İşin Uzmanı programının ilk konuğu Prof. Dr. Sunay

Karabük Üniversitesi Kariyer Geliştirme Merkezi (UNIKARMER) tarafından “İşin Uzmanı” programının ilki 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda instagram canlı yayınıyla yapıldı. UNIKARMER Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Feyza Başak’ın moderatörlüğünü yaptığı programın ilk konuğu 14 Mart Tıp Bayramı münasebetiyle Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Melih Sunay oldu. Programda Tıp Fakültesi öğrencilerine önemli önemli tavsiyeler verildi. 

“Hayatımda her şey planlı ve programlıdır”

Prof. Dr. Sunay rahmetli babasının isteği doğrultusunda Tıp Fakültesini okuduğunu ve başarılı bir eğitim hayatının ardından bugünlere geldiğini anlatarak sözlerinin devamında şunları söylüyor “Önemli olan hem disiplin hem mantık hem motivasyon. Arkadaşlarımız disiplinle çalışırlarsa çok iyi bir hekim olurlar. Doğru mantık, doğru motivasyon ve doğru seçeneklerle hareket ederlerse başarılı olmamaları söz konusu değil. Mantık ve duyguyu harmanlamanız gerekiyor. Mesleki anlamda ideallerinin peşinden gitmeleri gerekiyor. Çabalasınlar. İlk başta ulaşamayabilirler ama vazgeçmeyecekler. Tıp Fakültesi olarak bizim öyle bir lüksümüz yok. Biz ömür boyu çabalamak zorundayız. Hayallerinizi yakalamak için bunu yapmak zorundasınız”

“Meslektaşlarımız vicdanlı olmalı ve empati kurabilmeli”

Sunay doktorda bulunması gereken özellikleri belirterek şu ifadeleri kullandı “Öğrencilerime ilk tavsiyem meslek onurunu korumalarıdır. Bu koruma hastalara kötü davranmakla olmaz. Hastalara, net bilgiler vererek ciddiyetinizi kaybetmeden yaklaşacaksınız. Karşılıklı saygı göstereceğiz. Bu meslek öyle ki saygı sevgi olmadan olmuyor. Doktor olmak isteyen bir kişide olması gereken yegâne şey vicdandır. Vicdan olmadan doktor olamazsınız. Hastayla empati kuracaksınız. Çünkü size emanet edilen insanların o insanların en sevdikleri. Onlara yaklaşırken çok dikkatli yaklaşmalılar profesyonelce. İnsanı seveceksin yoksa bu işi yapamazsınız”

“Bu mesleğin bir numaralı tatmini maneviyattır”

Sunay doktorluk mesleğinin kolay olmadığını ifade ederek şunları söyledi “Doktorluk meşakkatli bir meslek. Kendinizden ödün vereceksiniz. Ailenizi görmediğiniz anlar olacak. Hastane de nöbet harici hastaların başında kalacağınız anlar olacak. Yaptığınız işlemler sonucu tatmin edici sonuçlar çıkmayabilir neticesi üzücü olabilir. Bu mesleğin bir numaralı tatmini maneviyattır. Anlamsız şekilde son dönemlerde şiddete maruz kalıyorlar. En kötü anım 17 Ağustos depreminde Ankara’daydım ve gönüllü olarak Sakarya’ya görevli gittim. Öyle bir an geldi ki ben binanın altına girmeye mecbur kaldım. Hamile bir bayanın kolu enkazın altında kalmıştı. Ben üroloji uzmanıyım, ortopedist değilim. İçeriden çıkartma imkânı yoktu kadını. Kolun kesilmesi gerekiyordu. Uzaktan telefonla bana o işlemi yaptırdılar. Belki savaşta bunu yapabilirsiniz ama oradaki travma daha farklıydı. Hala anlatırken titrerim. Benim en kötü anılarımdan biri odur.”

“Öğrencilerimiz zamanla ben Karabük Tıp’lıyım diyecekler ve bundan gurur duyacaklar”

Hekimlik için son olarak üniversiteden mezun olduktan sonra şu üç şeyle gideceksiniz. Birincisi sanatçılık. Öğrendiğiniz şeyleri hastalarınıza uygulayacaksınız. İkincisi eğitim. Hastalara, küçüklere, gelen meslektaşlarımıza eğitim vereceksiniz. Üçüncüsü şov yapacaksınız. Çıkacaksınız bir kongrede konuşurken. Sahne sizin olacak. Başka hiç bir meslekte bu üç şey bir araya gelmiyor. Öğrencilerimiz zamanla ben Karabük Tıp’lıyım diyecekler ve bundan gurur duyacaklar. Tüm öğrencilerimiz Karabük Üniversitesiyle gurur duysunlar. 

Benzer Haberler