Diyabet oranı, beklenenden hızlı artıyor

Üniversitemiz Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Süleyman Ersoy, Dünya Sağlık Örgütü’nün Türkiye için öngördüğü diyabet insidans oranına 2030 yıllarda çıkması beklenirken 2010 yılı itibarıyla eriştiğimizi belirtti. Ersoy diyabete sebep olan faktörler, diyabeti önleme yolları ve Dünya Sağlık Örgütü’nün verileri hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Külliye Karabük Gazetesi’ne konuşan Yrd. Doç. Dr. Süleyman Ersoy, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü’nde ülkemizdeki diyabet artış hızına dikkat çekerek Türkiye’de 2000 yılında yapılmış olan ve 2010 yılında tekrar edilen “Turdep” çalışmasını anlattı. Ersoy, söz konusu çalışmaya göre diyabet sıklığının bu 10 sene zarfında tam olarak %90 oranında artış gösterdiğine ve Türkiye’de diyabet oranının her 10 senede bir ikiye katlandığına vurgu yaptı. Diyabet ile ilgili tablonun korkunç olduğunu kaydeden Yrd. Doç. Dr. Süleyman Ersoy, ilgili kurum ve kuruluşların elini taşın altına koyarak bu tablonun değişmesi konusunda çözümler üretmesi gerektiğini belirtti.

Yrd. Doç. Dr. Süleyman Ersoy

Mısır şurubuna dikkat

Mısırdan imal edilen şurubun, sözünü ettiği ‘Turdep’ çalışmasının Türkiye’de ilk yapılmaya başladığı zamanlarda sofralarımızla tanıştığını söyleyen Ersoy mısır şurubunun yarattığı tehlikeyi şu sözlerle aktardı: “Benim acizane kanaatim o ki  bu %90’lık artış hızının önemli bir kısmından Türk insanının hayatına son 15 yıldır sokulan mısır şurubu sorumludur. Biz hekimler hastalarımıza ilk tavsiye olarak şekerden, undan uzak durun deriz, fakat bin kat daha zararlı bir gıda maddesidir bu şurup. Kesinlikle doğal değil, büyük ihtimalle GDO’lu mısırdan türlü sentetik ve kimyasal yöntemlerle elde edilen ve ticari olarak üretilen tatlı ve şekerlemelerin, gazlı içeceklerin, pastaların, çikolataların ve benzeri ürünlerin tamamına yakınında bulunan bir maddedir. Bu hususta biz sağlıkçılar olarak halkımızı uyarmaktan başka elimizden bir şey gelmemektedir. Ancak Sağlık Bakanlığı ve ilgili devlet kuruluşlarından beklentimiz birçok Avrupa ülkesinde tamamen yasak olan, serbest olanlarda ise çok cüzi kotalarla üretilebilen mısır şurubunun ülkemizde de ya tamamen yasaklanması ya da 2000’den önceki kotalara dönülmesi gerekmektedir.”

Yanlış beslenme en önemli faktörlerden biri

Diyabetin ana olarak iki faktörden meydana geldiğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Süleyman Ersoy “Bu faktörler genetik ve çevresel faktörlerdir. Ailede özellikle birinci derece akrabalarda diyabet öyküsü diyabetin ortaya çıkma ihtimalini önemli oranda arttırmaktadır. Ancak son yıllarda özellikle ülkemizde tabiri caizse, patlayan diyabet artışını genetik faktörlerle izah etmek mümkün değil. Burada çevresel faktörleri ön planda zikretmek gerekmektedir. Özellikle yanlış beslenme başta olmak üzere diyabete meyilli bir hayat tarzı çevresel faktörlerin temelini oluşturmaktadır.” şeklinde konuştu.

Diyabete davetiye çıkarıyoruz

Diyabete karşı yapılması gerekenleri sıralayan Ersoy şunları söyledi: “Hayat tarzımızı değiştirebiliriz. Bu hususta yapılması gereken iki önemli değişikliğin olduğunu düşünüyorum. Bunlar yeme ve hareket etme alışkanlıklarımızı değiştirmektir. Çoğumuz modern hayatın getirdiği sağlıksız şartlarda hayatımızı sürdürüyoruz. Günlük koşuşturma içinde özellikle ‘fast food’ tarzı karbonhidrattan zengin, hazır, katkılı gıdalarla besleniyor, dolayısıyla vücudumuzun ihtiyacı olan kalorinin çok fazlasını alıyor, gerektiği kadar hareket de etmiyoruz. Aldığımız kalorinin önemli bir kısmını yakmıyor ve bu hayat tarzımızla yağlanmaya, obeziteye en sonunda da diyabete davetiye çıkarıyoruz.”

Yrd. Doç. Dr. Süleyman Ersoy, son olarak diyabet hastalarının hayat tarzlarını değiştirmek dışında bir sağlık kuruluşuna bağlanarak, yakın takip edilmeleri ve ilaçlarını düzgün kullanmaları gerektiğini de hatırlattı.

Haber: Kübra Demirci

Benzer Haberler