Hocalı Katliamı’nda yaşamını yitirenler KBÜ’de anıldı

Dağlık Karabağ bölgesinde yer alan Hocalı’da 1992 yılında Ermenilerin katlettiği Azeriler, Karabük Üniversitesinde düzenlenen panelle anıldı.

Karabük Üniversitesi Uluslararası Öğrenci Kulübü tarafından “Hocalı Katliamı” konulu panel düzenlendi. Panelde, Hocalı Katliamı’nda yaşanan olaylar ele alındı.

15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleşen programa Karabük Valisi Fuat Gürel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Kürtül, Genel Sekreter Lütfü Köm, akademik ve idari personel ile öğrenciler ve davetliler katıldı.

Panelde konuşmacı olarak Uluslararası İlişkiler Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Marziye Memmedli,  Ebelik  Bölümü 3. sınıf öğrencisi Riyafet Alptekin, Uluslararası İlişkiler Bölümü 4. sınıf öğrencisi Islam Babazade ve 2. sınıf öğrencisi Tebriz Aliyev ile Çocuk Gelişimi 3. sınıf öğrencisi Şahime İsmailova yer aldı.

Vali Gürel: Azerbaycan ile kardeşlik duygularımız, hissettiklerimiz aynı

Programda konuşan Vali Fuat Gürel, sınırların duygulara ve hislere engel olmadığını ifade ederek, “Azerbaycan ile aradan yıllar geçmesine rağmen hala kardeşlik duygularımız, hissettiklerimiz aynı. Çünkü sınırlar buna engel değil. Anadolu coğrafyasında ne hissediyorsan aslında Azerbaycan coğrafyasında da aynısının hissedildiğini görüyoruz.” diye konuştu.

Hocalı katliamının bir soykırım olduğuna dikkat çeken Vali Gürel, “Normalde bir savaş esnasında bile öldürülmeyecek insanlar vardır. Bu şekilde savaş kurallarına dahi riayet edilmeden bir toplumun yok edilişini, katliama maruz bırakılışını görüyoruz. Bir soykırımdan bahsedilecekse eğer bu Hocalı Katliamıdır. Biz elimizden ne geliyorsa yapmakla yükümlüyüz, sizler de öyle. Bu programlar bu yüzden çok önemli.” ifadelerini kullandı.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Kürtül: Bizim tarihimiz çok derin yaralarla dolu

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Kürtül ise konuşmasında şunları söyledi:

“Hocalı katliamı denildiğinde aslında bizim tarihimizde bu tür olaylar hep var. Bizler hep bu tür hikayelerle büyümüşüz, yaşamışız. Bu olayların izleri Anadolu’nun türkülerinde, sözlü ve yazılı eserlerinde hep vardır. Bu bağlamda bizim tarihimiz maalesef çok derin yaralarla dolu. Bu olaylar aslında bizim için kamçı niteliğinde olaylar oluyor. Fiziki olarak ortada sınırlar olsa bile en azından kalbimizde, kültürümüzde ve duygumuzda bu sınırların çok da bir anlam ifade etmediğini biliyoruz.”

Açılış konuşmalarının ardından “Hocalı Katliamı” konulu panele geçildi.

“Ermeniler hiçbir zaman Türklere olan nefretlerini unutmuyor”

Panelin moderatörlüğünü yapan Uluslararası İlişkiler Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Marziye Memmedli, Ermenilerin Türklere olan nefretinin hiçbir zaman bitmediğini ifade ederek, “Bir Ermeni için Azerbaycan Türkü, Anadolu Türkü fark etmiyor. Onlar için ben her zaman söylerim; bir Ermeni var bir de Türk var. Yani bir dost var, bir de düşman var. Bu yüzden de Azerbaycan Türklerinin onlar için hiçbir farkı yoktu. Osmanlı Türklerine karşı yapamadıklarını Azerbaycan Türklerine karşı yapmaya çalıştılar. Her dönemde Ermeniler hiçbir zaman Türklere olan nefretlerini unutmuyorlar.” diye konuştu.

Öğrencilerin fikir ve düşüncelerine yer verilen panelde, ilk konuşmacı olan Uluslararası İlişkiler Bölümü 4. sınıf öğrencisi Islam Babazade, Ermenilerin yaptıkları işkencelerden dolayı hiçbir zaman pişmanlık duymadıklarını dile getirerek, “Ermenilerin yaptıkları bu işkenceleri anlatmaya insanın vicdanı bir yerden sonra el vermiyor, dayanmıyor.” diye konuştu.

Bir diğer konuşmacı Uluslararası İlişkiler Bölümü 2. sınıf öğrencisi Tebriz Aliyev, babasının Karabağ Savaşı’nda gazi olduğu yıllarda yaşadıklarını aktarmaya çalışırken şu ifadelere yer verdi: “Babam bana savaşın ne kadar kötü bir şey olduğunu savaşın ağrılı acılarını yaşamış bir insan olarak anlattı. Şu anda babam Azerbaycan Cumhuriyeti’nin milli kahramanı unvanını almış, evli ve iki çocuk babası. Şu anda babam hala tüm acılarını anlatıyor ve unutmuyor.”

Bir diğer konuşmacı Ebelik Bölümü 3. sınıf öğrencisi Riyafet Alptekin, Azerbaycan ve Ermenistan’ın ilan ettiği kahraman kişilerden söz etti. Kahramanlığın algılanış biçimine dikkat çeken Alptekin, Ermenilerin kahraman ilan ettiği Hekim Zori Balayan’ı örnek göstererek, “Ermenilere göre kahraman olan Zori Balayan, sözde hekim. Kendisi bir Türk çocuğunun duvara çivilenmiş olduğunu görüyor ve aklına dahiyane bir fikir geliyor. Balayan bu çocuğun kaç dakikada öleceğini hesaplıyor ve derilerini yüzmeye başlıyor. Sonrasında ise bu hareketiyle kıvanç duyduğunu anlatıyor.” dedi. Azerbaycan milli kahramanı olarak Cengiz Mustafayev’i  örnek gösteren Alptekin, “Bugün biz 26 Şubat 1992’yi konuşabiliyorsak bu kişi sayesinde konuşuyoruz. Çünkü kendisi hekim olmasının yanında hobi olarak kameramanlık yapıyor. Azerbaycan’ın çektiklerini dünyaya aktarmak için hocalıya gidiyor. İlk çekimleri yapıyor.” diye konuştu.

Bir diğer konuşmacı Çocuk Gelişimi 3. sınıf öğrencisi Şahime İsmailova ise savaş döneminde yaşanan zorunlu ve mecburi göçleri anlattı. Savaş döneminde göç etmek zorunda kalan ailelere, göç ettikleri yerlerdeki yerli insanların evlerini açtıklarını dile getiren İsmailova, “Ben kendim o dönemleri yaşamasam da görmesem de, bu göçmen ailelere kucak açan insanlar benim için gurur kaynağıdır.” diye konuştu.

Program sonunda Karabük Üniversitesinde eğitim gören ve farklı ülkelerden öğrencilerin yer aldığı videoda Azerbaycan’da yaşanmış katliamlara ve zorunlu göçlere yer verildi. 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nun fuaye alanında sergilenen Hocalı Soykırımı’nın anlatıldığı fotoğraflar da katılımcılar tarafından gezildi.

Haber: Kübra Malkoç, Fotoğraf: Seren Çeli

 

 

 

 

 

 

 

Benzer Haberler