Doğu Türkistan’ın dini, iktisadi ve kültürel hayatı anlatıldı

Karabük Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “Doğu Türkistan Akademisi”, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen “Doğu Türkistan’da Dini, İktisadi ve Kültürel Hayat” adlı konferans ile devam etti.

Karabük Üniversitesi Yeniler Kulübü ve Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Karabük İl Temsilciliği iş birliğinde düzenlenen Doğu Türkistan Akademisi’nin üçüncü haftasındaki konuğu Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdürreşit Celil Karluk oldu. Konferansta Prof. Dr. Abdürreşit Celil Karluk, Doğu Türkistan’ın dini, iktisadi ve kültürel hayatıyla ilgili ayrıntılı bilgiler verdi.

Konuşmasının başında Doğu Türkistan’da 130’dan fazla madenin bulunduğunu belirten Karluk, “Bu, Çin’in toplam mineral madenlerinin yüzde 83’ünü oluşturmaktadır. Bakır rezervi çok zengin ve çok sayıda altın yatağı bulunmaktadır. 160 milyar ton petrol bulunmakta. Petrol rezervleri kesin olarak belirlenemediğinden dolayı Türkistan, 21. yüzyılın Kuveyt’i olarak tanımlanmaktadır. Doğu Türkistan hem stratejik olarak hem coğrafi olarak bizim dünyamızda önemli bir yer edinen bölgedir.” şeklinde konuştu.

“Medeniyeti ancak yerleşik milletler yaratır”

Prof. Dr. Karluk, Doğu Türkistan bölgesinin yerleşik hayata geçen ilk yerlerden biri olduğuna dikkat çekerek, “Medeniyeti ancak yerleşik milletler yaratır. Yerleşik milletler oturduğu yerlerde yazıyla, ticaretle, kent şehir kültürüyle öteki medeniyetlerden daha farklıdır. Doğu Türkistan bundan dolayı en erken yerleşik hayata geçen, İslam ile sekizinci yüzyılda müşerref olan, Talas Savaşı ise birlikte Türkistan’da İslam’ın kök salması ve Karahanlı Devleti ile birlikte İslam medeniyetinin çok güzel bir şekilde yerleşmesine vesile olan bir bölgedir.” şeklinde konuştu.

Doğu Türkistan’ın geçmişten günümüze dini inançlarının Kök Tengri inancı, Şamanizm, Maniheizm, Budizm, Zerdüşlük, Nesturilik ve İslam olduğunu söyleyen Karluk, “Hiçbir din İslam haricinde bu bölgede tamamen hakim din olamamıştır.” diye de ekledi.

Çinlilerin göçmen politikası

Çin’de gelişen Çin tarzı piyasa ekonomisinin Uygur bölgesinde uygulanmaya başlamasıyla Uygurların sosyo-ekonomik durumlarının kötüleşerek yoksulluğun yaygınlaştığını dile getiren Karluk, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“Çinlilerin göçmen politikası ve bölgeyi Çinlileştirme, demografik yapıyı değiştirme uğraşısı sonrasında bölgenin ekonomik öncelikleri Türklerden Çinlilere alınmış ve göçmen Çinlilere her alanda öncelik tanıyan bunların ekonomik olarak kalkınması için özel bölgelerin inşa edildiği bilinir. Doğu Türkistan’daki bu yer altı ve yer üstü zenginlikler Çinin iştahını kabartan önemli unsurlardır. Özellikle 1990 sonrasında Doğu Türkistan’daki iktisadi hayata baktığımızda Türklerin git gide marjinalleştirildiği, Çinlilerin ise git gide zenginleştirildiği, Urumçi gibi sanayi ve ticari bölgelerin nüfusunun yüzde 97’sine varana kadar Çinlilerden oluşturulduğu da bilinir. “

Konuşmasında Doğu Türkistan’ın kültürel hayatının Türk-İslam kültürünün bütün izlerini yansıttığını ifade eden Karluk, Çinliler karşısında direnebilen en büyük kültür unsurunun ise yemek kültürü olduğunun altını çizdi.

Benzer Haberler