KBÜ’lü akademisyenlerin “Sektörel Vakalar” adlı kitabı basıldı

KBÜ’lü akademisyenler Doç. Dr. Mustafa Halid Karaarslan ve Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Murat Tunçbilek, öğrencileri sektöre hazırlamaya yönelik kitap hazırladı.

Karabük Üniversitesi öğretim üyeleri Doç. Dr. Mustafa Halid Karaarslan ve Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Murat Tunçbilek, Karabük’te demir – çelik, konfeksiyon – hazır giyim ve gıda sektöründe faaliyet gösteren 26 işletmenin vakalarının bulunduğu “Sektörel Vakalar” adlı kitap hazırladı. Demir – çelik, konfeksiyon – hazır giyim ve gıda sektörlerinin işletim süreçlerinin ele alındığı kitap bir buçuk yıllık bir inceleme sürecinin ardından Ocak 2020’de İmaj Yayıncılık tarafından basıldı.

Akademisyenlerin her bir iş insanının işletmesine bizzat giderek onlarla derinlemesine yaptıkları mülakatlar sonucunda hazırlanan kitap, üniversite ile özel sektörün iş birliğine katkı sağlamanın yanında ilgili bölümün üniversite öğrencilerine teorik ve pratiği bir arada sunuyor, ayrıca yol gösteriyor.

Karabük Merkez ve Safranbolu ilçelerinde faaliyet gösteren işletmelerin girişimcilik öykülerinden yola çıkılarak vakaların incelendiği kitap Karabüklü iş insanının profilini de ortaya koyuyor. Öte yandan akademide az olan vakaların artmasına katkı sağlayan bu kitap sayesinde derslerde genellikle vakalar; küresel işletmeler ve Türkiye’nin belli başlı holdingleri üzerinden işlenirken artık Anadolu’nun sanayileşmiş şehri Karabük’ün işletmeleri de vaka olarak işlenebilecek.

Külliye Karabük olarak, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyeleri Doç. Dr. Karaarslan ve Dr. Öğr. Üyesi Tunçbilek ile kitap üzerine kısa bir röportaj gerçekleştirdik.

Sizleri tanıyabilir miyiz?

Karaarslan: Uluslararası Ticaret Bölümü öğretim üyesiyim. Pazarlama Anabilim Dalındayım ve yayınlarım da genellikle pazarlama ve girişimcilik üzerine. Daha öncesinde girişimcilik vakaları üzerine de bir kitabım var.

Tunçbilek: İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü öğretim üyesiyim. Benim de uzmanlık alanlarım genellikle stratejik yönetim ve insan kaynakları yönetimi üzerine. Özel sektör ve kamu sektöründe tecrübelerim var.

Bu kitabı yazma amacınız nedir?

Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Murat Tunçbilek

Tunçbilek: Kitabı yazmaktaki amacımız buraya gelen öğrencilerimizin Karabük’te bulunan fabrikalar hakkında bilgi edinmesi ve nasıl kurulduklarını öğrenmeleridir. Hem girişimciliği teşvik etmek hem de tamamen teorik bir bilgi ile yetişen öğrencilerimize uygulama alanlarından da örnekler vermek.

Karaarslan: Kitap, okuyucuyu – öğrenciyi ileride içinde bulundukları durumda doğru karar vermeye yönlendirici bir amaç taşıyor.

‘Sektörel Vakalar’ ne anlatıyor kısaca açıklayabilir misiniz?

Tunçbilek: Birincisi Karabük’teki sektörlerin hangi ağırlıkta bir yapısının olduğunu bize anlatıyor. Bir diğeri ise bir işletmenin kuruluşundan şu andaki mevcut faaliyetlerinin yürütülmesine kadar geçen süreç içerisinde gerek başarısızlık hikayeleri gerekse başarı hikayelerinin neler olduğunu bizlere vurguluyor. Bu firmaların gerek Karabük içinde gerek yurt içinde birbirleri ile olan rekabet düzeylerinin nasıl olduğunu anlatıyor. Kitap, “pazarlama faaliyetleri nasıl yürütülür?  Ne tür araçlar kullanılıyor? Dağıtım araçları nedir veya sektörde ki şirketlerin geleceği olan bakış açıları nasıl” gibi sorulara cevap veriyor.

Doç. Dr. Mustafa Halid Karaarslan

Karaarslan: Aslına bakarsan bu işin bir hikaye kısmı var yani sektördeki işletmeler geçmişten bugüne nasıl geldi. Çünkü okuyucu orta işletmeyi tanıması lazım ki o işletmenin ne yaptığını nereden geldiğini nereye gittiğini anlasın. Bu hikayeler, işletmeci önemli bir durum karşısında kararını nasıl verdiği ve o anki durumun tasvirine yönelik. Vakalarda şöyle şeylerle karşılaştık; bir karara varırken kişinin çok kestirme yollar izlediğini gördük. Dedik ki bu kararı vermeden önce siz olsaydınız başka hangi verilere bakarsınız?  Çünkü net olarak orada eksik bilgi ile verilmiş bir karar söz konusu. Bu arada kitaptaki her vakanın arkasında birkaç tane soru bulunmakta. Örneğin “siz okuyucu olarak vakadaki şirketi Karabük’te devam mı ettirirdiniz yoksa başka bir şehre mi taşırdınız ya da kapasiteyi olduğu gibi mi tutardınız” gibi. Ne yapıyoruz, öğrenciyi zihnen olaya hazırlıyoruz. Profesyonel bir hayata geçtiğinde bir yatırım kararı vermeden önce şunlara bakmalıyım, şu veriye bakmamamın sonucu bu oluyormuş gibi şeyler düşündürmek.

Kitap okullarından geri dönüş aldınız mı aldıysanız nasıl oldu?

Karaarslan:  Kitabımız henüz yeni çıktığı için birkaç hocamız istedi onlara kitaplarını verdik, okudular ya da okuyorlar ama henüz geri dönüş almadık.

Tunçbilek: Türkiye’de bu tür vaka kitapları çok sınırlı sayıda. Çünkü bu tür çalışmaları yapmak için çok süre gerekiyor. Genelde olumlu geri dönüşler oluyor bu tür kitaplara.  Biz şu an ürün ürettik ve müşterimiz olan kesim aslında öğrencilerimiz. Öğrencilerimizden geri dönüşler ancak dönemin sonunda olacaktır.  Aynı zamanda bu kitabı alan başka üniversitedeki hocalarımızın da geri dönüşleri olacaktır.  Ama şu anda bunu konuşmak erken diye düşünüyorum.

Kitabınız girişimcilik yapacak olan öğrencilere sektör belirleme alanında yol gösterici mi?

Karaarslan: Çok diyemeyiz. Çünkü burada kısıtlı sektörler var.  Bu kitapta demir – çelik, tekstil, gıda ve inşaat sektörleri var. Bu kitabın girişimcilikle çok alakası olduğunu söyleyemeyiz, daha çok öğrenci profesyonel bir yöneticiliğe hazırlamak anlamında bir kitap olabilir.

Karabük’teki sektörlerde KBÜ mezunu istihdamı nasıl?

Karaarslan: Sektörlerde bizim mezunlarımız var tabii ki fakat henüz yeni bir üniversite olduğumuz için yönetim kademelerinde değil daha alt seviyelerde öğrencilerimiz mevcut. İş verenler, bugün işe başlayan herkes için şunu düşünüyor; işe başladıkları an iş üretebilen problem çözebilen insanlar istiyor. Bu durum aslında hiç başarılmış bir şey değil yani yeni mezun birinin gelip aynı gün sanki orada doğmuş gibi her işi yapabilmesi bütün işleri yürütebilmesi mümkün değil. Bu sadece Karabük Üniversitesi için geçerli değil tabi ki.

Kitabınız Karabük’teki firmaları ele alıyor ama diğer illerdeki işletme adaylarına da yol göstericidir diyebilir miyiz?

Karaarslan: Karabük Türkiye’den bağımsız bir bölge değil, durum böyle olunca aşağı yukarı hepsi aynı piyasada iş yapıyor, yani buradaki işletmenin Ankara’daki, İstanbul’daki, Sinop’taki işletme ile bağlantısı var. Tabii iş kültürlerinde farklılaşma olmakla beraber. Buradaki vakalar genel olarak ortalama bir Anadolu işletmesini tasvir eder nitelikte.

Tunçbilek: Buradaki işletme kültürü ya da iş yapma tekniklerinin ülkemizdeki diğer alanlara uyarlanabileceği söylenebilir.

Kitabı okuduktan sonra girişimci – işletmeci adaylarının inatçı olması ya da pes etmemesi kanısı çıkabilir mi?

Karaarslan: Tabii mücadele önemli, mücadeleyi bıraktığınızda yenilgiyi kabul ediyorsunuz. Daha sonrasında ise önümüzde bir gelecek olmuyor. Ayrıca bir işletmecinin Türkiye’nin belirli kriz dönemlerinde kriz senaryosu olması da bu noktada önemli.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Karaaslan:  Umut ediyoruz ki bu kitap hem sektör içerisinde olanların birbirlerini tanımaları hem de öğrencilerimizin gerçek hayatta hangi kararlar verecekleri konusunda daha önemli hale gelmelerini sağlar.

Haber: Esra Çimen | Fotoğraflar: Erdal Çıtak

Benzer Haberler