KBÜ’lü akademisyene ödül

Karabük Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Devrim Ümit, Yale Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin “David M. Stowe Fellowship” ödülüne layık görüldü.

Osmanlı’nın son dönemlerindeki Amerikan Protestan misyonerleri konusunda çalışmalar yapan Karabük Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Devrim Ümit, Yale Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından misyoner çalışmalarında, her yıl veya belirli aralıklarla dünyadan üç ile beş bilim insanına verilen uluslararası “David M. Stowe Fellowship” ödülüne layık görüldü.

David M. Stowe bursuna bu yıl 200’ün üzerinde başvurunun yapıldığını söyleyen ödülün sahibi Dr. Öğretim Üyesi Devrim Ümit, söz konusu burs kapsamında geçtiğimiz Haziran ayından itibaren Yale Üniversitesine giderek bilimsel çalışmalarda bulundu. Burada, Amerika’dan ve dünyadan misyoner çalışmalar üzerinde duran bilim insanlarının da katıldığı konferansta çalışma alanıyla ilgili bildiri sunan Ümit, ayrıca konferans sonrası yaklaşık iki hafta boyunca Yale Üniversitesi arşiv ve koleksiyonlarından yararlandı. Öte yandan, yeni düzenlenen bir misyoner arşiv koleksiyonlarından yararlanan ilk tarihçi oldu.

Doktora tezinde Amerikan Protestan misyonerleriyle Osmanlı Devleti arasındaki karşılaşmayı araştırdı

Nebraska-Lincoln Üniversitesinin Tarih Bölümünde yüksek lisansını tamamlayan Ümit, ikinci yüksek lisansını da Columbia Üniversitesinde yine Tarih alanında yaptı. Aynı üniversitede “Osmanlı Türkiyesi’nde Amerikan Protestan Ağı, 1876-1914: Karşılaşmanın Siyasi ve Kültürel Yansımaları” başlıklı doktora tezini tamamladı.

Tezinde, 1876 – 1914 Son Osmanlı döneminde, Abdülhamid ve İttihat – Terakki Cemiyeti, Amerikan Protestan misyonerleriyle Osmanlı devleti arasındaki karşılaşmayı anlatan Dr. Öğretim Üyesi Devrim Ümit’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Misyonerlik faaliyetine karşı Osmanlı devletinin getirdiği tedbirler sadece eğitim okul düzeyinde değildi. Özellikle çalışmaları zorlayıcı nitelikteki tedbirlerin de alınması gerekiyordu. Dolayısıyla vergilendirme, toprak sahibi olma gibi teknik konuların üzerinde de çalıştım. Gerek bu tez için gerekse onu takip eden uzmanlık alanında misyoner çalışmaları üzerinde Türkiye’de ve dünyada birçok arşivden yararlandım. Bununla ilgili iki temel arşiv olduğunu söyleyebiliriz. İlki doğrudan doğruya Amerikan Protestan misyonerler arşivlerinin bulunduğu Harvard Üniversitesi Gutun Kütüphanesi. Orada yaklaşık olarak 1 yıl tezimi yazdığım süre boyunca aralıklarla sistematik olarak arşiv araştırması yaptım. Keza Washington’daki devlet arşivlerinden ve birçok benzeri Amerika’daki devlet misyoner ve diplomatik arşivlerinden yararlandım. İkinci temel arşiv olarak da Osmanlı arşivlerinden yararlandım.”

“Osmanlıca bilmeyi çok önemli buluyorum”

“Karabük Üniversitesinde Uluslararası İlişkiler Bölümünün kurulmasında öncü oldum. Amerika sonrası Türkiye’ye döndüğümde, Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde ele aldığım ilk konulardan biri Osmanlıca dersinin lisans 1. sınıftan itibaren zorunlu ders olarak ders programına dahil edilmesi olmuştu. Osmanlıcayı ben özellikle önemli buluyorum. Cumhuriyet’ten önceki 600 yıllık bir medeniyete sahip çıkmamız ve bilmemiz gerektiğine inanıyorum ve dil olarak da son derece önemli. Dilden kopuk olduğumuz zaman tarihten de kopuk oluyoruz.”

“Üniversitemizi, devletimizi ve ülkemizi uluslararası mecralarda temsil etmek asli görevlerimizden biri”

“Akademik toplumun bir araya gelmesi, fikir ve görüş alışverişinde bulunması, çalışmalarımıza katkısı, hepsini biz çalışmalarımıza entegre ediyoruz. Hem makalelerimizde hem de kitaplarımızda kullanıyoruz. Vermiş olduğum derslerde de bunları öğrencilerle paylaşmak çok önemli. Üniversitemizi, devletimizi ve ülkemizi yurt dışında uluslararası mecrada, özellikle bu tür bilimsel toplantılarda temsil etmek bizim zaten asli görevlerimizden biri. Bu asli görevi yerine getirmenin huzuru ve mutluluğu içerisindeyiz.”

“Karabük Üniversitemiz ile Yale Üniversitesi arasındaki akademik köprü olmaya hazırım”

“Üniversiteler arasındaki iş birliği çok önemli. Bu açıdan Karabük Üniversitemiz ile Yale Üniversitesi arasında; öğrenci ve akademisyen değişimi, kütüphanelerden yararlanılması, ortak yapılacak başka akademik ve bilimsel projeler gibi akademik iş birliği geliştirilebilir. Tabi bunlar bir araya gelerek karşılıklı fikir alışverişinde bulunarak yapılacak şeyler. Bunun bir zemini benim için her zaman vardır. Üniversitem hazır olduğu sürece ben de akademik köprü kurmak için harekete geçerim. Neticede bilimsellik paylaşmaktır. Bu da anca bir araya gelerek ve ortak birtakım şeyler üreterek mümkün olur. “

KBÜ’nün ilk 1000’e girmesi…
“Bilime destek verildiği sürece demek ki Türkiye’de herhangi bir üniversite sizi şaşırtabiliyor”

“Karabük Üniversitesinin dünyada ilk 1000’e girmesini çok gurur verici buluyorum. Umarım bunun devamı gelir, geleceğine de yürekten inanıyorum. Yani bilime destek verildiği sürece demek ki Türkiye’de herhangi bir üniversite sizi şaşırtabiliyor. Beni şaşırtmadı. Şu açıdan açıklarsam; o mutluluğun verdiği bir şaşkınlık olabilir ama onun alt yapısına baktığımızda yöneticilerin çabasını gördüğümüzde, başta Rektörümüz olmak üzere, hocaların ve öğrencilerin çabasını gördüğümüzde neden olmasın diyorsunuz. Bilim evrenseldir, destek verildiği sürece, yapılması gerekenler yapıldığı sürece, önce eğitim önce bilim dendiği sürece başarı her yerde yakalanabilir. Başarı coğrafyayla sınırlı olan bir şey değildir.”

“Uluslararası öğrencimizi bir zenginlik olarak görüyorum”

“Bir uluslararası öğrenci camiamız var. Bunu ben bir zenginlik ve çok büyük bir kazanç olarak görüyorum, hem uluslararası öğrenciler açısından hem de Türkiye’deki üniversite öğrencileri açısından. Çünkü farklı ülkelerden gelen öğrencilerin birbirleri hakkında öğrenecek çok şeyleri var. Kültürleri, dinleri, yaşam biçimleri ne kadar bir araya gelirsek ne kadar birbirimiz hakkında fikir ve bilgi sahibi olabilirsek o kadar ön yargılar yıkılır ve bunun sonucunda daha iyi anlaşırız, daha güzel olur. M. Kemal Atatürk’ün dediği gibi ‘Yurtta barış, dünyada barış’ eğitim ve bilimde her zaman bunun için bir vesiledir.”

Benzer Haberler