djamena Üniversitesi ile eğitim konularını kapsayan yeni bir iş birliği protokolü imzaladı. İş birliği kapsamında Karabük Üniversitesi, Çad Cumhuriyeti Yükseköğretim Bakanı ve N’Djamena Üniversitesi Rektörü Pr. Mahamat Barka ve beraberindeki heyeti ağırladı.

Ziyaret kapsamında Çad Cumhuriyeti Yükseköğretim Bakanı ve N’Djamena Üniversitesi Rektörü Pr. Mahamat Barka ile bir araya gelen Rektör Polat, ikili iş birliklerin artırılması konusunda görüş birliğine vararak iki üniversitenin ortak çalışma yapabileceği alanları konuştu.

Söz konusu görüşmenin ardından imza törenine geçildi. Rektörlük protokol salonunda gerçekleşen iş birliği protokolüne, Rektör Prof. Dr. Refik Polat ile Çad Cumhuriyeti Yükseköğretim Bakanı ve N’Djamena Üniversitesi Rektörü Pr. Mahamat Barka imza attı.

KBÜ’den, Mehmet Ali Şahin’e fahri doktora

Karabük Üniversitesi 2019-2020 Akademik Yılı açılış töreninde, 23. dönem TBMM Meclis Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Üyesi Mehmet Ali Şahin’e ‘fahri doktora’ unvanı verildi. Şahin’e fahri doktora diplomasını İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat taktim etti.

Karabük Üniversitesi tarafından 15 Temmiz Şehitler Konferans Salonunda 2019-2020 Akademik Yılı açılış töreni düzenlendi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylunun katılarak ilk dersi verdiği törende, 23. dönem TBMM Meclis Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Üyesi Mehmet Ali Şahin’e, Karabük Üniversitesi Senatosu kararıyla ‘Fahri Doktora’ ünvanı verildi.

Karabük Üniversitesi senatosunda alınan kararda, ‘Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, Başbakan Yardımcılığı, Adalet Bakanlığı ve Devlet Bakanlığı görevlerini başarıyla icra eden, Karabük’ün yetiştirdiği en önemli siyaset ve devlet adamı Sayın Mehmet Ali Şahin’in, şehrimizin gelişimine yaptığı önderlik, Üniversitemizin kurulması ve kurumsallaşması sürecinde verdiği destekler dolayısıyla “Onursal Doktora” unvanı ile taltif edilmesine oy birliği ile karar verildi’ ifadelerine yer verildi.

“Karabük Üniversitesi Rektörü Refik Polat hocamıza ve senato üyesi değerli hocalarımıza teşekkür ediyorum.”

Kendisine fahri doktora ünvanı verilmesi hakkında duygularını paylaşan Şahin, “İlk cübbeyi kendi köyümde imamhatip olarak giymiştim, imamlık cübbesiydi. İkinci cübbe avukatlık cübbesiydi. Şimdi üçüncü cübbe ise Karabük Üniversitesi senatosunun bugün takdim ettiği fahri doktorluk diploması ve cübbesi oldu. Önce Karabük Üniversitesi Rektörü Refik Polat hocamıza çok teşekkür ediyorum. Senato üyesi değerli hocalarımıza da şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu.

Kendisine daha önce de fahri doktora teklifinde bulunulduğunu ancak kabul etmediğini dile getiren Şahin şunları söyledi:

“Rektör Bey beni arayıp bugün için size böyle bir ünvan taktim etmek istiyoruz dediğinde hafızamı yokladım, geçmiş yıllarda da bana böyle bir teklifte bulunulduğunda doğrusu pek sıcak bakmamıştım. “Karabük’e hizmet ettiniz, üniversitenin gelişmesine katkı sağladınız, onun için veriyoruz” dendiğinde, ben hiçbir işi beklenti karşılığında yapmam demiştim ama nihayet Refik hoca beni ikna etti. Doğrusu düşündüm böyle bir payeyi hak edecek ne yaptım diye? Karabük Üniversitesi 29 Mayıs 2007’de kuruldu. Kurulduğunda ben İstanbul milletvekiliydim. Ancak o sırada devlet bakanı ve başbakan yardımcısıydım. Karabük Üniversitesinin kuruluş kanun tasarısının altında bakan olarak benim de imzam var. Ancak bu yaptığım Karabük Üniversitesine bir hizmet olarak telakki edilemez, çünkü benim başka kanun tasarılarında da, başka üniversitelerin kuruluşunda da imzam vardır. Ancak üniversitemiz kurulduktan sonra ben de üniversitemizin eksiklerinin giderilmesi bakımından elimden geldiği kadar yardımcı oldum. ”

“Ben fahri doktora ünvanını sadece şahsım adına değil tüm Karabüklüler adına aldım.”

Karabük Üniversitesinin kuruluşundan sonra Karabüklülerin kendi üniversitelerine sahip çıktıklarını belirten Şahin, şunları kaydetti:

“O bakımdan ben bugün aldığım bu fahri doktora ünvanını sadece şahsım adına değil tüm Karabüklüler adına aldım. O dönemde parlamentoda Karabük’ü temsil eden tüm milletvekili arkadaşlarımın adına aldım. Özellikle Karabük Üniversitesinin girişimi için bazı fakültelerin, bazı yüksekokulların, hatta spor salonu ve kütüphanenin yapımına sponsor olan Kardemir Yönetim Kurulu eski başkanı rahmetli Mutullah Yolbulan ve Kamil Güleç adına aldım. Çünkü böyle bir payeyi tek başıma aldığımı söyleseydim, bunu kendi içimde tartışmalı hale getirirdim, vicdanım kabul etmezdi. O dönemde milletvekilliği yapan arkadaşlarımız Mustafa Ünal, Mehmet Ceylan, Cumhur Ünal daha sonra Burhanettin hoca (Uysal), Osman Kahveci ve şimdi Niyazi hocamız (Güneş), hepsinin de Karabük Üniversitesinin gelişimine katkıları olmuştur. Benim de bir nebze oldu. Ben hepsinin adına bu diplomayı aldım. Tekrar rektörümüze ve üniversite senatomuza şükranlarımı sunuyorum. Tabi bundan sonra da üniversitemizin daha da gelişmesi için bize bir görev düşerse onu yerine getirmeye çalışacağım.”

“Karabük Üniversitesi uluslararası arenada saygıyla anılan bir üniversite haline geldi.”

Son olarak Karabük Üniversitesi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Şahin, “Görüyorumki Karabük Üniversite’miz gittikçe gelişiyor. Uluslararası arenada da artık saygıyla anılan ve takip edilen bir üniversite haline geldi. Dünyanın en iyi ilk bin üniversitesi arasına girmek, buraya olan ilgiyi de artırmıştır. İnşallah ilerde daha da yukarılara çıkan bir üniversite haline gelir.” şeklinde konuştu.

KBÜ’de “Akademik Yıl Açılışı”nı İçişleri Bakanı Soylu yaptı

Karabük Üniversitesi (KBÜ) 2019 – 2020 Akademik Yılı Açılış Töreni, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun katılımı ile yapıldı.

15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleşen törene İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Mehmet Ali Şahin, Vali Fuat Gürel, Karabük Milletvekilleri Cumhur Ünal ve Niyazi Güneş, Belediye Başkanı Rafet Vergili, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Patlak, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, KARDEMİR A. Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Güleç, Karabük Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Burhanettin Uysal, KARDEMİR Yönetim Kurulu Üyesi Osman Kahveci, Karabük Eski Milletvekili Mustafa Eren, protokol üyeleri, ilçe belediye başkanları, kaymakamlar, kamu kurum ve kuruluş yöneticileri, sivil toplum örgütü temsilcileri, il müdürleri, dekanlar, akademik ve idari personel ile öğrenciler ve basın mensupları katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan açılış programında ilk olarak üniversitenin tanıtım filmi sunuldu.

Rektör Prof. Dr. Refik Polat

Törenin açış konuşmasını yapan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesini bilgi, emek ve inançla bir yerlere getirmenin gayreti içerisinde olduğunu belirtti.

Karabük Üniversitesinin kalite ve inovasyon odaklı çalışmaları hakkında bilgi veren Rektör Polat konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Karabük Üniversitesi, Cumhuriyet Kenti Karabük ve dünya kültür mirası Safranbolu’daki külliyeleri, İlçe Meslek Yüksek Okullarıyla Üniversite-Şehir-Sanayi iş birliğinin en güzel örneklerinden birini vermektedir. Seçkin fakülteleri, yüksekokulları, enstitüleri, ar-ge ve akreditasyon laboratuvarları, araştırma ve uygulama merkezlerinde verilen lisans, yüksek lisans, doktora ve uluslararası öğrenci değişim programlarında 50 bin öğrenci öğrenim görmektedir. Güvenli, barış ve huzurun hakim olduğu üniversiteyiz. Bilim üretirken toplumdan da uzak kalamayız. Karabük halkının iyi niyeti ve samimiyetiyle şehre de aynı huzurun yansıdığı bir öğrenim kurumuyuz. İçinde bulunduğumuz külliyedeki binaların çatıları ve duvarlarına yerleştirdiğimiz güneş panelleriyle kendi elektriğimizi kendimiz üretiyoruz. Yeşil kampüs ve temiz enerji odaklı yolumuza hızla ilerliyoruz. Türkiye’nin ilk ve tek demir çelik enstitüsünü bünyemizde barındırıyoruz. Test, deney ve araştırma imkanlarını geliştiriyoruz. Üniversite öğrencilerimizin istihdama katılmalarında ki en önemli nedeni donanımlarını artırarak sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerini arttırmamızdır. Her yıl onlarca öğrenci kongresi, sempozyumu organize ediyorlar. Türkiye’nin her yerinden gelen öğrenci arkadaşlarını ağırlıyorlar. Safranbolu Fuat Sezgin Bilim ve Sanat Akademisi’nde yeni Aziz Sancarlar, Fuat Sezginler yetiştirmenin gayreti içerisindeyiz.”

Rektör Polat konuşmasının sonunda Karabük Üniversitesinin 90 ülkeden 7 bin 500 öğrencisiyle dünyanın en iyi ilk 1000 üniversitesi arasına giren Anadolu’daki tek üniversite olduğunu belirterek, “Nihai hedefimiz, kalite standartları yerleşmiş, yeniliklere açık, huzurlu bir ortamda bilim üretebilen uluslararası bir akademik merkez olmak. İlk 1000 üniversite arasına girmemize rağmen kendimizi bu hedeflerin başında görüyoruz ve daha çok çalışmamız gerektiğini biliyoruz. Bu doğrultuda önümüzdeki dönemde eğitimde kalite ve standartlaşmayı sağlama, hocalarımızın uluslararası tecrübelerini arttırmak ve uluslararası yayınlara ve projelere katkılarını çoğaltmak, yüksek lisans ve doktora programlarında da uluslararasılaşmayı en üst seviyeye çıkarmak öncelikli hedeflerimiz arasında olacak.” ifadelerini kullandı.

Vali Fuat Gürel

Vali Fuat Gürel ise konuşmasında üniversitelerin bir ülkenin sanayileşmesi ve modernleşmesine öncülük eden kuruluşlar olduğunu ifade ederek, “Karabük Üniversitesi de Karabük’ün ayrılmaz parçası olmuştur. Sizlerin iyi bir eğitim alması için hiçbir fedakarlıktan kaçınılmazken devletimiz ve milletimiz 10 bin yatak kapasiteli yurt yapmıştır. Ayrıca bin kişilik yatak kapasiteli yurt inşaatı da sürmektedir. Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ilimize çok önemli yatırımlar yapılmıştır. Bunlardan birisi de Karabük Üniversitesidir.” diye konuştu.

Karabük Üniversitesi öğrencilerine ilk ders Bakan Soylu’dan

Akademik yıl açılışına katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu temsili olarak verdiği ilk derste Türkiye’nin 21. Yüzyıl Hedefleri “Fırsatlar-Tehditler” adlı konuşma gerçekleştirdi.

“12 yıldır Karabük Üniversitesinin geldiği nokta, Türkiye’nin yakaladığı öz güvenin en önemli özetlerinden birisi”

Bakan Soylu, Karabük Üniversitesinin 12 yılda geldiği noktanın Türkiye’nin yakaladığı öz güvenin en önemli özetlerinden birisi olduğunu belirterek konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Gerek helikopterden gördüğümüzde gerek aşağıya indiğimizde gördüğümüzdeki tabloda resim bizi güçlü bir Türkiye geleceğine güçlü adımlarla ilerlettiğine şehadet olarak ortada durmaktadır. Onun için bu önemli bir rakamdır, 50 bin öğrenci rakamı. Sadece nicelikte değil nitelik konusunda da yoğunlaşma açısından önemli bir rakamdır. Yaklaşık 7 bin 500 misafir öğrencinin Karabük’te, Safranbolu’da birlikte bulunmasından elde edilen sinerji de önemli bir rakamdır. Bir tek kişinin getirilmesinin ne kadar zor olduğunun ve bu konuda bu tip meselelerle uğraşan bir arkadaşınız olarak hakikaten 7 bin 500 rakamının çok önemli bir rakam olduğu da burada ifade etmek istiyorum. Sadece burada eğitim öğretim vermiyorsunuz. Sadece burada eğitim ve öğretim yılının sonunda bir diplomada tahsis etmiyorsunuz. Başka bir şey yapıyoruz. Belki dünyanın bugün çok büyük ihtiyaç duyduğu değerleri burada yeniden hep birlikte inşa ediyoruz. Yani Karabük Üniversitesinin elde ettiği bu misyonu takdirle, büyük bir minnet duygusuyla burada huzurunuzda tekrar ifade etmek istiyor ve hepinizi tebrik ediyorum.”

“Dünyanın en çok yardım yapan ülkesiyiz”

Bakan Soylu konuşmasında, dünyanın en çok yardım yapan ülkesinin Türkiye olduğunun altını çizerek, “Dünyanın en çok sığınmacı barındıran ülkesiyiz. Terörü desteklemedik. Terör örgütlerine silah ve para vermedik. Laboratuvarlarımızda sentetik uyuşturucu üretmiyoruz. Üretipte başka ülkelere de göndermiyoruz. Bilakis dünyada hem terörle hem uyuşturucuyla en ciddi mücadele veren bir ülkeyiz. Afrika’da, Somali’de, Myanmar’da,  bu ülkenin açtığı su kuyuları, bu ülke insanının emekleriyle ve alın teriyle açılan Sahra hastaneleri var. Sudan’da yetim evlerimiz var. Yemen’de yetim evlerimiz var. Sahra hastanelerimiz var. Yüzlerine gülümseme olduğumuz, sofrasına ekmek, sofrasına umut, sofrasına su olduğumuz binlerce insanlar var. ” diye konuştu.

Konușmasında kaçak göçmenlerle ilgili verileri de paylaşan Soylu, ” 2016 yılında toplam 175 bin kaçak göçmen yakaladık Türkiye içerisinde. 2017 yılında 176 bin kaçak göçmen yakaladık. 2018 yılında yaklaşık 268 bin kaçak göçmen yakaladık. 2019 yılında şu andaki rakam 320 bin. Bu yıl 400 binle bitireceğiz. Bunun sorumlusu biz değiliz. Bunun sorumlusu maalesef dünyayı yönsüzlüğe mahkum eden ve kendileri de yönsüzlük içinde bulunduğu batı ülkeleridir. Bunun sorumlusu biz değiliz.” dedi.

“PKK terörü, Türkiye’nin önemli gücü olan Anadolu kardeşliğini bozmaya çalışmaktadır “

Türkiye’nin 40 yıldır PKK terör örgütüyle mücadele ettiğini belirten Soylu, “Ben Kato Dağı’nı defalarca gördüm. Türkiye’de hayvancılığın en iyi yapılacağı yerlerden bir tanesidir. Tam 20 yıldır sadece terör nedeniyle giremediğimiz yerlerde geçen gün Enerji bakanımız videosunu gösterdi. Şarıl şarıl petrol akıyor. Enerji kaynaklarımız, madenlerimiz bizi onlardan uzaklaştırdılar. En önemlisi ülkemizin insanını bölmeye parçalamaya birbirinden ayırmaya çalıştılar. Gelişmiş batı diye tarif ettiğimiz ülkeler 40 yıldır PKK’ya aklınıza gelebilecek her türlü desteği verdiler. Para verdiler, silah eğitimi verdiler, uluslararası koruma verdiler, moral verdiler. Son 5 yıl DAEŞ ile mücadele bahanesiyle bu örgüte açıktan destek verdiler. PKK terör örgütünün Türkiye’ye parasal olarak maliyeti ile yaklaşık 350 milyar dolar ile 1,2 trilyon dolar arasında çeşitli hesaplamalar ve analizler var. Bir başka uluslararası çalışmada terörizmin gelişmekte olan ülkelerdeki büyüme oranının yüzde 1,4 azaldığı yönünde ciddi bir sonuca ulaşmıştır. Tabi bu işin içinde sosyal maliyetlerde var. PKK terörü, Türkiye’nin önemli bir gücü olan Anadolu kardeşliğini bozmaya çalışmaktadır. “

Bakan Soylu konuşmasının sonunda yaşadığımız coğrafyanın tehditler ve fırsatlar coğrafyası olduğunu belirterek, “Bugün tehdit yoğun bir dönemdeyiz bu doğrudur. Ancak bu tehdit yoğun dönemin son demlerindeyiz ve bunun arkası fırsatlarımızın sefasını süreceğimiz bir dönemdir. Hiç endişe etmeyin. Bugün yaşadığımız göç hadisesi dahil bugün katladığımız pek çok maliyet yarınlarımız için bize çok fırsatlar, farklı fırsatlar ortaya koyacaktır. Bizim temel hedefimiz ve arzumuz buradaki devletlerin istikrarıdır. İllegal tüm yapılar sahadan silindikten sonra burada ekonomi, burada ticaret, tarım ve diğer faaliyetler normal seyrine döndükten sonra inanıyorum ki Türkiye’nin büyümesi ve kalkınması elbette ki çok farklı olacaktır.” şeklinde konuştu.

Konuşmanın ardından KBÜ Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya Safranbolu’nun yer aldığı tablo hediye etti.

Açılış konuşmalarının ardından akademisyenlere Bilim Ödülleri ve Onur Ödülleri takdim edildi.

Mehmet Ali Şahin’e “Fahri Doktora” unvanı verildi

Karabük Üniversitesi 2019 – 2020 Akademik Yılı Açılış Töreninin ardından Fahri Doktora Töreni gerçekleşti.

Türk siyasetçi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 23. Dönem TBMM Başkanı olan Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Mehmet Ali Şahin’e Karabük’e ve Karabük Üniversitesine yaptığı hizmetler dolayısıyla “Fahri Doktora” unvanı verildi. Rektör Prof. Dr. Refik Polat, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Mehmet Ali Şahin’e fahri doktora unvanını İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile birlikte taktim etti.

KBÜ’de Türkiye’nin ilk “Bebek Kütüphaneleri Çalıştayı” düzenlendi

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Karabük Üniversitesi iş birliğinde Türkiye’deki bebek kütüphanelerinin sayısını artırmak amacıyla düzenlenen Türkiye’nin ilk ‘Bebek Kütüphaneleri Çalıştayı’nın açılış oturumu gerçekleştirildi.

Külliye Karabük

Türkiye’deki bebek kütüphanelerinin sayısını artırmak ve eğitim modelleri, kurumlar arası iş birliği, materyal seçimi ile aile destek programlarını ele almak üzere akademisyenler ve uzmanlar, bebekler için Karabük Üniversitesinde bir araya geldi.

İki gün sürecek çalıştayda akademisyenler ve uzmanlar tarafından bebeklerin erken yaşta kitapla tanışması ve ilerleyen yaşlarda aktif kütüphane kullanıcısı olmalarını sağlayacak öneriler masaya yatırılıyor.

Karabük Üniversitesi Hamit Çepni Konferans Salonu’nda düzenlenen çalıştayın açılışına Karabük Valisi Fuat Gürel, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Hamdi Turşucu, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, Safranbolu Kaymakamı Fatih Ürkmezer, KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Güleç, protokol üyeleri, kamu kurum ve kuruluş yöneticileri, sivil toplum örgütü temsilcileri, akademik ve idari personel, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.

Vali Fuat Gürel: “Çocuklarımızın geleceğe hazırlanmasında Bebek Kütüphaneleri çok önemli”

Programda konuşan Vali Fuat Gürel, son yıllarda eğitim öğretimde önemli gelişmeler olduğuna dikkat çekerek, “Cumhurbaşkanımızın önderliğinde gençlerimizi geleceğe taşımak ve ülkemizin geleceğini planlamak adına eğitim öğretimde çok büyük gelişmeler var. Fiziki alt yapımızı güzel hale getirdik. Her türlü gayret, her türlü emek sarf edilmekte. Bebek Kütüphanesi gibi farklı kütüphaneler açılmaya başlandı. Bu da çocuklarımızın geleceğe hazırlanma hususunda onların dikkatini çekmek, onlara ufuk vermek, onların algılayabileceği alt yapıyı hazırlamak çok önemli. Çünkü artık teknolojik bir çağdayız. Bilgisayar, telefon gibi o kadar cezbedici unsurlar var ki kitap okumak artık cezbedici özelliği kalmamış gibi gözükebilir ama çocuklarımızı kütüphanelerden uzaklaştırmamak, onları oraya çekmek adına kütüphanelerdeki renkler bile değişti. Eskiden tek renk olan kütüphaneler şu anda cıvıl cıvıl.” şeklinde konuştu.

Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Hamdi Turşucu: “Kitap çeşitliliğinde dünyada ilk 10’un içerisindeyiz”

Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Hamdi Turşucu ise düzenlenen Bebek Kütüphaneleri Çalıştayı’nın Türkiye’de bir ilk olduğunu belirterek konuşmasına şöyle devam etti:

“Biz aslında bu ilk adımı atarken dev de bir adım atmış oluyoruz. Bundan sonraki süreçlere önemli bir ışık tutacak inşallah. Beklentimiz o. Biz kütüphanelerle aslında vatandaşımıza yetişkinlik, erişkinlik çağında ulaşmanın ötesine geçmek istiyoruz. Bunun içinde sadece çocuklara değil daha 0-3 yaş grubu bebeklere de dokunmamız gerekiyor. Biz bununla sadece bebeklere dokunmak istemiyoruz. Bununla beraber önce anneye dokunmak istiyoruz. Anneyi yakalamak istiyoruz. Kütüphaneyle, kitapla bir araya geldiği mekanları artırmak istiyoruz. Böylelikle biz gelecek nesillere çok daha fazla dokunabilmiş olacağız. Çok daha fazla elimizi uzatabilmiş olacağız. Yapmaya çalıştığımız iş bu. Hayırlı bir iş. İnşallah Karabük’te başlayan bu dev adım hızlanarak Türkiye sathına yayılacaktır.”

Türkiye’nin kitap ve kütüphane konusunda önemli mesafeler kat ettiğine vurgu yapan Turşucu, “ Türkiye’de 2000’li yılların başlarında üretilen kitap çeşitliliği 12 bin civarındaydı. 12 bin çeşit kitap üretiliyordu Türkiye’de. Geçtiğimiz sene 67 bin 135’e geldik. Uluslararası Standart Kitap Numarası (ISBN) numarası almayan kitaplarda var. Onlarla beraber Türkiye 70 binin üzerinde. Geçen sene itibariyle 70 bin 803 kitap üretildi. Çeşit olarak söylüyorum. Bu çeşitlilikle ‘Dünyada neredeyiz?’ diye soracak olursanız çok şükür dünyada ilk 10’un içerisindeyiz. Bunun haricinde kitap piyasası büyüklüğü bakımından da Türkiye hep ilk 20’nin içerisinde oldu son 10-15 sene içerisinde söylüyorum; hep ilk 20’nin içerisinde oldu. Türkiye, ekonomisinin de önünde bir kitap piyasası büyüklüğüne sahip ülke.” diye konuştu.

Rektör Prof. Dr. Refik Polat: “Bebek Kütüphanesi, erken dönemde gelişen bir kütüphane bilincine katkı sağlayacak”

Rektör Prof. Dr. Refik Polat ise konuşmasında Bebek Kütüphanesi oluşturulurken bebeklerin gelişim alanları ve duyularının harekete geçirilmesine özenle dikkat edildiğine vurgu yaparak, “Bebek Kütüphanesi, bebeklerin ve küçük çocukların yazılı ve görsel materyallere ulaşma, keşfetme, resim ve nesneleri yorumlama, algılama ve okur-yazarlık gereksinimlerini karşılamak amacıyla oluşturulmuş bir kütüphanedir. Yazılı materyallerin yanı sıra beş duyu organına da hitap eden duyu materyalleri, ahşap bloklar, oyun, sanat eğitimleri sayesinde hayal gücü gelişimine de katkıda bulunacaktır. Bebek kütüphanesi bunların yanı sıra iki dilli çocuklar gibi özel gereksinimli ya da risk altında olan çocuklar için de erken müdahale hizmetleri açısından da oldukça önemlidir.” şeklinde konuştu.

Bebek Kütüphanesinin erken dönemde gelişen bir kütüphane bilincine katkı sağladığının altını çizen Rektör Polat, “Çocuklar birey olurken bebeklik döneminden alışkın olduğu kütüphane kültürü ile ilerleyen yaşlarda da sürekli olarak bilgi ve eğitime istekli hale gelecektir.” diye konuştu.

Karabük Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şehnaz Ceylan ise konuşmasında ilk bebek kütüphanesinin kuruluş süreci ve gelişimini anlattı.

Açılış konuşmalarının ardından Zübeyde Hanım İl Halk Kütüphanesi bünyesinde bulunan Bebek Kütüphanesine ziyaret gerçekleştirildi.

Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Hamdi Turşucu, Rektör Polat’ı ziyaret etti

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Karabük Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen Bebek Kütüphaneleri Çalıştayı’na katılmak üzere Karabük’e gelen Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Hamdi Turşucu, programın ardından Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat’ı makamında ziyaret etti.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Prof. Dr. Refik Polat, Hamdi Turşucu’ya Karabük Üniversitesi hakkında bilgiler verdi.

Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Hamdi Turşucu da Karabük Üniversitesinde olmaktan ve Rektör Prof. Dr. Refik Polat’ı ziyaret etmekten memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Kızılay Genel Sekreteri’nden Rektör Polat’a ziyaret

Türk Kızılay Genel Sekreteri Hüseyin Can, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette Genel Sekreter Can’a Türk Kızılay Karabük Şube Başkanı Özcan Büyükkenç, bazı yönetim kurulu üyeleri ile Karabük Üniversitesi Kızılay Öğrenci Kulübü üyesi öğrenciler eşlik etti.

Genç Kızılay Karabük ve Türk Kızılay Karabük Şubesi iş birliğinde 4,5,6 Ekim tarihlerinde Safranbolu’da yapılacak ‘İdeathon proje fikir yarışması’na katılmak üzere Karabük’e gelen Türk Kızılay Genel Sekreteri Hüseyin Can, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat’ı ziyaret etti.

Ziyarette Kızılay’ın yaptığı faaliyetler hakkında bilgilendirmede bulunan Can, Karabük Üniversitesinin özellikle kan kampanyalarında Kızılay’a verdiği destekten dolayı teşekkür etti.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Polat ise, Karabük Üniversitesi olarak geçmişte olduğu gibi bundan sonra da Kızılay’a her türlü desteği vereceklerini ifade etti.

Genel Sekreter, Demir Çelik Kampüsü’ndeki kan bağışı çadırını ziyaret etti

Rektörlük ziyaretinin ardından Karabük Üniversitesi Kızılay Öğrenci Kulübü ile Türk Kızılay Karabük Şubesi tarafından Demir Çelik Kampüsü’ndeki Türk Kızılay’ı çadırlarında yapılan kan bağışı kampanyası hakkında da bilgiler alan Genel Sekreter Can, öğrencilere özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti.

KBÜ’de Kızılay kan bağışına yoğun ilgi

Karabük Üniversitesi ile Türk Kızılay’ı Karabük Şubesi iş birliği kapsamında organize edilen ve Sosyal Yaşam Merkezinde kurulan stantta yapılan kan bağışı kampanyası, öğrenciler ve personel tarafından yoğun ilgi ile karşılandı.

Haber: Esra Çimen, Fotoğraf: Ayşegül Özçelik

Karabük Üniversitesi Kızılay Öğrenci Kulübü, Türk Kızılay’ı Karabük Şubesi ile düzenli kan bağışı kampanyası başlattı. Sosyal Yaşam Merkezinde kurulan Türk Kızılay’ı çadırlarındaki kan bağışında hedefin 2 bin ünite olması bekleniyor.

Karabük Üniversitesinin kan bağışına çok büyük katkılar sağladığına dikkat çeken Karabük Kızılay Kan Merkezi Müdürü Dr. Serkan Kahveci, “Karabük Üniversitesi Karabük’ün kan bağışına çok katkı sağlayan bir yer. Gençler kan bağışında çok özverili ve istekli bu da tüm ekibi sevindiriyor.” dedi.

Kan, yalnızca kaynağı insan olan bir sıvıdır diyen Kahveci, “Kan bağışı konusunda birbirimize ihtiyacımız var. Özellikle yeni katılan gençlerimiz desteklerini esirgemesinler. ‘Bir Kan Üç Can’ demektir. 18-65 yaş arası kan bağışı için kriter bir yaştır. Yılda üç kere kan bağışı yapılması uygundur.” diye konuştu. 

Kan Bağışçısı Kazanım Uzmanı Dinçer Karagöz Karabük Üniversitesi Kızılay Öğrenci Kulübünün Türkiye’de diğer üniversitelerde ki gönüllü öğrenciler arasında söz sahibi olduğunu belirterek, “Karabük Üniversitesi Türkiye’de adını kan bağışı olarak da duyurmuştur.” şeklinde konuştu.

Kan bağışı yapan öğrenciler kaybettiği sıvıyı geri kazanması ve kan şekerinin dengelenmesi için mineralli su ve çikolatalı bisküvi ikramı ile karşılanıyor. Kan Bağışı Kampanyası 11 Ekim günü son bulacak.

Rektör Polat, Belarus’ta iş birliği protokolü imzaladı

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. M.A. Yekta Saraç, Belarus Cumhuriyeti Eğitim Bakanı Igor Karpenko’nun daveti üzerine, iki ülke arasında yükseköğretim ve bilimsel araştırma alanındaki iş birliği konularını müzakere etmek üzere Belarus’a bir ziyaret gerçekleştirdi.

Ziyarette Başkan Saraç’a YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Rahmi Er’in yanı sıra Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat ile Gebze Teknik, İstanbul Medeniyet ve Selçuk Üniversitesi Rektörleri de eşlik etti.

Belarus ziyaretinin ilk gününde YÖK Başkanı Saraç ile Belarus Eğitim Bakanı Karpenko arasında, iki ülke arasında yükseköğretim alanında işbirliğine yönelik 2016 yılında imzalanmış olan Mutabakat Zaptının uygulanma yollarının ele alındığı bir görüşme gerçekleştirildi.

Yükseköğretim Alanında İş birliğini Geliştirme Protokolü imzalandı

YÖK Başkanı Saraç ile Belarus Eğitim Bakanı Karpenko, “Belarus-Türk Üniversiteleri Ortak Forumu”nun açılışına katılarak 2020-2021 yılları için “Belarus Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti Arasında Yükseköğretim Alanında İşbirliğini Geliştirme Protokolünü” imzaladılar.

Foruma Türkiye tarafından Karabük Üniversitesinin de aralarında bulunduğu beş üniversite katılırken, Belarus tarafından ise on iki üniversite yer aldı. Forum çerçevesinde iki ülke üniversiteleri arasında çeşitli alanlarda işbirliğini içeren protokoller de imzalandı.