Miraç Kandili

Önce evlere kapandık sonra içimize

Evimize dönüyoruz, içimize dönüyoruz, kabuğumuza çekiliyoruz, mağaramıza sığınıyoruz… Mahallece değil, şehirce değil, milletçe değil, sen ben o değil dünyaca geri çekiliyoruz. Herkes kendi mağarasında, kendi vicdanıyla hesaplaşıyor. Ortaya birçok algoritma çıkıyor.

Evimize çekiliyoruz doğa kendiyle baş başa kalıyor. Yüzyıllardır verdiğimiz tahribatın bir özrü mü bu?

Evimize çekiliyoruz camiler boş kalıyor. Haftalardır katılmadığımız Cuma namazının bir cezası mı bu?

Evimize çekiliyoruz yıllardır çocukların ağlama sesi kesilmeyen Ortadoğu sessiz kalıyor. Ülke ülke gezerken sesini duymazlıktan geldiğimiz Ortadoğu’nun bir ahı mı bu?

Evimize çekiliyoruz Kâbe boş kalıyor. Suudi Arabistan, yaptıklarının kefareti mi bu?

Evimize çekiliyoruz turistin bir an olsun eksik olmadığı Avrupa sokakları bomboş kalıyor. Daha birkaç hafta önce sınıra ateş açtığın mültecilerin size cezası mı bu?

Evimize çekiliyoruz Amerika’da beyazlar karantinada kalıyor. (Yapılan bir araştırmaya göre korona virüsü siyahilerdeki protelius kromozomundan dolayı bulaşma riski olmadığı yönündedir.) İnsan yerine koymadığınız siyahilerin bir ahı mı bu?

Evimize çekiliyoruz Çin hiç olmadığı kadar yalnız kalıyor. Sırf dini için diri diri yaktığınız insanların ahı mı bu? Ya da sen. Fiyatları artırıp insanları dolandırdıktan sonra evine çekilmek zorunda kalan esnaf. Dükkanındaki sessizlik asgari ücretle ailesini geçindirmeye çalışırken iki üç kuruş kazanmak için daha pahalıya sattığın malını alan adamın ahı mı bu?

Dikkat ettiyseniz şu dine mensupsun, şu partiye aitsin, bu bölgede yaşıyorsun diye ayırt etmiyorum. Ahı olan insanların bile, sizin, bizim, hepimizin mağaramızda kendi içimizde kendilerine bile itiraf edemedikleri hesaplaşmaları başladı…

Bir tür arınmanın eşiğindeyiz. Arınmak her zaman sancılı olur. Dünyaca korkulu bir sancı çekiyoruz. Dışımızı dezenfektanlarla içimizi kimimiz günah çıkararak, kimimiz secdede, kimimiz odasından gök yüzünü izlerken arındırıyoruz. Büyük bir elekten geçiyoruz. Bu mağaralardan kimilerimiz tamamen arınmış yeni doğmuş bir bebek gibi saf kimimiz içini karartarak daha da kirlenmiş ve kinlenmiş olarak çıkacak. Krizleri fırsata çevirmek hepimizin lehine olacaktır. Ankara’nın bir köyündeki insanla Tokyo’da yaşayan bir insanın aynı zaman diliminde ortak noktada buluşma ihtimalleri neredeyse normal şartlar altında mümkün değil. Hepimiz evde toplandık, dinginleştik, sakinleştik, durulduk… Yıllardır koşturmacadan içimizdeki o büyük enerjiyi fark etmeye bir türlü fırsatımız olmadı.

Ruhumuzu doyurma, enerjimizi dışa vurmanın tam zamanı!

Cahit Zarifoğlu’nun da dediği gibi: ‘’Öyle ya her gözün başka bir bakışı var.’’

Hepimiz senin onun bunun gözüyle değil kendi gözümüzle içimize bakalım! Önce içimize, sonra işimize elbet döneceğiz…

Nur Polat nadirenpolat@gmail.com

Hz. Mevlana, Şeb-i Arus Konseri ile anıldı

Karabük Üniversitesinde, Hz. Mevlana’nın 746. Vuslat yıl dönümü münasebetiyle düzenlenen Şeb-i Arus Konseri yoğun ilgi gördü.

Devamını Oku

Ahmet Dahlan Üniversitesinden Rektör Polat’a ziyaret

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, Endonezya’nın Ahmet Dahlan Üniversitesi Endüstri Teknolojisi Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sunardi Sunardi ve beraberindeki heyeti makamında kabul etti. Devamını Oku

KBÜ’de şiir, drama ve müzikle buluştu

Karabük Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencileri, Türk Edebiyatının unutulmaz şiirlerini drama ve müzik eşliğinde müzikseverlerle buluşturdu.

Devamını Oku

JESTECH dergisi başarılarına bir yenisini daha ekledi

Karabük Üniversitesinin uluslararası hakemli dergisi JESTECH, Kasım ayı itibariyle en prestijli uluslararası indeksleme servislerinin başında gelen “Science Citation Index-Expanded (SCI-Expanded)” tarafından taranma hakkı elde ederek bu alanda Türkiye’deki sayılı bilimsel dergiler arasına girmeyi başardı.

Devamını Oku

Sağlık bilimleri alanında proje yazma eğitimi verildi

Karabük Üniversitesi Prof. Dr. Fuat Sezgin Safranbolu Bilim ve Sanat Akademisi’nde sağlık bilimleri alanına yönelik araştırma projesi hazırlama ve yürütme eğitimi düzenlendi.   

Devamını Oku

Safranbolu MYO ‘Gastronomi’ alanına yeni yaklaşım getirecek

Karabük Üniversitesi Safranbolu MYO Turizm ve Otel İşletmeciliği Programı bünyesinde hazırlanan “International Synthesis of Seafood Cooking and Presentation Methods” isimli proje, Avrupa Birliği Erasmus+ Mesleki Eğitim Stratejik Ortaklıklar kategorisinde 2019 yılında kabul edilen ve desteklenen 35 projeden biri oldu.

Uluslararası iş birliği ile gastronomi alanına yeni bir yaklaşım getirecek olan proje sayesinde, üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizin deniz ürünlerinin İspanyol ve İtalyan mutfağı ile sentezinin yapılması hedefleniyor.

Otantik, yaratıcı ve yenilikçi bir anlayışla değişik coğrafyaların bir tabakta buluşmasını amaçlayan çalışma sonucunda ülkemizin geleneksel yemek kültürü zenginliği ortaya konulacak ve ortak menüler hazırlanacak.

Yapılacak sunum ve tanıtım çalışmaları ile Safranbolu turizmine yemek kültürümüzün de katkısı hedefleniyor.

Koordinatörlüğünü Safranbolu MYO’nun yaptığı 43 bin 435 euro bütçeli projede Safranbolu Belediyesi, Giovani Per L’Europa (İtalya) ve M&M Profuture Training (İspanya) ortak olarak yer alacak.

Minik ellerden anaokulunda aşure ikramı

Karabük Üniversitesi Demir Çocuk Anaokulu’nun minik öğrencileri öğretmenlerinin de yardımıyla aşure dağıtım etkinliği düzenledi.

Külliye Karabük

Muharrem Ayı dolayısıyla Karabük Üniversitesi Demir Çelik Anaokulu’nun minik öğrencileri, öğretmenleriyle beraber hazırladıkları aşureleri dağıttı.

Anaokulunun bahçesinde düzenlenen etkinliğine Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat ve İl Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ’un yanı sıra; rektör yardımcıları, bazı fakülte dekanları, daire başkanları, öğrencilerin velileri ve üniversite personeli katıldı.

Etkinlik sırasında minik öğrencilerle bol bol sohbet edip fotoğraf çektiren Rektör Polat, aşure ikramından dolayı anaokulu öğretmenlerine ve öğrencilerine teşekkür etti.


Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde KBÜ’nün başarısına övgü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleşen 2019-2020 Yükseköğretim Akademik Yılı Açıl Töreni’nde YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç, konuşmasında Karabük Üniversitesinin ilk 1000’e girmesinden övgüyle söz etti.

“2019-2020 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.

Toplu akademik yılı açılış törenine Cumhurbaşkanı ve devlet erkanının yanı sıra bakanlar, YÖK üyeleri, ilgili kurum başkanları, Büyükelçiler, bütün üniversite rektörleri ile üniversiteleri temsilen akademisyen ve öğrenciler olmak üzere yaklaşık 2 bin kişi katıldı.

Törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç birer konuşma gerçekleştirdi.

“Karabük Üniversitesi, 11 yıl gibi çok kısa bir süre içerisinde ilk bine girmeyi başarmıştır”

Açılış konuşmasını yapan YÖK Başkanı Saraç, geçtiğimiz günlerde Times Higher Education (THE) 2020 sıralamasında dünyanın en iyi ilk 1000 üniversitesi arasına girmeyi başaran Karabük Üniversitesinden övgüyle söz etti.

YÖK Başkanı Saraç, konuşmasının Karabük Üniversitesiyle ilgili bölümünde şu ifadelere yer verdi:

“Muhterem Cumhurbaşkanım, bugün Türk bilim insanları uluslararası akademik örgütlenmelerde önemli roller üstlenmekte, uluslararası projelerde çalışmaktadır ve Türkiye dünya akademisinde etkin ve verimli çalışmalara imza atan bir ülke olma yolunda ilerlemektedir.”

“Burada müsaadenizle, konuşma metninin dışına da çıkarak ufak bir notu ifade etmek isterim. Malumunuz sayın Cumhurbaşkanım, geçtiğimiz günlerde dünyanın en iyi ve prestijli ilk 1000 üniversitesi listesi yayımlandı. Bu listede Türkiye’den 11 üniversitemiz yer aldı. Bu 11 üniversitenin 10’u İstanbul ve Ankara’da yer almaktadır. Bir tanesi ise Anadolu’nun bağrından çıkmış, 2007’de sizin döneminizde kurulmuş olan Karabük Üniversitesidir. O dönemde Anadolu’nun ücra yerlerinde üniversite kurulması gerçekleşebilir mi diye endişeleri de hatırlarsak, Karabük Üniversitesi 11 yıl gibi çok kısa bir süre içerisinde literatürde de örneği az görülür bir şekilde ilk bine girmeyi başarmıştır. Bu da sizin yükseköğretime karşı vizyoner bakışınızın bir neticesidir, müteşekkiriz.”